Amerikada hangi hayvanlar yaşar?

Amerikada hangi hayvanlar yaşar?
  • 29.03.2010

KRAL KELEBEK (Danaus plexippus)

Kanatları açık iken genişliği 90 mm. olan bu kelebek, Kanada ve Kuzey Amerika’da yaşar. Ancak göç mevsiminde Güney Amerika’ya kadar inerler. Dişi kelebek yumurtalarını zehirli bitkilerin yaprakları arasına bırakır ve yumurtadan çıkan yavrular bu zehirli bitki yapraklarıla beslenirler. Bu nedenle bu kelebekleri yutan kuşlarda ağır kramplar görülür.

MARGAY (Felis wiedi)

Meksika ve Güney Brezilya arasındaki ormanlarda yaşar. Kafa ve vücut uzunluğu 45-70, kuyruğu ise yaklaşık 35-50 cm. uzunluğundadır. Yetişkinleri 4-9 kg. gelir. Maymunu andıran tırmanma becerileri, ağaç tepelerindeki küçük memelilere ve kuşlara sezdirmeden yaklaşmasını sağlar. Bu az tanınan vahşi kedi avını kovalamadığı zamanlarda bile ormanda çok rahat gezinir. Dallardan sarkar ya da bir daldan bir dala atlar. Üzerindeki benekli postu için avlanır. Ormanların yok edilmesi, şu anda sayıları bilinmeyen bu vahşi kedilerin yaşam alanları giderek daraltmaktadır.

BATAKLIK FARESİ (Reithrodontomys raviventris)

Uzunluğu 7 cm. olan bu farenin ağırlığı sadece 9 gr.’dır. San Francisco koyundaki tuz bataklıklarında yaşar. Şu andaki sayısı 2.000’den az olan bu tarla faresi, kışın yükselen sulardan kaçmak için yüksek kesimlere kaçar. Genelde aşağı kesimlerde dolaşsa da, yırtıcı kuşlar onu kolaylıkla görür ve avlar. Ancak bataklık tarla faresinin asıl düşmanı, yaşadıkları yerlerin yok edilmesidir. Günümüzde bu hayvanın yaşadığı yerler yüzde 80 oranında azalmıştır.

GÜNEŞ MUHABBET KUŞU (Aratinga solstitialis solstitialis)

Orta ve Güney Amerika’da yaşayan güneş muhabbet kuşlarının yaklaşık 20 türü vardır. Yüksek ağaçlar üzerinde 10-16 kuştan oluşan gruplar halinde yaşarlar. Bütün türlerinin uzun, kama biçiminde kuyrukları vardır. Gagaları çok kuvvetlidir ve göz kenarlarında halka şeklinde tüysüz bir bölüm bulunmaktadır. Kuyrukları yeşil renkte olup, uç kısımları mavidir. Dişi ve erkek muhabbet kuşları aynı görünümdedir. Ağaçlar üzerinde dolaşır ve meyve, tohum, üzüm, gonca ve ağaç sürgünleri ile beslenir. Yuvalarının tabanı 22 cm² ve yüksekliği 30 cm’dir. Yuvalarında 6 cm’lik delik açarlar.

ÇINGIRAKLI YILAN ( Crotalus adamanteus)

Kuzey Amerika’nın kıyı bölgelerinde yaşayan bu yılanın uzunluğu 2.5 m, ağırlığı 10 kg. kadardır. Genellikle tek başına yaşar ve geceleri avlanmaya çıkar. Küçük kemirgenler ve vahşi tavşanlarla beslenir. En dikkat çekici özelliği, kendini tehlikede hissettiği zaman kuyruğunun ucundaki halkaları titreştirerek keskin ve ürkütücü bir ses çıkarmasıdır. Dişi yılanlar, ağustos ya da eylül ayında 8-12 yavru dünyaya getirirler. Kuzey Amerika’da bu türün 13 alt türü bulunur. Zehirli olmasına karşı saldırgan değildir. Sadece üzerine basan kişileri ya da hayvanları ısırır. İstatistiklere göre, ABD’de zehirlenmeden dolayı meydana gelen ölümlerde akrep ve örümcekten sonra, üçüncü olarak sorumlu tutulan bir hayvandır. Ön iki dişi, dev bir şırınga görevi görür.

AMERİKAN TAPİRİ (Tapirus terrestris)

Meksika ve Kuzey Arjantin’de yaşayan bu hayvanın boyu ortalama bir metredir, ancak ender olarak 2 metreye ulaşır. Akarsu kıyılarında ve bol bitki örtüsüne sahip ağaçlık bölgelerde dolaşır. Tapirler çok iyi birer yüzücüdür. Genellikle ot, meyve ve bitki köküyle beslenirler. Yalnız yaşayan bu hayvan sadece çiftleşme döneminde eş bulur.
Dişi tapir her keresinde 1 yavru doğurur.

JARTİYERLİ YILAN (Thamnophis sirtalis)

ABD’nin güneyinde, Meksika ve Brezilya gibi ülkelerde yaşayan bu yılanın vücudunun rengi çok değişkendir; kahverenginden yeşile kadar değişir. Bu nedenle, bütün vücudunun iki yanında yer alan sarı çizgiden tanınır. Boyu 45-135 cm arasında değişir. Genellikle nemli bölgelerde yaşamasına rağmen dağlarda da görülür. Günün erken saatlerinde ava çıkar; küçük amfibileri, balıkları ve kemirgenleri yer. Dişi her keresinde 4-20 yavru yapar. Zehirli değildir,

PERÇEMLİ MAYMUN (Cebus apella)

Güney Amerika’nın tropikal ormanlarında genellikle ağaç üzerlerinde yaşar. Ender olarak meyve toplamak için yere iner. Bu hayvan bazı kabuklu meyveleri taşla kırarak açmasıyla tanınmıştır. Güçlü kuyruğunu bir el gibi kullanır. Meyvenin yanı sıra böcek, kuş ve kuş yumurtasıyla da beslenir. Dişi maymun 6 aylık bir hamilelik döneminin sonunda sadece bir yavru dünyaya getirir. Dişi maymun yavrusunu günlerce sırtında taşır ve besler. Diğer maymunlardan farklı olarak erkek perçemli maymunu yavrularıyla hiç ilgilenmez.

MAVİ BOYUNLU PAPAĞAN (Ara glaucogularis)

Bolivya’nın tropikal bölgelerinde yaşayan bu papağanın uzunluğu 85 cm., ağırlığı ise 750-850 gr’dır. Bu hayvanlar bilim adamları tarafından ilk kez 1992 yılında keşfedilmiştir. Bolivya’da yaşayan en büyük papağan türüdür. Bugüne kadar çok az sayıda fotoğrafının çekilmesi mümkün olmuştur. Vahşi doğa koşulları içinde sadece 28 örneğinin bulunduğu tahmin edilmektedir. Kaçak papağan ticareti nedeniyle sayılarının azaldığı ileri sürülmektedir.

KANADA KASTORU (Castor canadensis)

Bu hayvan, 30 kg. ağırlığında ve yaklaşık 1 m. boyunda dev bir kemirgendir. Bütün Kuzey Amerika’da bol miktarda bulunur. Genellikle göl ve ırmak boylarında dolaşır. Kastorlar, suda uzunluğu 1.20 m, genişliği 50 cm’i bulan barajlar kurar. Bolluk mevsiminde topladığı yiyecekleri su seviyesine yaptığı yuvasında saklar. Çok gelişmiş dişleri sayesinde ağaç gövdelerini bile kemirir. Örneğin, bazı kastorların çapı 70 cm’i bulan ağaçların gövdelerini kemirerek devirdikleri görülmüştür. Dişi kastor her keresinde 2-6 yavru dünyaya getirir. Doğumda yavrular tüylü, ama gözleri kördür. Gözler, ancak 6 hafta sonra açılırlar.

DEV GALAPAGOS KAPLUMBAĞASI (Testudo elephantopus)

Bu hayvan, dev Sechelles kaplumbağasıyla birlikte yeryüzünde yaşayan en iri kaplumbağa türüdür. Ağırlığı 250 kg’a ulaşan bu hayvan 200 yıl yaşayabilmektedir. Bu hayvanın vatanı, Ekvador sahillerinin 1000 kilometre açığında bulunan Galapagos Adaları’dır. Bu adalara zamanında adını veren bu kaplumbağalar uzun yıllar karın doyurmak için gemiciler tarafından acımasızca katledildiler. Bugün ise sıkı koruma altındalar. Galapagos kaplumbağaları, kaktüslerin meyveleri, ot ve yaprak yiyerek beslenirler. Kasım ayında dişi kaplumbağa, toprağın altına bir düzine kadar yumurta bırakır. Galapagos Adaları’nda bu hayvanın bir başka örneği daha yaşamaktadır. Aralarındaki fark sırt yapılarındadır.

MEKSİKA HOKKOSU (Crax rubra)

Meksika ve Batı Ekvator’da yaşayan bu hayvanın uzunluğu 90cm’i bulur. Hem etobur hem otobur bir hayvandır. Böcek ve küçük sürüngenleri avladığı gibi, tohum, yaprak ve kök yiyerek te beslenir. Hokkolar ağaçların üzerine kuru yaprak ve çalı çırpıdan düz yuvalar yaparlar. Dişi hokko her keresinde yuvaya 2 yumurta bırakır. Yumurtaların büyüklüğü kaz yumurtası kadardır, dişi hokko bunların üzerine kendisi kuluçkaya yatar. 6-30 metre yükseldikteki yuvadan yavruların düşmesini önlemek için ebeveynler ilk 4 gün yavrularını kendileri beslerler. Yavru hokkolar ancak bir hafta sonra uçmaya başlarlar.

TOKO (Ramphastos toko)

Tukan kuşları ailesinden olan tokoların uzunluğu yaklaşık 65 cm dir. Dev bir gagaya sahiptirler, ancak gaganın içindeki hava delikleri onun hafif olmasını sağlamaktadır. Guyana ve Kuzey Arjantin de yaşayan bu kuş, günün önemli bir bölümünü ağaç dallarında dolaşarak meyve aramakla geçirir. Bunun yanı sıra avladığı küçük iguanalar, böcekler ve omurgasızları da yer. En sevdiği yiyeceklerden biri de başka kuşların yumurtasıdır. Dişi toko, her keresinde iki yumurta yapar ve onların üzerinde kuluçkaya yatar. 7 haftalık kuluçka döneminde erkek toko, dişisini taşıdığı meyve ve böceklerle besler…

ULUYAN MAYMUN (Alouatta seniculus)

Boğazlarındaki bir kemik nedeniyle bu hayvanın erkekleri uluma biçiminde garip sesler çıkardıkları için bu ad verilmiştir. Oldukça büyük bir maymundur ve boyunun uzunluğu kuyruğuyla birlikte 135 cm’i bulur. Kolombiya ve Amazon ormanlarında yaşayan bu maymun genellikle 10-20 kişilik gruplar halinde dolaşır. Bazen 50 bireylik gruplar oluşturdukları da görülür. Her grubun orman içinde kendi egemenlik bölgesi vardır. Otobur bir hayvandır ve tohum, yaprak ve meyve ile beslenir. Yetişkin bir uluyan maymun günde 1,5 kilo meyve yiyebilir. 140 günlük bir hamilelik döneminin sonunda dişi maymun sadece bir tek yavru dünyaya getirir. Ender olarak iki yavru doğurduktan da görülür. Yavru bir yıl boyunca anne maymun tarafından emzirilir ve sırtta taşınır. Yavru maymun ancak 3 yaşına bastığında tam özgürlüğüne kavuşur.

KANADA SU KAPLUMBAĞASI (Trionyx spiniferus)

Güney Kanada, Doğu Amerika ve Kuzey Meksika akarsularında yaşayan bu hayvan, Çin sularında yaşayan türe çok benzer. Kabuğu, göz korneası gibi saydamdır. Uzunluğu 12-45 cm kadardır. Kafasının iki kenarında iki beyaz çizgiyle kolayca ayırt edilir. Beyaz ve sarı karışımı bir rengi vardır. Ayaklarının tırnakları birbirlerine ince bir perdeyle bağlıdır. Gündüzleri kayaların üzerine çıkarak güneşlenirken, geceleri suya dalıp yiyecek arar. Küçük balık ve amfibiler, küçük su kabuklularıyla beslenir. Mayıs’tan Ağustos ayına kadar dişi birkaç kez yumurta bırakır. Yumurtalar yaz sonunda ve sonbahar başlarında açılırlar.

DİKENLİ KERTENKELE (Basiliscus plumifrons)

Kostarika ormanlarında yaşayan bu kertenkeleye yerliler pek yanaşmazlar. Bunun nedeni, bu hayvanın doğaüstü güçlere sahip olduğuna inanmaları… Yerlilerin inancına göre dikenli kertenkele içinde birçok yaratığın ruhunu taşır. Yine Kostarika’daki bir başka inanışa göre bu hayvanın yanaştığı evlerden bir süre sonra bir ölünün çıkmasıdır. Gerçekte ise bu hayvanlar oldukça sosyal ve barışçıl yaratıklardır. Genellikle akarsu kıyısındaki ağaçların dallarında yaşarlar. Tehlike anında ya da bir düşmanı ile karşılaştığında hemen suya atlar ve oradan uzaklaşır. Esas olarak meyve ile beslenir ancak küçük böcekleri ve omurgalıları da avlar. Dişi dikenli kertenkele yumurtalarını yumuşak toprağın içine kazdığı çukurlara bırakır. Yavru kertenkeleler yumurtadan çıktıklarında aynı yetişkin fizyonomisine sahiptirler.

BEYAZ BAŞLI DENİZ KARTALI (Haliaetus leucocephalus)

Alaska’dan Florida’ya kadar uzanan bölgede, göl ve ırmak kenarlarında yaşayan bu dev yırtıcı kuşun boyu kanatları aç iken yaklaşık 220 cm, ağırlığı ise 6,5 kg.’dır. Çift halinde yaşarlar ve erkek kartallar dişilerine çok sadıktırlar. İlkbahar aylarında bu kuş güçlü sesler çıkararak kendi egemenlik bölgesinin sınırlarını çizer. Çiftler yuvalarını çok yüksek ağaçların üstüne yaparlar ve dişi kartal her keresinde 2-3 yumurta yapar. Çiftler yumurtaların üzerine ortaklaşa kuluçkaya yatarlar. Yavru kartallar 10-11 hafta yuvanın içinde kalırlar ve ebeveynleri tarafından beslenirler. Asıl besin maddesi denizlerden avladığı balıklardır. Ama küçük memelileri avlayarak ta beslenir. Sorumsuz avcılar nedeniyle bu hayvanın sayısı çok derece hızla azalmaktadır.

DOĞU MERCAN YILANI (Micrurus fulvius)

Amerika’nın güney doğusunda ve Kuzey Meksika’da yaşayan bu yılan, türünün en zehirli örneklerinden bir tanesidir. 100cm. uzunluğundaki mercan yılanı gün boyunca kayaların altında gizlenir. Geceleri küçük kertenkele ve yılan avlayarak beslenir. Avını önce ısırıp çok güçlü olan zehiriyle öldürür ve daha sonra kafasından başlayarak bir bütün olarak yutar. Dişi mercan yılanı yumurtalarını nemli toprağın altına yaptığı bir yuvaya bırakır, her keresinde 6-10 yumurta yapar. Yavru yılanlar 3 ay sonra yumurtadan çıkarlar ve çıktıklarında uzunlukları yaklaşık 5 cm’dir. Yavru yılanlar bile zehirlidir. Bu yılan bölgesinde yaşayan insanlar için bile büyük bir tehlike oluşturur.

VANCOUVER ADASI MARMOTU (Marmota vancouverensis)

Uzunluğu 674 mm. olan bu hayvanın ağırlığı sadece 3.5 kg. gelmektedir. Kanada, İngiliz Kolombiya’sı, Vancouver Adası’nın dağ eteklerinde, dik kayalıklarında ve çayırlarında yaşar. Sayıları 200’den az kalmış olan bu marmotların keyifli doğası ve çekici görüntüsü, onları görme şansını elde edenleri büyüler. Bu oyuncu hayvanlar ya çayırlıklardaki çiçeklerin arasında yiyecek ararlar ya da dik kayalıklarda güneşlenirler. İlk kez 1910 yılında görülen ve son yıllarda çok az rastlanan bu hayvanın nesli tükenme noktasındadır.

KANADA KAZI (Branta canadensis)

Amerika’nın kuzey bölgelerinde, Kanada ve Alaska’da yaşayan bu hayvanın ağırlığı yaklaşık 5 kg’dır. Genellikle çiftlerden oluşan gruplar halinde su kenarlarında dolaşırlar. Kuru yapraklarla yaptıkları yuvaya dişi kaz her keresinde 5-6 yumurta yapar ve sadece dişi kaz bunların üstüne kuluçkaya yatar. Göçmen bir hayvandır ve kış aylarında Meksika Körfezine doğru yönelir. Ot, tohum, vahşi meyve, böcek ve kurtçuk yiyerek beslenir. Bu hayvan bir süre önce Avrupa’ya da getirtildi ve burada da yetiştirilmeye çalışıldı.

DEV JAMAİCA KELEBEĞİ (Papilio homerus)

Orta Amerika’da ve özellikle Jamaica Adası’nda yaşayan bu kelebek gündüz yaşayan kelebekler sınıfındandır. Kanatlarında olağanüstü sarı renkli lekeler vardır. Ağız yapısı diğer kelebeklerden daha uzundur. Çiçek özleriyle beslenir. Bu kelebek günümüzde koleksiyoncuların en çok aradığı örneklerden biridir. Bu nedenle nesli tükenme safhasına gelmiştir.

İMPARATOR TAMARIN MAYMUNU (Saguinus imperator)

Ortalama uzunluğu 60 cm. olan ve Brezilya, Bolivya ve Peru ormanlarında yaşayan bu hayvanın en tipik özelliği bir zamanların ünlü Avusturya imparatoru Franz Josef’inkini anımsatan uzun bıyıklarıdır. Kuyruklarında yuvarlak renk şeritleri bulunmaz. Kulaklarının biçimi ve yüzlerindeki kılların miktarıyla birbirlerinden ayrılırlar.

ÇİZGİLİ KOKARCA {Mephitis mephitis)

Kuzey Amerika’da yaşayan bu etobur hayvanın kuyruğuyla birlikte boyu 100 cm.’i geçer. Ormana yakın bölgelerde yaşar. Geceleri küçük memelileri, sürüngenleri, böcekleri ve kabuklu hayvanları avlayarak beslenir. Tehlike anında kuyruğunun altındaki bir bezede sakladığı pis kokan bir sıvıyı salgılar. Kış sonunda çiftleşirler ve dişi kokarca her keresinde 3-8 yavru dünyaya getirir.

BOYNUZLU GUAN (Oreophasis derbianus)

Sierra Madre sıradağlarında, Meksika’nın Chiapas eyaletinde ve Guatemala’da yaşayan ve hindiye benzeyen bu kuş, çok lezzetli eti nedeniyle yoğun bir biçimde katledilmektedir. Boyu küçük bir hindi kadardır. Küçük meyvelerle, yeşil yapraklarla ve küçük böceklerle beslenir. Genellikle yalnız yaşayan bu kuş, çiftleştiği şubat ve mayıs aylarında kendisine eş bulur. Dişi guan kuşu her keresinde yuvaya iki yumurta bırakır. Esareti sevmediği için hayvanat bahçelerinde zor tutulur.

PALİLA (Loxioides bailleeui)

15 cm. uzunluğunda, yaklaşık 40 gr. ağırlığında olan bu kuşun yaşadığı yer, Hawaii Adaları’ndan Mauna Kea’dır. Aynı adı taşıyan yanardağın eteklerindeki ağaçlıklarda yaşayan bu kuşun başlıca besin maddesi, çiçeklerden topladığı nektar ve her türlü tohumdur. Yaklaşık 2500 tane kaldığı tahmin edilen palila, ilk kez 1892’de tanımlanmıştır. İnsan yerleşimi ve kalabalığı nedeniyle sayısı her gün azalmaktadır.

GECE MAYMUNU (Aotes trivirgatus)

Cinsinin tek türüdür. Boyu 22-40 cm, ağırlığı 400-900 gr’dır. Kuyruğunun uzunluğu ise 30-40 cm’yi bulur. Nikaragua’dan Kuzey Arjantin’e kadar uzanan topraklarda ve Ekvador ile Peru’da yaşar. Gece maymununun iri gözleri güneş ışığında görmediği için gece avlanır. Böcek ve küçük memelilerin yanı sıra meyve, yaprak ile de beslenir. Bu hayvanın, grup üyeleriyle anlaşmak için çıkardığı sesleri, bugün bilim adamları incelemektedirler… Nitekim bu hayvanın birkaç saniye bağırtısı, bilim adamlarına göre “bir tehlikenin varlığı”na işaret etmektedir.

GÜNEY AMERİKA KUNDUZU (Myocastor coypus)

Güney Amerika’da yaşayan bu kemirgenin boyu 40-80 cm, kuyruğunun boyu ise 40-50 cm’dir. Ağırlığı yaklaşık 9 kg. olan bu hayvan nehir kıyılarında yaşar ve suyun içinde mükemmel galeriler yapar. Büyük ölçüde sudaki kabuklular ve böceklerle beslenir, ama zaman zaman karaya çıkıp yere dökülmüş meyve ve bitki kökü de arar. Sadece gözleri ile burnunu suyun dışına çıkararak saatlerce su içinde kalabilir. Dişi, 130 günlük bir gebelik süresinden sonra 1-10 yavru dünyaya getirir. Yılda iki kez doğurur. Yavruların gözleri doğuştan açık olur ve tüylüdürler. Bu yavrular, 24 saat sonra anneleriyle birlikte yüzmeye başlarlar…

IGUANA (iguana iguana)

Orta Amerika ve Güney Amerika’nın kuzey bölgelerinde yaşar. Büyük bir kafası vardır. Vücudu sümüksü bir maddeyle kaplıdır. Boynunun altındaki kese erkeklerinde daha gelişkindir Sırtı, kafasından kuyruğunun ucuna kadar dikenli bir yapıdadır Vücudun üst kısmı, altına oranla daha parlak yeşil renktedir. Tropikal ormanların ağaçların üzerinde dolaşan bu sürüngenin uzunluğu 100-200 cm’dir. Genç iguanalar böcek ile beslenirken yetişkinler otobur bir yapı gösterirler. Kendini kuyruk darbeleriyle savunur. Çok iyi bir yüzücü olduğu için tehlike anında suya atlar ve kolayca kaçar.

HOATZİN (Opisthocomus hoazin)

Güney Amerika’nın tropikal ormanlarında yaşayan ve tavukgillerden olan bu kuşun boyu 55-60 cm’dir. Yuvalarını 2-6 m. yükseklikte ve su kenarlarındaki ağaçların dallarına
kuran dişi, her keresinde 2-4 yumurta bırakır. Bir erkek ve çok sayıda dişiden oluşan gruplar halinde yaşarlar.

ASLAN MAYMUN (Leontideus rosalia)

Yüzü aslana benzediği için böyle adlandırılan bu maymunun boyu 65-75 cm, kuyruğunun uzunluğu ise 30 cm’dir. Brezilya’nın doğusundaki balta girmemiş ormanlarda, aile bireylerinden oluşan küçük gruplar halinde yaşarlar. Ağaçların üstünden çok ender olarak yere inerler. Böcek, örümcek, küçük kertenkeleler ve bazı kuşların yumurtalarıyla beslenir. Orta parmağı aşırı derecede gelişkin ve çok uzundur. Böcekleri saklandıkları deliklerden bu parmağını sokarak çıkarır. Gündüz bu yaşayan bu hayvan gece indiğinde ağaçlar üzerindeki yuvasına çekilip uyur. Dişi aslan maymunu her keresinde tek yavru dünyaya getirir. Anne yavruyu uzun süre emzirirken, baba maymun onu sırtında taşır. Yavrular anne ve babalarının yanından kolay kolay ayrılmazlar.

KARAİBLER ARIKUŞU (Mellisuga helenae)

Küba Adası’na özgü bir kuş olan ve “dünyanın en küçük kuşu” olarak tanımlanan bu arıkuşu iki gram ağırlığındadır. Çoğu kimse tarafından arı sanılan bu kuşun gagasından kuyruğunun ucuna kadar boyu 5 cm. gelir. Ancak, bu kuşun sadece erkekleri “dünyanın en küçük kuşu” sayılırlar; çünkü dişileri birkaç santim daha büyüktür. Yalnız dolaşan bu kuşlar, sadece çiftleşme zamanı eşleşirler. Bu eşleşme dönemi de çok kısa sürer. Örümcek, sinek ve küçük kelebeklerle beslenirler. Tropik bitkilerin nektarlarını uzun gagalarıyla emerler… Bu sırada bazı bitkilerin de döllenmelerini sağlarlar…

YAKALI TEMBEL HAYVAN (Bradypus torquatus)

Doğu Braziya’nın Atlantik kıyısındaki ormanlarda yaşar. Uzunluğu yaklaşık 60 cm olan bu hayvanın kuyruk uzunluğu ise 6 cm’dir. Yetişkinleri 3.5-4.5 kg. gelir. Yağmur ormanlarında ağaçların tepelerinde ihtiyatla ve yavaşça gezinir. Bu hayvan yavaş olduğu kadar çeviktir de… Tüm memelilerin boyun omur kemiklerinin sayısı 7 olmasına karşın, bu hayvanınki 9 tanedir. Böylece kafasını 270 derece döndürebilir. Kanca gibi pençeleri sayesinde istediği yere tutunur. Güçlü kolları ve esnek eklemleri sayesinde ağaç tepelerinde kolaylıkla hareket edebilir.

MİSSİSİPPİ TİMSAHI (Alligator Mississippiensis)

Amerika’nın güney doğusunda yaşayan bir sürüngendir. Missisipi Nehri ile kollarında 35 derece kuzey enlemine kadar çıkarlar. Kıyılarda uzun uzun güneşlenir, suda da uzun kalırlar. Yalnız kafalarının tepeleri dışarıdadır. Her türlü su hayvanı ile suyun kenarından kaptığı kara hayvanlarını yer. Su kıyısında dallardan ve çürük bitkilerden bir yuva yaparak buraya yumurtlarlar. Bu yuvaların çapı 2 m’yi bulur. Yumurtaların sayıları 20-70 arasında değişir. Yavrular, 9-10 hafta sonra yumurtadan çıkarlar. Doğuşta 25 cm., iki yaşında 1.20 m. olan bu sürüngenler erginleştikçe 4-5 m. uzunluğa ulaşırlar. Ömürleri 40-50 yıl gibi uzun bir süre olan bu hayvanlar, kış uykusuna yattıkları için enerjilerini çok rasyonel kullanabilirler. İnsana karşı tehlikeli değildir. Afrika timsahı ve deniz timsahları gibi insana saldırmazlar. Bugün ABD’de koruma altına alındıkları için sayıları artmaktadır.

YEŞİL KANATLI PAPAĞAN (Ara chloroptera)

Panama, Kuzey Arjantin ve Brezilya’nın tropikal ormanlarında yaşayan bu papağanın boyu yaklaşık 90 cm’dir. Genellikle çift halinde yaşarlar ve ancak çiftleşme mevsiminde diğer çiftlerle bir araya gelip kalabalık koloniler oluştururlar. Dişi papağan her keresinde yuvaya iki yumurta bırakır ve bunların üzerine kendisi kuluçkaya yatar. Otobur bir hayvan olan bu papağan tohum, meyve ile beslenir. Son yıllarda papağan kaçakçılığı nedeniyle sayıları azalmaktadır.

CHUCKWALLA (Sauromalus obesus)

Meksika ve Güney Amerika’da yaşayan bu kertenkelenin boyu 28-40 cm. arasında değişir. Derisi sümüksü bir maddeyle kaplıdır. Kuyruğu büyük ve basık olan bu sürüngenin erkeklerinin başı koyu renkte, kuyruğu sarı; dişilerinin ise sırt ve kuyruk bölümleri siyah çizgilidir. Yarı çöl bölgelerde yaşayan bu hayvan, genellikle kaktüs çiçekleriyle beslenir. İri yapısına rağmen çok hareketli ve hızlıdır. Tehlike karşısında ya bir kayanın arkasına saklanır, ya da güçlü tırnaklarıyla göğüs göğüse kavgaya girişir. Boynunun iki yanında çok belirgin deri parçaları vardır…

AMERİKAN DAĞ KEÇİSİ (Oreamnos americanus)

Alaska’dan Rocky Dağları’na kadar görülen bir dağ keçisidir. Erkeklerinin boyu bir metre, dişileri biraz daha küçük olur. Bu hayvan, 4000 m. yüksekliklerde, kar almayan bölgelerde dolaşır. Kış mevsiminde biraz daha aşağılara iner. İlkbahardan sonbahara kadar olan dönemde ot ve ağaç yapraklarıyla beslenir. Kışın ise, yosun yer. Genellikle yalnız yaşayan bir hayvandır ve sadece çiftleşme mevsimi olan kasım ve aralık ayında kendine eş bulur. Dişi, maviş ya da haziran ayında genellikle bir, bazen de 2-3 yavru doğurur. Yavru birkaç gün içinde ayaklanır ve yeni bir doğuma kadar annesinin yanından ayrılmaz.

KARA ÖRÜMCEK MAYMUNU (Ateles paniscus)

Güney Meksika ile Bolivya arasındaki tüm tropikal ormanlarda yaşayan bu maymunun boyu 50-55 cm. kuyruğunun uzunluğu ise 70 cm’dir. Grup halinde yaşayan bir hayvandır. Grup genellikle birkaç dişi, yavruları ve bir erkek maymundan oluşur. Bekâr maymunlar 10’ar kişilik gruplar halinde dolaşırlar. Çok hareketli ve ellerini mükemmel kullanan bir hayvandır. Ağaçlardaki meyveleri insan gibi elleriyle toplayarak ve kabuklarını soyarak yer. Meyvelerin yanı sıra kuş, böcek, çiçek ve bazen de balık ile beslenir. 10 metre mesafeden ağaçtan ağaca atlayabilir. Belli bir çiftleşme mevsimleri yoktur. Ancak yılın bazı dönemlerinde daha fazla yavru doğururlar. Hamilelik dönemi 140 gündür. Bu dönemin sonunda dişi maymun bir tek yavru dünyaya getirir. Yavru maymunlar ilk 10 aylarını annelerinin sırtında geçirirler.

ALTIN AMAZON KURBAĞASI (Phlobates terribilis)

Amazon bölgesinin balta girmemiş ormanlarında yaşayan bu altın sarısı renkteki kurbağa, türünün en büyük örneklerinden biridir. Uzunluğu yaklaşık 3,5 cm’dir. Bütün sırtı içi zehir dolu deliklerle kaplıdır ve bu miktar zehir 100 insanı öldürecek güçtedir. Kolombiya’nın balta girmemiş ormanlarında yaşayan ve nesilleri hızla tükenen “Choco” yerlileri, ok ve mızraklarının ucuna bu hayvandan elde ettikleri zehiri sürerler. İlk kez 1978 yılında bir grup zoolog tarafından keşfedilen bu hayvan, bugün tıp dünyasının çok ilgisini çekiyor. Zehirini tahlil eden bilim adamları bu zehirden ilaç üretmeye çalışıyorlar.

PEKARİ (Tayassu tajacu)

Amerika’nın Teksas ve Arizona eyaletlerinden başlayan ve Arjantin’e kadar uzanan topraklarda yaşayan vahşi bir domuzdur. Uzunluğu 95 cm, yükseldiği 40 cm. ve ağırlığı ise 25 kg’dır. Genellikle orman ve akarsu yakınlarında dolaşır. Küçük gruplar halinde yaşayan pekariler bitki kökleri, yere düşmüş meyve ve yaprak ile beslenirler. Bazen yılanlara ve kertenkelelere de saldırdığı olur. Dişi pekariler her keresinde bir tek yavru dünyaya getirirler. Hamilelik dönemi 140-150 gündür. Yavru pekariler bir yılın sonunda yetişkinliğe ulaşırlar.

OPOSSUM (Caluromys philander)

Venezüella, Paraguay ve Brezilya ormanlarında yaşayan bir küçük memelidir. Ağaçları mekân tutan opossumun boyu 70 cm.dir. Hayvanın kuyruğu vücudundan uzundur. Bu kuyruğunu ağaçlara asılmak için kullanır. Gündüzleri dinlenerek geçiren opossum geceleri küçük kuşları, böcekleri ve sürüngenleri avlayarak beslenir. Dişi opussum her keresinde 7 yavru dünyaya getirir. Yavrular doğumda kördürler ve tüyleri yoktur. 2 ay sonra tüylenirler. Ancak sadece 6-8 haftanın sonunda kendi başlarına avlanmaya çıkarlar.

ÜÇ ÇİZGİLİ KURBAĞA (Dendrobates trivittatus)

Güney Amerika ve Amazon ormanlarındaki ağaçların üzerinde yaşayan bu kurbağanın boyu 4 cm’dir. Kana karıştığı zaman insanı felç eden bir zehire sahiptir. Amazon yerlileri bu hayvanın zehirini ok uçlarına sürmek için kullanırlar. Dişi her keresinde 6-8 yumurta yapar. Yumurtalar 2 hafta sonra açılır. Bu hayvan genellikle küçük örümcekleri yiyerek beslenir.

VAMPİR YARASA (Desmodus rotundus)

Brezilya, Paraguay ve Kuzey Şili’ de yaklaşık bir düzinelik gruplar halinde yaşarlar. Uzun bacakları sayesinde dikey duvarların üzerinde koşar ve çok hızlıdır. Atların, kuşların, sığırların ve insanların kanını emerek beslenir. Kanatları açıldığında genişlikleri yaklaşık 7 cm.’dir. Gündüzleri deliklerde ve çatlaklarda saklanırlar. Dişi vampirler her keresinde 1-2 yavru dünyaya getirirler.

AMAZON PAPAĞANI (Amazona autumnalis)

Meksika’dan Kuzey Brezilya’ya kadar olan bölgelerde yaşar. Uzunluğu yaklaşık 35 cm.’dir. Hem etobur hem otobur bir hayvandır. Amazon papağanları çiftler halinde yaşarlar. Dişi papağan her keresinde 2-4 yumurta yapar. Yavruları 65 gün ebeveynleri besler.

DAZLAK VAKARİ (Cacajao calvus)

Amerika’nın tropikal ve Amazon ormanlarında yüksek ağaçların tepesinde küçük gruplar halinde yaşarlar. Bu türünün boyu yaklaşık 55 cm.dir. Böcek, kuş yumurtası, meyve yiyerek beslenir. Karanlıkta uyur, gündüz sıcak saatlerde yiyecek aramaya çıkarlar. Dişi vakari 140-150 günlük bir hamilelik dönemi sonunda sadece bir tek yavru dünyaya getirir. Oldukça gelişmiş bir zekâya sahip olan bu maymunun insanımsı bir ifadesi vardır. Bir başka özellikleri ise idrarlarını çok uzun mesafeye yapabilmeleridir. Dişiler korkunç sesler çıkararak erkek maymunları yanlarına çağırırlar.

BEYAZ KULAKLI İPEK MAYMUNU (Callithrix aurita)

Yetişkinlerinin boyu 20-22 cm.’yi bulan bu maymunun kuyruk uzunluğu 30-35 cm.’dir. Brezilya’nın Atlantik kıyısındaki ormanlarda yaşayan bu hayvan türünün ağırlığı ise 400 gr. kadardır. Bu maymun, meyve ve çiçekle beslendiği gibi zaman zaman hayvan da yer. Büyük kesici ön dişleri sayesinde ağaçların küçük deliklerinden oyup çıkardığı bitki özlerini ve zamkları da yediği olur… Şu anda dünya üzerinde kaç adet bulunduğu bilinmeyen bu ipek maymununun geleceği, geride kalan ormanların korunabilmesine bağlıdır.

KIRMIZI PİRANHA (Serrasalmus nattereri)

Güney Amerika ırmaklarında yaşayan, 35 cm. uzunluğunda bir balıktır. Piranha müthiş etobur bir yaratıktır ve çok sivri dişlere sahiptir. Bir piranha sürüsü koca bir atı birkaç dakika içinde iskelete dönüştürebilir. Bazı Amazon yerlileri ölülerini piranha dolu ırmaklara indirir daha sonra kemiklerini toplayıp gömerler. Piranhalar kalabalık gruplar halinde yaşarlar.

ÜÇ KEMERLİ TATU (Tolypeutus tricinctus)

Brezilya ve Arjantin ormanlarında yaşayan bu hayvanın boyu yaklaşık 30 cm’dir. Gün boyunca gölge noktalarda dinlenen tatu, geceleri dolaşmaya çıkar. Mükemmel gelişmiş koku alma duyusu sayesinde yakaladığı böcekler ve kurtlarla beslenir. Zaman zaman kuş yumurtası ve küçük kertenkeleler de yer. Tehlike anında zırhının içine kapanır. Düşmanı uzaklaşana kadar da açılmaz. Zırhının özelliği nedeniyle bu hayvana “küçük şövalye” adı da verilir. Dişi tatu 6 aylık bir hamilelik döneminin sonunda bir yavru doğurur. “Peludo” adıyla tanınan ve leş yiyen bazı tatular da vardır. Genellikle uzun yaşayan bir hayvandır. Bazı türleri 18 yıldan fazla yaşar.

HERKÜL BOK BÖCEĞİ (Dynastes hercules)

17 cm. uzunluğuyla yeryüzünde yaşayan en büyük böceklerden bir tanesidir. Erkek böceğin iki tane boynuzu vardır. Boynuzları olmayan dişi böceklerin boyu ise 9 cm. i geçmez. Güney Amerika ormanlarında yaşayan bu böceğin kurtçuklarının boyu 12 cm’den fazladır. Erkekler larva halindeyken bile boynuzlara sahiptir. Herkül bok böcekleri boynuzlarıyla dişileri için kavga ederler.

KETZAL (AZTEK KUŞU) (Pharomachrus mocinno)

Aztek İmparatorluğu döneminde bu kuş kutsal sayıldığından altın değerindeydi ve öldürenler hemen idam edilirdi. Bu hayvan bugün Meksika ve Panama arasında kalan yağmur ormanlarında yaşıyor. Vücudunun uzunluğu 35 cm, kuyruğunun uzunluğu ise 60 cm’dir. Böcek ve örümcek avlayarak beslenirler. Terkedilmiş ağaç kavuklarına yuva yapan dişi ketzal her keresinde 2-4 yumurta bırakır. Erkeğiyle birlikte kuluçkaya yatar.

AND GEYİĞİ (Hippocamelus bisulcus)

Dünya üzerinde 1000 kadar kalan bu hayvan, Şili ve Arjantin’deki Güney Andları’ndaki açık alanlarda, ılıman ormanlarda ve çalılıklarda yaşar. Erkeğinin uzunluğu 1.40-1.80 m., omuz yüksekliği 79-104 cm.; dişisinde ise uzunluk 135-160 cm, omuz yüksekliği 78-84 cm’dir. Erkeğinin ağırlığı 50-100 kg, dişisi 40-75 kg’dır. 1883 yılından beri Şili’nin sembolü olan bu hayvanın resmi, ülkenin hanedan armasının üzerinde de bulunur. Çok ihtiyatlı bir hayvan olmaması, yıllar boyu avcılar için kolay bir hayvan olmasını sağlamıştır. Günümüzde hem avlanma hem de yaşama alanının daralması, hayvanın soyunu baskı altına almıştır. Şili’nin bazı bölgelerinde vahşi yaşamı koruma bekçileri bu hayvanların avlanmasını önlemeye çalışmaktadır.

ÜÇ PARMAKLI JACAMAR (Jacamaralcyon tridactyla)

Güneydoğu Brezilya’nın nehirlerinin yakınlarındaki ormanlarda yaşayan bu kuşun uzunluğu 16 cm, ağırlığı 18-20 gr’dır. Kelebekler ve uçan böceklerle beslenir. Tünediği dalın üzerinden uçan canlıları seyreder ve onları yakaladıktan sonra aynı tüneğe dönerek yer. Havada uçan yeni avlar için beklemeye devam eder. Sayısı bilinmeyen bu kuşun ekolojisi hakkında pek fazla bir şey bilinmiyor.

ALACA PEÇESİZ İPEK MAYMUNU (Saguinus bicolor)

Kafa ve vücut uzunluğu 20-28 cm. olan bu maymun türünün kuyruk uzunluğu 38 cm’i bulur. Yetişkinlerinin ağırlığı 400-600 gr. kadardır. Brezilya, Amazonas eyaletindeki yağmur ormanlarında yaşar. İlginç yüz hatlarına sahip olan ve Manaus şehrinin çevresiyle varoşlarında yaşayan bu primat, ikinci ormanlara adapte olduğu gibi, bazı bölgelerde insana bile alışıktır. Yine de bu tür yaşayacağı yerlerin azalması nedeniyle risk altındadır.

SÜMBÜL PAPAĞAN (Anodorhynchus hyacinthinus)

Brezilya’da, özellikle de Bolivya sınır bölgesinin bataklıklarında ve ormanlarında yaşar. 55 cm’lik kuyruğuyla birlikte 93-100 cm. uzunluğundadır. Yetişkinleri yaklaşık 1.5 kg. gelir. Papağanların en büyüğü olarak bilinen sümbül papağanının en önemli besin kaynağı hurma çekirdekleridir. Kuvvetli gagası sayesinde kolayca beslenir. Ayakları da son derece güçlü olan bu hayvan, çok dik ağaçlarda istediği pozisyonda durabilir. Son derece güzel renklere sahip olan sümbül papağan uçarken etkileyici çığlıklar atar. Yaşadıkları yerlerin tehdit altında olmasının yanı sıra, evcil hayvan ticareti de bu hayvanların sayısını azalmasına neden olmuştur. Her yıl 200.000’in üzerinde Güney Amerika papağanı ihraç edilmekte, on binlercesi de yasadışı yollarla kaçırılmaktadır. Ne yazı ki, diğer ülkelere götürülmeye çalışılan bu hayvanların çoğu yolda ölmektedir. Dünya üzerinde şu anda 2.500-5.000 civarında sümbül papağan kalmıştır.

BÜYÜK DENİZKIZI (Siren Lacertina)

Güney Carolina, Giorgia, Florida ve Alabama’nın bol bitki örtüsüne sahip tatlı sularında yaşar. En tipik özelliği ince, yılana benzeyen vücududur. Oval bir kuyruğa sahiptir. Küçük, kısa ve uçlarında 4 tırnak olan kolları ve arka bacakları vardır. Arka bacaklarda tırnak bulunmaz. Gözleri çok küçüktür ve göz kapakları yoktur. Rengi, sarı-yeşilimtıraktır. Uzunluğu 50 ile 100 cm arasında değişir. Derinliklerdeki su bitkileri ve yine suda yaşayan omurgasızlarla beslenir. Vücudunu dalgalandırarak hareket eder. Şubat ve mart aylarında yumurta bırakır. Yumurtalardan bir-iki ay içinde kurtçuklar çıkar.

ANAKONDA (Eunectes murinus)

Yeryüzünün en büyük yılanlarından bir tanesidir. Uzunluğu 9 m’yi, ağırlığı ise 150 kg’ı bulur. Amazon bölgesinin Rio havzasında yaşar. Günün büyük bir bölümünü suyun içinde ya da akarsu kenarlarında avını beklemekle geçirir. Dev cüssesi nedeniyle tapir, kapibara gibi memelilere saldırır. Yakaladığı avını önce çok güçlü kaslara sahip vücudu ile sıkarak boğar ve daha sonra bir bütün olarak yutar. Ender olarak insana da saldırır. Bu nedenle, Amazon yerlileri anakonda yılanlarının bulunduğu bölgelerde kesinlikle yalnız dolaşmazlar. Dişi anaconda yumurtasını diğer bazı yılan türleri gibi belli bir noktaya bırakmaz. Yumurtaları olgunlaşıp kabukları kırılıncaya kadar vücudunun içinde taşır. Daha sonra yumurtadan çıkan yavrularını vücudundan dışarı atar. Anacondalar bir keresinde 70 yavruyu böyle dünyaya getirirler. Yavrularının doğum anında uzunlukları yaklaşık 90 cm’dir. Anakondalar doğumdan sonra yavrularını terk ederler ve yavru yılan tamamen özgür bir biçimde büyür.

MARA (Dolichotis patagona)

“Patagonya keçisi” adı da verilen bu hayvan, 50 cm. boyunda büyük bir kemirgendir. Patagonya’nın yarı çöl bölgelerinde yaşar. Küçük gruplar halinde yaşayan maralar kendi egemenlik bölgelerini idrarlarıyla belirlerler. Bitki kökleri ve yapraklarla beslenirler. Dişi mara toprak içine kazdığı yuvasında her keresinde 1-3 yavru dünyaya getirir.

NANDU (Rhea americana)

Güney Amerika’da yaşayan bu kuş, tipik bir devekuşu görünümüne sahiptir. Nanduların boyu 1.50 m, ağırlıkları ise 25 kg’dır. Üreme mevsimi dışında genellikle çok küçük gruplar halinde dolaşırlar ve küçük böcekleri, omurgasızları yiyerek beslenirler. Yuva erkek nandu tarafından yerin altına kazılarak yapılır. Daha sonra üstü çalı çırpı ile kapatılır. Dişi nandu her keresinde 12-30 yumurta bırakır. Yumurtaların üzerine erkek nandu kuluçkaya yatar.

AND KONDORU (Voltur gryphus)

Yaşayan en büyük yırtıcı kuştur. Ağırlığı 12 kg’ı, kanatlarını açtığında da genişliği 3,2 m’yi bulur. Vatanı Batı Venezüella, Arjantin ve And Dağları’dır. Saatlerce ara vermeden uçarak avlanabilir. Üreme mevsimi dışında yalnız yaşayan bu hayvan, leşin yanı sıra tavşan, lama gibi memelileri de avlayarak beslenir. Kayalara yuvar yapan dişi kondor, her keresinde bir tek yumurta bırakır ve dişi ile erkek nöbetleşe kuluçkaya yatarlar.

DENİZ İGUANASI (Amblynchus cristatus)

Galapagos Adası’nın kayalık kıyılarında yaşayan bu iguananın uzunluğu 1.20 m, ağırlığı ise 12 kg. dır. Genellikle deniz bitkilerini yiyerek beslenir. Gece sular çekildiğinde besin bulmak için karada da denizin derinliklerinde de dolaşır. Yeryüzünde doğal atmosferi deniz olan tek iguana türüdür. Çok hareketli olan kuyruğu sayesinde iyi yüzer. Dişi iguana her keresinde iki yumurta bırakır. Küçük yavrular yumurtadan 3 ay sonra çıkar…

GUANAKO (AND DEVESİ) (Lama guanicoe)

Güney Amerika’da yaşayan iki vahşi deve türünden biridir. Genellikle lama ile karıştırılan guanakaları yerli halk taşıma aracı olarak kullanırlar. 90-130 cm boyunda ve 60-75 kg ağırlığında olan bu hayvanlar, ot, yaprak tohum ve meyve ile beslenirler. Guanakalar vahşi kişiliklere sahip olsalar da insan konvoylarının geçtiği yolların kenarlarında yaşarlar. Tehlikeye karşı çok duyarlı hayvanlardır. Tehlike anında etraftakileri uyardığı için köylüler bu hayvanlara dokunmazlar ve çiftliklerinin yanlarına kadar gelmelerine izin verirler. Üreme sistemleri konusunda henüz kesin bir bilgiye ulaşılmamıştır.

Kaynak: tekmes.com/Turgut kazan

Türkiyede Kadınlar mi Erkekler mi çok yaşıyor?
Ülkemizde ortalama yaşam süresi yıllara göre artış göstermeye devam etmektedir. Ortalama yaşam süresi ülkelerin bulunduğu koşullara göre değişiklik göstermektedir. Acaba...
Türkiyede yıllara göre altın üretimi ne kadardır?
Ülkemizde bilindiği üzere altın üretimi 2001 yılında başlamıştır. Bu yıldan itibarende günden güne altın üretimi artış göstermiştir. Ülkemiz Avrupa birliği...
Türkiye’nin yıllara göre trafiğe kayıtlı motor sayısı nedir?
Ülkemizdeki trafiğe kayıtlı motorlu taşıt sayısı yıllara göre sürekli olarak artış göstermektedir.  Tüik verilerine baktığımız zaman 1965’li yıllarda 200 Bin...
Yakup Kadri Karaosmanoğlu Eserleri nelerdir?
Ülkemizin en önemli yazarları arasında bulunan Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Hüküm Gecesi, Yaban, Nur Baba, Kiralik Konak, Sodom ve Gomore gibi...
Ülkemizin en çok ihracat yaptığı 10 ülke hangisidir?
Genel itibari ile sıralamada yıllara göre fazlı bir değişiklik görülmemektedir. Son yıllara bakıldığı zaman en fazla ihracat yapmış olduğumuz 10...
Ülkemizdeki en çok üyesi bulunan Memur Sendikası (Konfederasyon düzeyinde) Hangisidir.
Ülkemizde birçok küçüklü büyüklü sendika bulunmaktadır. Bazı sendikaların hiç üyesi bulunmazken bazı sendikaların üyesi ise 10 Binlerce hatta 100’bini geçen...
Ülkemizin en çok ithalat yaptığı 10 ülke hangisidir?
Genel itibari ile sıralamada yıllara göre fazlı bir değişiklik görülmemektedir. Son yıllara bakıldığı zaman en fazla ithalat yaptığımız 10 ülke...
Yamaç Paraşütü Türkiye rekoru nedir?
Günümüzde yamaç paraşütü bir spor haline gelmiştir, 1980 yıllarında başlayan bu spor günümüzde birçok ülkede yapılmaktadır. Yamaç paraşütü sporunun ülkemizdeki...
Yarı metaller nedir? Kaç yarı metal vardır hangileridir?
Yarı metaller periyodik tabloda bulunan elementlerden bir gruba verilen isimdir. Hem metallerle hemde ametaller ile tepkimeye girerler fakat bu tepkimeye...
Yüzbaşı nedir?
Türk ordusundaki subay rütbelerinden bir tanesi olup Binbaşı ile Üsteğmen rütbesi arasında bulunan rütbedir. Yüzbaşıların bu rütbedeki görev süreleri normal...
Yüzmede kulaç ve ayak çırpmanın önemi nedir?
Yüzme genel olarak kulaçlar ve ayaklar ile yapılmaktadır. Tabi insanlar sadece ellerini kullanarak da yüzebilirler, sadece ayaklarını kullanarak da yüzebilirler...
Zayıf metaller nedir? Kaç tanedir ve çeşitleri nelerdir?
Zayıf metaller diğer adıyla post-geçiş metalleri periyodik tabloda bulunan bir grup elementtir. Metaloidler ile geçiş metalleri arasında bulunmaktadırlar. Geçiş metallerinden...
Sesin sudaki hızı ne kadardır? 
Çoğumuz ses hızının ne kadar olduğunu bilir fakat bu bilinen sesin havadaki hızıdır. Yani aşağı yukarı saniyede 340 metredir. Ses...
Serengeti nedir?
Serengeti Afrika Kıtasında Tanzanya’da bulunan dünyanın en önemli milli parklarından bir tanesidir. Serengeti milli parkı ismini en çok Afrika kıtasındaki...
Kamu Çalışanları sendikalı sayısı nedir?
Ülkemizde özelikle sendikalaşma oranın çok düşük olduğu konusunda bazı haberler çıksa da aslında sendikalaşma oranı o kadar düşük bir ülke...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Araç çubuğuna atla