Hoşgeldiniz  

Avrupa kıtasında hangi hayvanlar yaşar?

Bilgi Ufku | 29 Mart 2010 | GENEL KÜLTÜR

Avrupa kıtasında hangi hayvanlar yaşar?

Kınalı Keklik-Güzel keklikKERKENEZ KUŞU (Falco tinnunculus)

Avrupa, Asya ve Afrika’da yaşayan bu kuşun uzunluğu 34 cm’dir. Kemirgen, kuş ve küçük memelileri avlayarak beslenen yırtıcı bir kuştur. Son yıllarda bu hayvan kent yakınlarına kadar sokulmaya başlamıştır. Dişi kerkenez, her keresinde 5-7 yumurta yapar. Yavrular yumurtadan çıktıktan sonra erkek kerkenez bir süre tüm aileyi tek başına besler.

KOKARCA (Putorius putorius)

Kakıma benzeyen ve tüm Avrupa’da bulunan bu hayvanın kuyruğuyla birlikte uzunluğu 60 cm’dir. Ağaçlık bölgelerde yaşar ve insanların yerleşim alanlarının kıyısına kadar sokulur. Oldukça saldırgan bir hayvandır ve bir gece içinde bir düzine tavuğu öldürebilir. Küçük kuşları, örümcekleri, fareleri, örümcekleri avlayarak beslenir. Kokarca iyi bir yüzücüdür, ancak ağaçların dallarına tırmanmakta yeteneksizdir. Kuru yapraklardan yaptığı yuvada dişi kokarca nisan ve mayıs aylarında 3-11 yavru dünyaya getirir. Doğumda kör olan yavruların gözleri 30-37 gün sonra açılır. Kokarca tehlike karşısında korkunç kötü kokan bir koku salgılar. Bu nedenle kürkü değerli değildir.

BÜLBÜL (Luscinia megarhynchos)

Güzel sesi nedeniyle Avrupa’nın en tanınmış kuşudur. Genellikle geceleri dolaşmaya çıkarlar, gündüzleri de öterler. Akarsu kıyılarında yaşayan bülbüllerin dişisi her keresinde 5-6 yumurta yapar ve 13 günlük bir kuluçka döneminden sonra yavrular yumurtayı kırıp çıkarlar. Boca örümcek ve kurtçuk ile beslenen bülbüllerin uzunluğu yaklaşık 16 cm’dir. Ağustos ayında Afrika’ya göç eden bülbüller nisan ortasında geri dönerler.

GÜVERCİN (Columba livia)

290 türü olan kalabalık bir grubun üyesidir. “Evcil güvercin” ya da “Kaya güvercini” adıyla andır. Sırt tüyleri gevşek olan güvercinin bu özelliği, onun şahin, kartal gibi vahşi kuşlardan kurtulmasını sağlar. Yiyeceklerinin tamamı bitkiseldir. Tohum, yumru, orman yemişleriyle beslenirler. Bol suya ihtiyaç duyarlar. Su, yediği tanelerin şişmesini sağlar. Kuzey güvercinleri daha çok göçebe, güney güvercinleri ise yerli kuşlardır. Güçlü ve hızlı uçuculardır; bu nedenle evcilleştirilerek posta işlerinde kullanılabilirler. Yavrularını, kursağının zarından salgıladığı bir sütle besler.

İSPANYOL SİNEĞİ (Lytta vesicatoria)

Güney Avrupa’da görülen, kimyasal püskürtücü bir böcektir. Bacak eklemlerinden kaşındırıcı bir sıvı salgılar. Kurutulmuş sineğin toz haline getirilmesiyle elde edilen madde bazı deri aknelerine sürülür. Bu maddenin bir afrodizyak olduğu da ileri sürülmektedir.

KİRPİ (Erinaceus europaeus)

Avrupa’da yaşayan bu böcek yiyen hayvanın uzunluğu 30 cm’dir. Bütün sırtı dikenlerle kaplıdır ve kendisini tehlikede hissettiği zaman top halini alır, dikenlerini çıkarır. Bütün gün uyuyan kirpiler geceleri böcek kurtçuk, küçük omurgalıları avlayarak beslenir. Yere düşmüş meyveleri de yer. Dişi her keresinde 3-8 yavru dünyaya getirir. Doğumda kör olan yavruların gözleri 2 hafta sonra açılır. Kirpi Avrupa’nın yanı sıra Asya ve Anadolu’da da bol miktarda yaşar.

ÇAKIRDOĞAN (Accipiter gentilis)

Oldukça iri ve tüm Avrupa’da rastlanan bir yırtıcı kuştur. Uzunluğu 55 cm’dir. Kanatlarının açtığında ise genişliği 1.40 cm’i bulur. Geniş bölgelerde çiftler halinde yaşar, 5 kilometrekarelik bir egemenlik alanı kurarlar. Dişi her keresinde 3-4 yumurta yapar ve bunları üzerine kendisi kuluçkaya yatar. Yavrular yumurtadan çıktıktan sonraki 10 gün boyunca yuvadan ayrılmaz ve anne ve babaları tarafından beslenirler. Çakırdoğanlar küçük memelileri ve kuşları yakalayarak beslenirler. Kendisi gibi yırtıcı diğer kuşlara da saldırdıkları görülür.

KEKLİK (Alectoris graeca)

Alp, Apenin, Karpat ve Balkan dağları ve onların uzantılarında yaşayan yaklaşık 35 cm. uzunluğunda bir kuştur. Otlarla kaplı kayalıklarda dolaşır. Üreme mevsimi nisan, haziran ayları arasındadır ve dişi her keresinde 9-15 yumurta yapar. 24-26 günlük bir kuluçka döneminden sonra çıkan yavruları dişi keklik gagasıyla taşıdığı yemlerle besler. 1000-2300 metre yükseldiklerde yaşayan bu hayvan kış aylarında yiyecek bulmak için daha aşağılara iner. Ot, tohum gibi bitkilerin yan sıra böcek, kurt ve kabuklu hayvanlarla da beslenir.

KAKIM (Mustela erminea)

Avrupa’da olduğu kadar Amerika ve Asya’da da yaygın bir biçimde yaşayan bu kemirgenin boyu kokarcadan biraz uzundur. Kuyruğu ile birlikte 40 cm. gelen kakımın kürkü kış aylarında beyaz bir renk alır ve sadece kuyruğu siyah kalır. Genellikle insanların yerleşim alanlarının yakınlarında dolaşan -kakımlar, fare, böcek ve küçük kuşlarla beslenirler. Dişi, nisan ya da mayıs ayında, her keresinde 3-7 yavru dünyaya getirir. Yavruların doğumda kör olan gözleri 40. günün sonunda açılır. Dişi kakım yavrularını 2 ay boyunca sütüyle emzirir daha sonra terk eder. Kürkü çok değerli olduğu için kontrolsüz bir biçimde avlanmaktadır.

DALMAÇYA KURBAĞASI (Rana dalmatina)

İngiltere dışında bütün Avrupa’da yaşar. Uzunluğu 5-9 cm’dir. Bu hayvanın özelliği, bir amfibi olmasına rağmen karada yaşamasıdır. Soğuklarla birlikte yetişkinler üremek için suya giderler. Gece çiftleşirler ve dişi her keresinde 600-2000 yumurta bırakır. Yumurtalar 15-30 gün sonra açılırlar ve larvalar 2-3 ay boyunca metamorfoza uğrarlar. Gece ve akşamüstleri yiyecek aramaya çıkar ve sinek, böcek, su kabuklularıyla beslenir. Vücudunun sırt tarafında siyah enlemesine çizgiler bulunur, karın kısmı beyazdır.

ALP KEÇİSİ (Capra ibex)

Alp Dağları’nda yaşayan bu hayvanın dişi ve erkekleri küçük gruplar oluştururken, yaşlı keçiler kendi aralarında dolaşırlar. Erkeklerinin ağırlığı 110 kg. dişilerininki ise 50 kg’dır. Bu hayvanlar sabahın erken saatlerinde çayırlara çıkar ve ot ile beslenirler. Ayrıca vahşi ağaçların yapraklarını da yerler. Grup besin aramaya çıktığında en güçlü keçi gözetleme görevini sürdürür ve en küçük tehlikede kaçarlar. Dişi her keresinde bir tek yavru dünyaya getirir ve birkaç saat içinde yavru ayağa kalkar.

KAYA AĞAÇKAKANI (Tichodroma muraria)

Alp, Apenin, Karpat ve Balkan dağlarında yaşayan bu hayvanın uzunluğu yaklaşık 17 cm’dir. Üreme mevsimi dışında genellikle yalnız dolaşır. Kayalar arasına yaptığı yuvasına dişi ağaçkakan her keresinde 3-5 yumurta bırakır. Yavrular 18 günlük bir kuluçka döneminden sonra yumurtaları kırıp çıkarlar. Böcek, larva, örümcek ile beslenen bu kuş, kış aylarında göç etmez ama yüksek kayalıklardan daha alçak yörelere iner.

TOYGAR KUŞU (Alauda arvensis)

Kırlarda ve dağlarda yaşayan bu kuşun uzunluğu yaklaşık 18 cm.dir. Genellikle yükseklerde dolaşan bu kuş çıkardığı çok güzel seslerle kendi egemenlik alanını belirler. Küçük çalı çırpılarla yerde yaptığı yuvada dişi her keresinde 3-6 yumurta bırakır. Kuluçka süresi 2 haftadır. Toygar kuşları böcek ve örümceklerle beslenirler. Kış aylarında Afrika’ya göç ederler ve şubat sonunda yeniden Avrupa’ya dönerler.

BOYNUZLU ENGEREK YILANI (Vipera ammodytes)

Güney Avrupa’da yaşayan bu engerek yılanının uzunluğu yaklaşık 65-95 cm’dir. En tipik özelliği üçgen biçimindeki kafa yapısıdır. Kuyruğu ise oldukça kısadır. Sabahın erken saatlerinde ve öğleden sonra ava çıkar. Küçük memelilere ve sürüngenlere saldırır. Dişi ile erkek çiftleşmeden önce aşk kavgası yaparlar. Dişi engerek yılan yaz sonunda 9-18 yavru dünyaya getirir.

KULAKLI ORMAN BAYKUŞU (Asio Otus)

64 derece kuzey enleminden itibaren bütün Avrupa’da, ayrıca orman sınırının kuzeyinden itibaren Urallar’la Japonya arasındaki bütün Orta Asya’da bulunur. 30-35 cm uzunluğundaki bu küçük kuşun kendine özgü çok ilginç bir sesi vardır. Ağaç kavuğu olan her yerde dolaşır. Gündüzleri dinlenen bu hayvan geceleri küçük memelilere, böcek ve örümceklere saldırarak avlanır. Ağaç kavuğuna bıraktığı yumurtaların üzerine dişi baykuş kuluçkaya yatar.

İSPİNOZ KUŞU (Fringilla coelebs)

Serçegillerden olan kuşa bütün Avrupa, Ön Asya ve Rusya’da rastlanır. Uzunluğu yaklaşık 15 cm’dir. Kent parklarında bahçelerde yaşar. İlkbahar başında dişi yuva yapar ve içine 5 yumurta bırakır. Bunların üzerine kendisi kuluçkaya yatar. İspinozlar yeni doğan yavrularını böcek ve kurtçuklarla besler, kendileri tohum, küçük yemiş ile yetinirler. Çok sosyal kuşlardır ve üreme mevsimleri dışında diğer kuşlarla birlikte grup halinde yaşarlar.

ABRUZZO KEÇİSİ (Rupicapra ornata)

Orta İtalya’nın Adriyatik kıyısındaki Abruzzo bölgesinde yaşayan bu dağ keçisinin sayısı bugün 400 civarındadır. Alp dağ keçisinden biraz daha koyu renklidir. Kış aylarında bölgenin ormanlarına çekilen bu hayvanlar yaz aylarında ovalara inerler. Abruzzo keçileri ot ve yaprak ile beslenirler. Abruzzo Ulusal Parkı’ndaki 7 tanesi sıkı koruma altındadır.

TASMALI KUMRU (Streptopelia decaocto)

Genellikle Güneydoğu Avrupa’da yaşayan bu kuş 1930’lu yıllardan sonra Avrupa’nın diğer yörelerinde de görülmeye başlanmıştır. Uzunluğu yaklaşık 28 cm’dir. Kent içindeki park ve bahçelerde yaşar. Yılda üç kez çiftleşir ve dişi her keresinde 2 yumurta yapar. 14 günlük bir hamilelik döneminden sonra yavrular yumurtaları kırıp çıkarlar. Üç hafta kadar yuvada yaşarlar ve daha sonra anne ve babalarını terk ederler. Tohum ve küçük kabuklu hayvanlarla beslenirler.

YABAN KEDİSİ (Felis silvestris)

“Orman kedisi” adıyla da andır. Avrupa’nın ve Anadolu’nun ormanlarında yaşayan bu hayvanın bedeni, diğer kedilerden biraz daha büyüktür. Postunun düzenli süsleriyle ve yuvarlak olan kuyruğunun ucuyla evcil kediden ayrılır. Ayrıca başı daha büyük, köpekdişleri daha gelişmiştir. Yaban kedisinin pasta kurşunimsi renktedir. Üstünde kırmızı, sarı, ya da siyah renkli bölümler ve koyu renk çizgiler vardır. Mükemmel bir tırmanma yeteneğine sahiptir. Ağaçların dallarını ustaca kullanarak kuşları hiç beklemedikleri bir zamanda avlar. Yaban kedileri gündüzden çok gece avlarını tercih ederler. Kuşları ve küçük memeli hayvanları avlayıp yerler. Ancak, geyik ve karaca yavrularına saldırdıkları da görülmüştür. Çiftleşme zamanları ilkbahar aylarıdır. Dişi yaban kedisi iki ayı biraz aşan bir gebelik devresi sonunda yavruları doğurur. Yavru yaban kedilerinin sayısı 4-6 arasında değişebilir. Anne kedi yavrularıyla yakından ilgilenir.

ÇAVUŞKUŞU (Upupa epops)

İngiltere ve İskandinavya Yarımadası dışında tüm Avrupa’da yaşayan bu kuşun uzunluğu yaklaşık 28 cm’dir. Sonbaharda yuvasını terk eder ve Afrika’ya göç eder. Nisan ayında geri döner. Çavuşkuşu sulak bölgelerde dolaşır ve böcek, larva yiyerek beslenir. Dişi her keresinde 6-7 yumurta bırakır ve 16-20 gün bunların üzerine kuluçkaya yatar. Bu kuşun en tipik özelliği yavaş ve dalgalı bir uçuş ritmine sahip olmasıdır.

KÜÇÜK AVRUPA AĞAÇKAKANI (Sitta europaea)

Avrupa’da meralarda, parklarda ve büyük bahçelerde yaşayan bu kuşun uzunluğu yaklaşık 14 cm’dir. Göçmen kuşlar değillerdir ve kış aylarını bulundukları bölgede geçirirler. Dişi nisan ayının sonlarında 6-8 yumurta yapar. Yuvalarını genellikle ağaç kavuklarına kurarlar. Yuvanın ağzını çok dar tutarak yırtıcı kuşların girmesini engellerler. Kuluçkaya sadece dişi yatar. Genellikle larva, örümcek, küçük omurgasızlar ile beslenirler. Kış aylarında ise tohum yiyerek varlıklarını sürdürmeye çalışırlar.

TİLKİ (Vulpes vulpes)

Biraz ürkek denilebilecek bir yapıları vardır. Gece ve gündüz avlanabilirler. Çoğunlukla boş bırakılmış porsuk yuvalarında, ya da kır kurtlarının açtıkları tünellerde yaşarlar. Tavşanlar, kemirgenler ve böceklerle beslenirler. Postları yumuşaktır. Koyu renkli, kalın kuyruklarının ucu siyahtır. En çok yumurta sever, yumurta bulmakta ve yemekte son derece kurnaz, akıllı davranır. Kimi sert kabuklu yumurtaları kabuğunu kırabilmek için, kayalara vurup parçalar. Küçük hayvanları ve böcekleri de yer. Postu kırmızımsı sarı renkte, siyah gölgelidir. Güzel kürkleri için insanlar tarafından avlanırlar. Postları özellikle kışın, çok sık ve yumuşak olduğu zaman değer kazanır.

AVRUPA KÖSTEBEĞİ (Talpa europaea)

Bütün Avrupa’da, Kafkaslarda ve Baykal Gölü yakınlarında, genellikle kırsal kesimde, bahçelerde, parklarda görülür. Uzunluğu yaklaşık 16 cm.dir. Köstebek hiç yorulmadan aralıksız yerin altında galeriler kazar. Böcek, larva, kurtçuk ile beslenir. Dişi köstebek yerin altına kazdığı ve çapı 60 cm lik yuvada her keresinde 3-9 yavru dünyaya getirir. Gözleri kapalı doğan yavruların gözleri 3 hafta sonra açılır. Bu hayvanların görüş kapasiteleri çok düşüktür. Karanlık ve aydınlığı çok zor fark ederler.

KRAL ÖRDEK (Somateria spectabilis)

Grönland Adası’nda yaşayan bu hayvanın uzunluğu yaklaşık 56 cm’dir. Erkeğinin renkleri dişisine oranla çok daha güzeldir. Haziran ayında dişi bitkilerin arasına bir yuva yapar ve 3-7 yumurta bırakır. Doğumdan sonra dişi ördek yavrularını hemen suya götürür. Bu hayvanlar su kabukluları, balık, böcek ve küçük deniz ürünleriyle beslenirler. Çok mükemmel bir yüzücü olan bu ördekler kanatlarını dalış için de kullanırlar.

KEÇİSAĞAN KUŞU (Apus apus)

Mayıs başlarında göç ettiği Afrika’dan Avrupa’ya geri dönen bu kuşun uzunluğu 16,5 cm’dir. Çok hızlı ve mükemmel bir uçucu olan keçisağan kuşları saatte 200 kilometre yol kat edebilirler. Kentlerdeki yüksek binaların üstüne yuvalarını yaparlar. Dişi her keresinde 2-3 yumurta bırakır ve bunların üzerine kendisi kuluçkaya yatar. Ağustos ayı başında yeniden sıcak yörelere göç eden bu kuşlar böcek, örümcek ve küçük sürüngenlerle beslenirler.

TARLA FARESİ (Microtus Arvalis)

İskandinavya Yarımadası, İngiltere ve Sicilya dışında tüm Avrupa’da yaşayan bu kemirgen, olağanüstü hızlı üreme kapasitesine sahiptir. Dişi tarla faresi yılda 12 kere tam 3-13 yavru dünyaya getirir. Çok yoğun üredikleri için kırsal kesimde tarladaki ürüne büyük zarar verirler. Yerin altında birbirine bağlı çok sayıda galeriler açarak buralarda yaşarlar. Tarla fareleri kış uykusuna yatmazlar, ancak kışları karın altında kalan yuvalarından çok ender olarak dışarıya çıkarlar.

SEMENDER (Salamandra salamandra)

Bütün Avrupa’da görülen bu hayvana Ön Asya ve Suriye’de de rastlanır. Yetişkin bir erkeğin uzunluğu 15-32 cm’dir. Vücuduna oranla iri gözlere sahiptir. Sulak ve ağaçlık bölgelerde dolaşan bu hayvan, gündüzleri yerin altındaki yuvasında yaşar. Esas olarak böcek ile beslenir. Bu hayvan soğuktan nefret eder ve kış aylarında uykuya yatar. Çiftleşme dönemi sonbahardır ve oldukça uzun sürer. Dişi suya 70 larva bırakır. Bunlar 2-3 aylık bir metamorfoz döneminden sonra yavru semenderler haline gelirler, 4 yıl sonra da çiftleşebilirler.

SİNCAP (Sciurus vulgaris)

Genel olarak ormanda yaşayan bu hayvana kentlerin büyük parklarında ve bahçelerinde de rastlanır. Genel olarak ya yuvarlak bir yuva yapar ya da yırtıcı kuşların terk ettikleri yuvalara yerleşir. Bu yuvada dişi her keresinde 3-6 yavru dünyaya getirir ve yavruların gözleri 4. haftanın sonunda açılırlar. Sincaplar fındık, ceviz ve vahşi meyvelerle beslenirler. Ayrıca böcekleri avlar. Bir başka besin maddesi ise kuş yumurtalarıdır. Sonbahar boyunca kış mevsimi için yiyecek stoklar. Yeterince yiyecek stokladığı için kış uykusuna yatmazlar. Sincap Avrupa’ya geçtiğimiz yüzyılda Amerika’dan getirilmiştir.

KEL ATMACA (Neophron percnopterus)

Avrupa’da sayısı çok azalan ve kışın Afrika’ya göç eden bu kuşun uzunluğu kanatları açık iken 170 cm’dir. Geniş alanlarda diğer memelilerin leşleriyle beslenir. Bazen küçük sürüngenlere, memelilere ve farelere saldırdıkları da olur. Bir başka besin maddesi ise diğer kuşların yumurtalarıdır. Genellikle çift yaşayan bu hayvanlar yuvalarını kaya kovuklarına yaparlar. Dişi her keresinde bir tane beyaz yumurta yapar. Bazen bu yumurtanın rengi pembedir.

REN GEYİĞİ (Rangijer tarandus)

Avrupa’nın kuzeyinde, Kutup bölgesine yakın yörelerde yaşar. Hem erkeklerinde hem dişilerinde boynuz bulunur. Hayvanın omuz yüksekliği 0,70-1,40 m, ağırlığı ise yaklaşık 300 kg’dır. Evcil türleri daha küçük cüsseye sahiptir. Genellikle sürü halinde yaşarlar. Yazın ve kışın yiyecek durumuna göre farklı bölgelere göçerler. Üreme mevsimleri güz aylarına rastlar. Dişiler 7,5 ay süren hamilelik dönemi sonunda her keresinde 1-2 yavru dünyaya getirirler. Esas olarak yosun ile beslenirler. İnsanoğlu, vaşak, kurt başlıca düşmanlarıdır.

KÖR YILAN (Anguis fragilis)

İzlanda ve İrlanda dışında tüm Avrupa’da yaşayan bu yılanın uzunluğu 50 cm. kadardır. Genellikle akşamüstleri ve sabahın erken saatlerinde avlanan bu hayvan, böcek, kurtçuk ve kırkayak ile beslenir. Dişi içinde geliştirdiği yumurtalardan çıkan yavrularını dışarıya atar. Her keresinde 5-26 yavru yapar. Kör yılan kasım ayında bütün kışı geçireceği bir yer arar ve daha sonra kış uykusuna yatar. Mart sonunda ya da nisan başında uyanır. Tehlikeli bir saldırı durumunda bu yılanlar tıpkı kertenkeleler gibi kuyruklarını düşmana bırakıp kaçarlar.

KARETTA (Caretta caretta)

Akdeniz, Karadeniz ve Atlantik Okyanusu’nda yaşayan bu kaplumbağanın kabuğunun uzunluğu 80-1.20 m. arasında değişir. Kafası, cüssesine oranla büyük, kuyruğu, cüssesine oranla çok küçüktür. Arka ayakları ön ayaklarından daha gelişmiştir. Yalnız yaşar, sadece çiftleşme döneminde eş bulur. Dişi, yumurtlamayı gece yapar. Yumurtalarını kuma gömer, 2-3 ay kuluçka dönemi vardır. Yavrular, 10-12 yaşında yetişkinliğe varırlar. Uluslararası örgütler tarafından korumaya alınan bu kaplumbağalar, ülkemiz sahillerine de yumurtlamaya gelirler.

YALIÇAPKINI (Alcedo attis)

Avrupa ve Asya’da yaygın biçimde görülen bu hayvanın 16,5 cm’dir. Çok canlı ve parlak tüylere sahiptir. Kış aylarında daha sıcak ve nemli bölgelere göç eder. Yuvasının ağzını balık kılçıklarıyla kapatır. Dişi mayıs ayında 5-8 yumurta yapar. Erkek dişisiyle birlikte yumurtaların üzerine kuluçkaya yatar. Bu hayvan genellikle balık, kabuklu su hayvanları ve su böcekleriyle beslenir.

BÜYÜK TOYKUŞU (Otis tarda)

Orta Avrupa steplerinde ve ovalarında yaşayan bu kuş, Avrupa’daki en iri kuşlardan biridir. Uzunluğu 75-105 cm, ağırlığı ise 8-16 kg’dır. Rengi gri, büyük kanat tüyleri ise siyahtır. Gagasının dibinden uzun beyaz kıllar sarkar. Erkeğinin boynunda ince deriden bir kese vardır. Dişi her keresinde 2-3 yumurta yapar ve bunların üzerine kendisi kuluçkaya yatar. Büyük toy kuşları tohum, bitki yerler ve küçük omurgasızları avlayarak beslenirler. Kış aylarında daha sıcak bölgelere göç ederler. Çiftleşme mevsiminde çok kavgacıdırlar.

PEÇELİ BAYKUŞ (Tyto alba)

Avrupa’nın kayalık bölgelerinde yasaya baykuşun uzunluğu yaklaşık 34 cm’dir. Zaman zaman yerleşim alanlarının çok yakınlarına kadar sokulur. Yuvasını ağaç kovuklarının içine ya da çan kulelerine yapar. Dişi her keresinde 4-6 yumurta bırakır ve bir ay süren bir kuluçka döneminden sonra yavrular yumurtaları kırıp çıkarlar. Yavrular yuvayı 55. günde terk ederler. Bu süre içinde anne ve babalarının getirdiği yemlerle beslenirler. Oldukça güçlü bir yırtıcı kuş olan peçeli baykuş böcek, örümcek, kurtçuk avlayarak beslenir.

SANSAR (Martes foina)

Kuyruğu dâhil 75 cm. uzunluğunda güçlü bir etoburdur. Avrupa ve Asya’da oldukça yaygın olan bu hayvan genellikle kayalıklarda yaşar, ancak yerleşim alanlarının yakınlarına kadar sokulur. Dişi, yapraklardan ve tahta parçalarından yaptığı yuvada her keresinde 3-7 yavru dünyaya getirir. Yavruların gözleri 34 gün sonra açılır. Sansar genellikle geceleri avlanır ve fare, tarla faresi avlayarak beslenir. Çiftleşme dönemi dışında yalnız yaşayan sansarlar sonbahar döneminde meyve ile de beslenirler.

GÖZLÜKLÜ SEMENDER (Salamandrina terdigitata)

Bütün İtalya Yarımadası’nda yaşayan bu semenderin boyunun uzunluğu 7-11 cm’dir. Tatlı su kıyılarında yaşar. Kuyruğu, vücudundan daha uzundur ve ön ayaklarında 4 parmak vardır. Sırt kısmı siyah-kahverengi, karın kısmı beyazdır. Diliyle yakaladığı böcekleri, larvaları, kurtçukları yer. Genellikle gece avlanır. İlkbaharın başında çiftleşir ve dişi suya 30-80 yumurta bırakır. Hayvanın larva yaşamı iki ay sürer.

AVRUPA KARTALI (Aquila chrysaetos)

90 cm. uzunluğundaki bu hayvanın boyu kanatlarını açtığında 2 m’ye ulaşır. Çok güçlü bir yırtıcı kuş olan kartal Avrupa’nın kayalık bölgelerinde dolaşır. Dişi her keresinde 1-2 yumurta bırakır ve yavrular 45 günlük bir kuluçka döneminden sonra yumurtadan çıkarlar. Erkeğin getirdiği yemi dişi gagasıyla yavrulara yedirir. Yavrular 70-80 gün sonra tek başlarına uçmaya başlarlar. 4.5 kilo ağırlığındaki dişi kartal 7 kilo ağırlığındaki bir koyunu rahatlıkla pençeleriyle yakalayıp kaçırabilir. Kuş ve küçük memelileri avlayarak beslenirler.

EVCİL KEÇİ (Capra hircus)

Güneydoğu Avrupa’dan Güneybatı Asya’ya kadar uzanan geniş bölgelerde yaşar. Soyu, çorak ve taşlık tepelerde sürüler halinde dolaşan yaban keçisinden gelmektedir. Çok uzun zamandan beri insanoğlu tarafından etinden, sütünden yararlanmak için yetiştirilir. Vücut ağırlıklarına göre en fazla süt veren hayvandır. Ortalama ağırlıkları 35-40 kg. olan keçilerin erkekleri biraz daha ağırdır. Dişiler her keresinde genellikle tek yavru doğururlar. Boynuzları koçlara oranla daha ince ve daha az kıvrıktır. Kuyruklarının altında koku bezleri bulunur.

ALAKARGA (Garrulus glandarius)

İskandinav Yarımadası dışında, bütün Avrupa’da, Kuzey Afrika’da ve Asya’da da yaşar. Uzunluğu 34 cm, kanatlarını açtığında 54 cm. büyüklüğündedir. Kuru yapraklar ve bitki köklerinden yaptığı yuvasında mayıs ve haziran aylarında 5-7 yumurta yapar. Bunların üzerine çift ortaklaşa kuluçkaya yatar. Yavrular, yumurtadan çıktıktan üç hafta sonra yuvayı terk ederler. Alakargalar hem otobur, hem de etobur hayvanlardır. Ot, larva, böcek, küçük sürüngenler yiyerek beslenirler.

VAHŞİ DOMUZ (Sus scrofa)

Ormanlık alanlarda, aile bireylerinden oluşan gruplar halinde yaşarlar. Sadece yaşlı domuzlar yalnız bir yaşamı tercih eder. Genel olarak bitki kökleri, vahşi meyve ve otlarla beslenirler. Bu hayvanların kış aylarında en rağbet ettikleri besin ise patatestir. Öte yandan, toprağı kazarak avladığı kara kabukluları, böcek ve küçük sürüngenlerle de beslenir. Yere yuva yapan kuşların yumurtalarına da saldırır. Yaklaşık 200 kg. ağırlığındaki bu hayvan, evcil domuzun atasıdır. Dişi nisan ayının sonlarına doğru doğurur ve 3-12 yavru dünyaya getirir. Vahşi domuz çiftçiler ve avcılar tarafından çok yoğun bir biçimde avlandığı için sayısı hızla azalmaktadır.

YARASA (Nyctalus noctula)

Genel olarak ormanda yaşayan bu hayvana bazen kentlerin büyük parklarında da rastlanır. Gün boyu ağaçlara asılı olarak dinlenen bu hayvan yaz aylarında 20’lik gruplar halinde dolaşırlar. Kış aylarında ise 100’lük gruplar halinde daha büyük mağaralara çekilirler. Böcekleri ve kelebekleri avlayarak beslenen yarasalar genellikle akşamüstleri yiyecek aramaya çıkarlar. Zararlı böcekleri yedikleri için çiftçiler tarafından yararlı hayvan olarak görülürler. Dişi yarasalar yaz aylarında keresinde sadece 1 yavru dünyaya getirirler.

SERÇE (Passer domesticus)

Avrupa’da en yaygın olan kuş türüdür. Uzunluğu yaklaşık 14,5 cm. olan bu hayvan kentlerde yaşar. Serçeler mart ayında çalı çırpı toplayarak yuvalarını yapmaya başlarlar. Dişi her keresinde yuvaya 3-8 yumurta bırakır ve bunlar üzerine 2 hafta boyunca kuluçkaya yatar. Yumurtadan çıkan yavrularını gagasıyla taşıdığı yemlerle besler. Genel olarak tohum ile beslenen bu kuşlar böcek de avlarlar.

YABAN KAZI (Ancerancer)

İskoçya, İzlanda ve İskandinavya kıyıları dâhil Orta ve Kuzey Avrupa’nın her yerinde yaşarlar. Ender olarak Akdeniz bölgesinde de görünürler. Mart ayında çiftleşen yaban kazları grup halinde yaşarlar ve her grubun kendi egemenlik alanı vardır. Dişiler, küçük adalar üzerine kurdukları yuvaya her keresinde 4-9 yumurta bırakırlar ve 27-30 gün bunların üzerinde kuluçkaya yatarlar. Uçarken V biçimini alan bu kuşların boylarının uzunluğu 80 cm, kanatlarını açtıklarında ise 1.50 m. olur. Batı Avrupa’da yaşayan türlerin gagaları turuncu, Doğu Avrupa’da yaşayanlarınki ise pembe renktedir. Doğu Avrupa’da yaşayan türlerinin tüyleri daha açık ve parlaktır. Tehlike anında çok özel bir sesle birbirlerini uyararak kaçışırlar…

DAĞ KEÇİSİ (Rupicapra rupicapra)

Avrupa’nın dağlık bölgelerinde yaşayan bu hayvanın boyu 75 cm, ağırlığı ise 40-60 kg’dır. Hayvanın tırnak yapısı en dar patika yollarda bile hızla hareket etmesini sağlamaktadır. Dağ keçileri, en güçlü erkek keçinin liderliğinde küçük gruplar ilinde yaşarlar. Yetişkinler ise yalnızlığı tercih eder. Nisan-haziran ayları arasında dişi keçi her keresinde bir yavru dünyaya getirir. Yavru dağ keçisi birkaç saat içinde ayağa kalkar ve annesini emmeye başlar. Bu hayvan ot ve yaprak ile beslenir.

AVRUPA TAVŞANI (Lepus capensis europaeus)

Orta Avrupa, Akdeniz bölgesi ve Ortadoğu’da yaşayan bu hayvanın yetişkinlerinin ağırlığı yaklaşık 4-8 kg’dır. Şubat-eylül ayları arasında tam 5 kez doğurur. Her keresinde 2-7 yavru dünyaya getirir. Genellikle gece yiyecek aramaya çıkarlar; ot, yeşillik ve yaprak ile beslenirler. Kış aylarında ağaç kavuklarını da yerler. Tavşanlar saatte 65 km. hızla koşabilir ve düşmanlarının önünden kaçabilirler. Ayrıca çok da iyi yüzücüdürler.

SAKALLI KARTAL (Gypaetus barbatus)

Fransa’nın Haute-Savoie bölgesinde yaşayan bu hayvanın en tipik özelliği, gagasının altındaki sakalıdır. 19. yy’dan itibaren Avusturya ve İsviçre’de sayıları çok azalan bu hayvan, şimdi bulundukları hayvanat bahçelerinden alınıp yeniden özgür ortamlarına salınmaktadır. Son 10 yıl içinde 72 tanesi böyle doğaya salnmıştır. Bu kuşun, kanatları açıkken uzunluğu 2.50-3.00 m. arasındadır. Ağırlığı ise 5-7 kg’dir. Yaklaşık 40 yıl yaşadığı bilinmektedir.

AVRUPA MARMOTU (Marmotta marmotta)

Orta Avrupa’da Karpatlar bölgesinde, Alp Dağları’nda, Çekoslovakya ve Polonya’da yaşayan bu kemirgene bazen 1800-2000 metre yüksekliklerde de rastlanır. Geniş gruplar halinde yaşarlar. Ağaç kökleri, ot, tohum ve çeşitli meyvelerle beslenirler. Dişi her keresinde 2-6 yavru dünyaya getirir. Doğuşta kör olan yavruların gözleri 20 gün sonra açılır. Marmotlar kışın uykuya yatarlar ve nisan ayında uyanırlar.

TARANTULA (Lycosa tarentula)

Kurt örümcekler familyasından olan bu hayvanın uzunluğu yaklaşık 2,5 cm.dir. Adını İtalya’nın güneyindeki Taranto kentinden alır ve bütün Güney İtalya’da yaşar. Zehiriyle ünlü olmasına karşın insanlar için tehlikeli değildir. Avlarını koşarak yakalar ve diğer örümcekler gibi tuzak ağları örmez. Ortaçağ’da bu hayvanın ısırdığı insanların çılgına döndüğü ve sürekli dans ettiğine inanılırdı. Bugün, Amerika’nın sıcak bölgelerinde yaşayan “Theraphosidae” familyasından olan örümceklere de tarantula adı verilmiştir.

KIRLANGIÇ (Hirondo rustica)

Avrupa’da yaygın bir biçimde bulunan bu kuş, önceleri kayalık bölgelerde yaşarken bugün kentlere inmiştir. Kuyruğuyla birlikte boyunun uzunluğu yaklaşık 19 cm’dir. Böcek ve kurtçuk ile beslenen kırlangıçlar kış aylarında Afrika’ya göç ederler ve nisan ortasında Avrupa’ya geri dönerler. Dişi her keresinde 5 yumurta yapar ve bunların üzerine kendisi kuluçkaya yatar. Yavruların beslenmesinden de dişi kırlangıç sorumludur. Yavru kırlangıçlar 20 gün içinde uçmayı öğrenirler.

VAŞAK (Felis lynx)

Avrupa vaşağı ya da asıl vaşak, eskiden yaban kedisiyle birlikte, eski Avrupa ormanlarının en yaygın kedigil türüydü. Günümüzdeyse hem avlanma, hem doğal yaşam ortamının yok edilmesi sonucu, sayıları çok azalmıştır. Portekiz, İspanya, Sardunya ve Balkanlar’da tek tük rastlanır. Rusya’da daha boldur. Avrupa vaşağı çok sağlam yapılıdır; kısa mesafeleri hızla aşabilir. Usta bir tırmanıcıdır, çoğunlukla ağaç dallarında saklanır. Küçük memelileri ve yerde yuva yapan kuşları avlar. Leş hiç yemez ve insana hemen hiç saldırmaz. Çiftleşme ocak ile mart ayları arasında olur. 70 gün süren gebelikten sonra 4 yavru doğurur. Avrupa vaşağı evcilleştirilmiş ve 19. yüzyılda avda kullanılmıştır.

YEŞİL AĞAÇKAKAN (Picus viridus)

Karnı açık, sırtı koyu yeşil ve başı kızıl renkte bir kuştur. En çok karınca yiyerek beslenir. Yalnız ağaçlarda değil, aynı zamanda yerde de avlanır. Avrupa’nın herı yerinde yaşadığı gibi ülkemizde Trakya, Batı Anadolu. Akdeniz ve Karadeniz ormanlarında da bulunur. Boyunun uzunluğu 32 cm. kadardır. Ağaç kabuklarında böcek bulmak için oyuklar açar. Baharda çiftleşen bu hayvanın dişisi 50 cm. çapında yaptığı yuvasına her keresinde 5-7 yumurta bırakır.

BEYAZ LEYLEK (Ciconia Ciconia)

Bütün Avrupa’da bulunan bu hayvan kış aylarında Afrika’yı göç eder ve nisan ortalarında tekrar Eski Kıta’ya döner. Yuvasını yüksek ağaçların dallarına ve evlerin çatısına yapar. Dişinin bıraktığı 4-5 yumurta üzerine dişi ve erkek leylekler birlikte kuluçkaya yatarlar. Yavruları anne ve babaları bir ay boyunca gagalarından beslerler. Beyaz leylekler etobur hayvanlardır ve küçük omurgasızlarla, böceklerle beslenirler. Bu nedenle çiftçiler tarafından çok sevilirler…

AVRUPA SUSAMURU (Lutra lutra)

Genellikle akarsu kıyılarında yaşayan bu etobur hayvanın uzunluğu 1.30 cm’dir. Suda mükemmel bir çeviklikle hareket edebilen bu hayvan, su hayvanları, deniz kabukluları, balık, örümcek, kuş ve küçük memelileri yiyerek beslenir. Yuvalarını suyun içi yapan bu hayvanlar ayrıca havalandırma düzenini de unutmaz. Yuvanın içinde ot ve yapraklardan yapılmış özel bir bölümde dişi susamuru her keresinde 2-6 yavru dünyaya getirir. Yavruların gözleri 4 hafta sonra açılır. Küçükken yakalanan susamuru evcilleştirilebilir.

MÜREN BALIĞI (Muranea helena)

Yılan balığını andıran bu halik, yaklaşık bir metre uzunluğundadır. Siyaha çalan kahverengi renge sahip derisi üzerinde çok miktarda sarı ve beyaz leke bulunur. Lekelerin sayısı dişi ve erkeğe göre değişir. Akdeniz’in derin sularında yaşayan bu balık, özellikle geceleri çok saldırgan olur. Isırdığı zaman, dişlerinde zehir bulunduğu için kurbanını felç eder. Kanında da insanın sinir sistemini felç eden özel bir madde bulunur. Temmuz ve eylül aylarında dişi müren balıkları kıyılara yaklaşıp yumurta bırakırlar. Müren balığı Romalılardan beri etinin lezzetiyle bilinir. Romanlar, esirlerini müren balıklarına ısırtırlardı. Ancak, müren balığının çok iyi pişirilmeden yenmesi tavsiye edilmez. Özellikle dalgıçlar için tehlike yaratan bir balıktır.

BALABAN KUŞU (Botaurus stellaris)

İskandinavya hariç tüm Avrupa’da yaşayan bu kuşun uzunluğu yaklaşık 75 cm’dir. Sıcak ilkbahar akşamları çok güzel öter. Mayıs ayında dişi 4-6 yumurta yapar. Çiftler ortaklaşa kuluçkaya yatarlar. Böcek, örümcek, balık, küçük sürüngen, fare avlayarak beslenirler. Yalnız yaşayan hayvanlardır.

CEBELİTARIK MAYMUNU (Bertuccia Gibilterranea)

Asıl vatanı Kuzey Afrika olan bu maymun, bugün sadece İspanya’nın güneyinde yaşamaktadır. Avrupa toprakları içinde yaşayan tek maymun türüdür. Bu maymunun atası, Fas’ta yaşayan Macaca silvanus’tur. Genel olarak yabani incir ve meyveyle beslenir. 3-15 bireylik gruplar halinde dolaşırlar. Dişiler, genellikle yiyecek bulma ve yavrularla ilgilenme işini üstlenirler.

DENİZ KIRLANGICI (Sterna paradisaea)

Göçmen kuşlardan olan bu hayvan kış aylarında Kuzey Afrika sahillerine uçar. Nisan ayının ortalarında Avrupa’ya geri döner. Avrupa’nın tüm kıyı şeridinde ve hatta Sibirya’da bile görülür. Deniz kabukluları ve balık ile beslenir. Dişi genellikle 5-7 yumurta yapar ve bunların üzerine kendisi kuluçkaya yatar. Yavruların beslenmesinden ve onlara uçma öğretilmesinden de dişi sorumludur.

İSPANYOL ENGEREĞİ (Vipera aspis)

Kuzey İspanya, Fransa, Almanya ve İsviçre’de görülen bu yılanın boyunun uzunluğu 50-85 cm’dir. Büyük bir kafa yapısına sahiptir. Derisinin üst bölümündeki renkler çok değişkendir. Ormanlık bölgelerde, dağ eteklerinde, kayalık topraklarda yaşar. Soğuğa karşı çok duyarlı olan bu hayvan, kış aylarında adeta donup kalır, hareketsizleşir. Akşam ve geceleri avlanan bu yılan, fare, küçük memeli, sincap avlayarak beslenir. Zehiri çok güçlü değildir. Dişi her keresinde 2-12 yavru doğurur…

İZLANDA MİDİLLİSİ (PONY) (Eguus İslandese)

Bu atın Vikingler tarafından İzlanda Adası’na M.S. 850’lerde getirildiği sanılmaktadır. 1000 yıldır başka hiçbir atla çiftleştirilmemiştir. Boyunun uzunluğu 1.25-1.35 m. arası değişir. Bugün İzlanda’nın Scagafjördur bölgesinde 1879 yılından bu yana özel olarak yetiştirilmektedir. 15 küçük türü bulunur. Bu at, en soğuk iklim koşullarına bile dayanıklıdır. Sportif faaliyetler için yetiştirilmesine karşın her türlü koşulda insana yardımcıdır. Ön bacakları çok güçlü, arka bacakların tırnakları ise her türlü toprak koşullarına uyum sağlayacak biçimdedir.

AĞAÇ SANSARI (Martes martes)

Avrupa ve Asya’nın tüm ormanlarında yaşayan bu hayvanın uzunluğu kuyruğuyla birlikte 80 cm’dir. Gün boyunca ağaç dallarında dinlenen bu sansar, gün batarken ve gün doğarken avlanır. Küçük sincapları, küçük memelileri ve kuşları avlayarak beslenir. Sonbahar aylarında ise tatlı yemiş ve meyvelerle yetinir. Dişi ağaç sansarı nisan ayında, terkedilmiş bir ağaç kavuğunun içinde her keresinde 2-7 yavru dünyaya getirir. Doğuşta kör olan yavruların gözleri ancak bir ay sonra açılır. Bu hayvanın kürkü oldukça değerlidir ve bu nedenle bol miktarda avlanır.

SAKA KUŞU (Cardvetis cardvetis)

Avrupa, Asya’nın batısı ve Kuzey Afrika’da yaşayan ötücü bir kuştur. Türkiye’nin hemen her yerinde yaygın olarak görülür ve kafeste beslenir. Erişkininin uzunluğu 14 cm’dir. Güzel ötüşüyle tanınan bu kuşlar özellikle devedikeni tohumlarıyla beslenirler. Orman kenarlarında ve ağaçlık yerlerde ürerler. Üreme mevsimleri dışında küçük sürüler halinde dolaşırlar. Meyve bahçeleri ve parklarda sık görülen kuşlardandır.

SULTAN TAVUĞU (Porphyrio porphyrio)

Avrupa’nın sadece Sardunya Adası’nda yaşayan bu hayvan, 50’li yıllarda kontrolsüz bir şekilde katledilmiştir. Bugünkü tahmin edilen sayısı 300 kadardır. Sulak ve bitki örtüsü bol bölgelerde yaşar. Hayvanın yüksekliği 47 cm’dir, kanatlarını açtığında genişliği ise 1 m’yi geçer. Uzun, pembe bacakları ve kırmızı gagasıyla ilginç bir hayvandır. Tohum, bitki kökü ve su bitkileriyle beslenir. İtalya Hükümeti bu hayvanı bugün sıkı koruma altına almıştı

KRAL KARGA (Corvus corax)

Avrupa, Asya ve Amerika kıtasında yaşayan bu kuşun genişliği kanatları açıkken 1.20 m’dir. Ormanın yanı sıra kayalıklarda ve dağlarda da yaşar. Kargalar genellikle çift olarak dolaşırlar ve dişi karga şubat ayında yaptığı yuvanın içine 4-6 yumurta bırakır. Bunların üzerine sadece dişi karga kuluçkaya yatar. Yumurtadan çıkan yavruları ise erkek karga besler. Genellikle leş ile beslenen bu hayvan, küçük sürüngenleri ve küçük omurgasızları da avlar.

BOZ AYI (Ursus arctos)

Dünyada yaşayan etçillerin en büyüğüdür. Arka ayakları üstünde durduğu zaman boyu 3 m’ye yaklaşır. Ağırlığı da 800 kg’ı geçebilir. Bir zamanlar dünyanın her yerine dağılmış olan, günümüzdeyse Asya ve Avrupa’da neredeyse ortadan kalkan boz ayı ırkının en iri örneğidir. İnsanlara çok ender saldıran ve hatta insan gördüğü zaman kaçan bu tür yalnızca geceleri karnını doyurur. Eskiden etçil olmakla beraber, daha sonra yılan, kertenkele, kuş, yumurta, arı ve balı içeren hepçil bir beslenme biçimini benimsemişlerdir. Yiyecek bulamadıkları zaman sebze, kiraz, armut gibi meyveleri de yerler. Boz ayılar kışı geçirmek için bir ine çekilir, yavrularını bu inde doğururlar.

UZUN KULAKLI YARASA (Plecotus auritus)

Avrupa’nın ve Asya’nın en sık rastlanan yarasalarından biridir. Yerleşim bölgelerinin yakınlarına kadar sokulur. Kulaklı uzunluğu 4 cm, bütün vücudunun uzunluğu ise 7 cm’dir. Bütün gün boyunca baş aşağı uyuyan yarasalar, geceleri böcek avlamaya çıkarlar. Dişi haziran ayında 1-2 yavru doğurur. Yavrular uzun süre anneye asılı olarak yaşarlar. 6 hafta sonra yuvayı terk ederler. Bu yarasalar, kış aylarında mağaralarda ya da terkedilmiş madenlerde kış uykusuna yatarlar.

TAVUK

İnsanoğlu tarafından evcilleştirilen kuşların ilki olan tavuğun erkeğine horoz adı verilir. Horozların ağırlığı 3-3,5 kg, tavuklarınki ise 2-2,5 kg’dır. Geceleri iyi göremeyen bu hayvanların küçük kanatları ancak kısa uçuşlar için yeterlidir. Tavuk ön parmaklarıyla yumuşak toprakları eşeleyerek bulduğu böcek, kurtçuk, tırtıl, kök ve tohum ile beslenir. Yuva yapmayan tavuk, dallar üstüne gövdesinin tüylerini koyarak ya da gövdesinin bir kısmını alacak kadar az derin çukur kazarak üzerine yatar. İyi bir tavuk yılda 250-300 yumurta yapar. Tüy değiştiren tavuk yumurtlamaz. Tavukların kuluçka süresi 21 gündür.

KUNDUZ (Castor fiber)

Bir zamanlar tüm Avrupa’da bulunan bu hayvanlara sadece Kuzey bölgelerinde rastlanır. Uzunluğu kuyruğuyla birlikte 1 m’dir. Yavaş akan, sakin suların kıyısında, genellikle çift halinde yaşarlar. Üreme döneminde çiftler birleşip gruplar oluşturur. Nisan ayının sonlarına doğru dişi, 2-7 yavru dünyaya getirir. Kunduzlar gece yiyecek aramaya çıkarlar ve ağaç kabukları, bitki ve kökleri ile beslenirler. Yuvalarının önünde akan suyun üzerine barajlar kurarlar ve böylece suyun yuvaya girmesini önlerler.

SU KARATAVUĞU (Cinclus cinclus)

Avrupa’nın yanı sıra, Asya ve Afrika’nın da sulak bölgelerinde yaşayan bu kuşun uzunluğu yaklaşık 18 cm’dir. Larva, böcek ve küçük su kabuklularıyla beslenen bu hayvan yuvasını su kıyısındaki ağaç kavuklarının içine yapar. Dişi her keresinde 4-6 yumurta bırakır ve bunların üzerine kendisi kuluçkaya yatar. Doğumdan sonra çiftler ortaklaşa yavrularını beslerler. Bu kuş çok değerli ve su geçirmeyen tüylere sahiptir.

ÇAPRAZ GAGALI İSPİNOZ (Loxia curvirostra)

Avrupa’nın tüm ormanlarında yaygın biçimde yaşayan bu kuşun erkeklerinin tüylerinin rengi kırmızı, dişilerininki ise yeşildir. Boyu yaklaşık 16,5 cm. olan bu hayvan böcek ve örümcek yiyerek beslenir. Dişi yuvasını ağaç tepelerine genellikle yosunlarla kaplayarak yapar. Her keresinde de 3-4 yumurta bırakır ve bunların üzerine kendisi kuluçkaya yatar. Yavruların beslenmesinden ise erkek sorumludur. Yavrular biraz büyüdükten sonra anne ve baba tarafından terk edilirler. Yavrular başka kuş gruplarının arasına karışarak büyürler.

VAHŞİ TAVŞAN (Oryctolagus caniculus)

Vahşi tavşanın anavatanı İspanya’dır. 13. yüzyılda buradan Avrupa’ya yayılmıştır. Vahşi tavşanlar orman kıyısındaki sulak arazilerde yaşarlar. Dişi her keresinde 4-8 yavru dünyaya getirir. Yavrular doğumda kördürler ve gözleri ancak 10 gün sonra açılır. Vahşi tavşanlar ot, bitki kökü, yaprak, taze ve yere düşmüş meyve ile beslenirler. Yoğun bir biçimde avlandığı için, hızlı artış ritmine karşın sayıları azalmaktadır.

ŞAHİN (Buteo buteo)

Avrupa’nın hemen her yerinde Ortadoğu’da bol miktarda bulunan bu yırtıcı kuşun uzunluğu yaklaşık 55 cm’dir. Genellikle ormanlarda dolaşır ama yuvasını tarla yakınlarına yapar Genellikle küçük kemirici hayvanları, özellikle de fare avlayarak beslenir. Göçmen olan bu kuş havaların soğumasıyla birlikte daha sıcak bölgelere gider. Nisan ayında şahin çifti dal yaprak ve yosunlardan kendilerine bir yuva yapar. Dişi her keresinde 2-4 yumurta bırakır ve kendi başına bunların üzerine kuluçkaya yatar. Doğumdan sonra dişiyi ve yavruları erkek şahin taşıdığı yemlerle besler.

KARACA (Capreolus capreolus)

Avrupa’nın hemen hemen her yerinde rastlanan geyikgillerden bir memelidir. Sulak ormanların ve bol bitki örtüsüne sahip meraları tercih eder. Yaz aylarında dağlara çıkan bu hayvan, kışın yerleşim bölgelerinin yakınlarına kadar iner. Küçük gruplar halinde yaşayan karacaların erkekleri 15-35 kg. çekerler. Mayıs ya da haziran ayında dişi, 1-2, ender olarak üç yavru doğurur. Gündüzleri dinlenen karacalar, akşam yiyecek aramaya çıkarlar; tohum, ot meyve, yaprak ve taze ağaç kabuğuyla beslenirler.

ADİ ENGEREK (Vipera berus)

Avrupa’daki en yaygın yılanlardan biridir. 70. paralele kadar rastlanır. Uzunluğu 80 cm. olan bu yılan zehirlidir. Zehiri özellikle çocuklarda ölümlere yol açabilir. Ancak, oldukça ürkek bir yapıya sahiptir ve insanlardan kaçmayı tercih eder. Genellikle 3000 metre yüksekliklerde dolaşır. Özellikle soğuk günlerde daha alçaklara iner. Esas olarak geceleri avlanırlar ve fare yiyerek beslenirler. Bu nedenle çiftçiler bu yılana özellikle dokunmazlar. Ağustos ayında dişi marasso yılanı 6-20 yavru dünyaya getirir. Ekim ayında marasso yılanları kış uykusuna yatacakları elverişli bir yuva aramaya başlarlar. Kayalar arasındaki yuvalarından nisan ayında uyanarak çıkarlar.

AVRUPA KURDU (Canis lupus)

Ormanlarda ve dağlık bölgelerde küçük gruplar halinde yaşayan bu hayvanın sayısı bugün Eski Kıta’da çok azalmıştır. Kurt, genel olarak küçük memelileri ve kuşları avlayarak beslenir. Kümes hayvanlarına saldırdığı için çiftçiler tarafından baş düşman ilan edilmiş ve kitle halinde öldürülmüştür. Aslında bazen meyve ile de beslenen bu hayvan insanlarla temas etmekten genelde kaçınır. Dişi kurt her keresinde 2 aylık bir hamilelik döneminin sonunda 4-8 yavru dünyaya getirir. Yavrular gözlerini 10 gün sonra açarlar.

Kaynak: tekmes.com/Turgut kazan

1485 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

SİTEMİZE EN SON EKLENEN YAZILAR

Facebook Sayfamız

© 2012 Bilgi Ufku | Genel Kültür ve Bilgi Sitesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Warning: Unknown: open(/var/lib/php/session/sess_ra6eq9vpf22qpccdjr675kk7k5, O_RDWR) failed: Permission denied (13) in Unknown on line 0 Warning: Unknown: Failed to write session data (files). Please verify that the current setting of session.save_path is correct (/var/lib/php/session) in Unknown on line 0