Hoşgeldiniz  

Amerikada hangi hayvanlar yaşar?

Bilgi Ufku | 29 Mart 2010 | GENEL KÜLTÜR

Amerikada hangi hayvanlar yaşar?

DEV KANGRU FARE (Dipodomys ingens)

Vücut uzunluğu 35 cm. olan bu farenin kuyruk uzunluğu 20 cm’yi bulur. Ağırlığı 180 gr. olan dev kangru faresini, Kuzey Amerika’da California bölgesinin kuru ve açık otlaklarında yaşar. Geceleri tohum ve filiz toplamak için yuvasından çıkar. Kumlu toprakta zıplayarak ilerler ve karnındaki keseye koyduğu yiyecekleri kuru sezonda kullanmak üzere yuvasına götürür. Otlaklar ortadan kalktıkça, bugün dünya üzerinde kaç tane olduğu bilinmeyen bu hayvanlar da yok olmaktadır.

AMERİKAN BİZONU (Bison Bison)

Bol suyla beslenen açık, ağaçsız ve yassı arazilerde yaşayan bir memeli otoburdur. Kuzey Amerika ovalarında sürüler halinde dolaşan bu hayvanlar, Kızılderililer tarafından derilerinden giyecek, etlerinden de tütsüleyip kurutarak yiyecek olarak yararlanılan bir memeliydi. Yerden yüksekliği 1.50-1.90 m., ağırlığı 1000 kg. kadar olan bu hayvan,
Amerika’nın batısının keşfi sırasında beyazlar tarafından da çok avlandı.
Ama, bu av furyası onların sonlarının gelmesine neden oldu. Çiftleşmeden dokuz buçuk ay sonra doğuran bizonlar, genelde nisan-haziran arası dünyaya gelirler. Yavrular kış ayları boyunca annelerinin yanından ayrılmazlar. Yaz aylarında steplere iner ve otlanır kış aylarında ise daha kuzeye çıkarak beslenirler. Dolunay dönemlerinde sinirli ve saldırgan olurlar.

KARA DUL (Latrodectus mactans)

Amerika’nın küçük ama en ürkülen örümceklerinden biridir. Dişisinin boyu 15 mm., erkeğininki ise sadece 5 mm’dir. Dişisinin zehiri çok güçlüdür ve sokması durumunda ölüm riski yüzde 50 civarındadır. Tropikal bölgelerde yaşaya karadullarda ise bu oran yüzde 100’e ulaşır. Kanada’dan Güney Amerika’ya kadar bütün kıtaya yayılan bu hayvan, genellikle orman civarında yaşar ama bazen iskân edilmiş bölgelere de yanaşır. Dişisinin ördüğü ağ çok güçlüdür. Çiftler birleşme döneminden sonra ayrılırlar. Hatta dişi örümcek erkeğini yer ve dul kalır. Hayvanın adı da bundan kaynaklanmaktadır. Dişi örümcekler böceklerle beslenir. Erkek örümcekler ise kısa hayatı boyunca hiçbir şey yemez.

KALIN GAGALI PAPAĞAN (Rhynchopsitta pachyrhyncha)

Meksika’nın başkenti Mexico City yakınlarındaki dağlardaki çam ormanlarında yaşayan bu papağanın uzunluğu 38 cm., ağırlığı ise 350 gr’dır. Ana besin maddesi olan çam kozalaklarını sert ve kalın gagasıyla deler. İki nedenle sayısı hızla azalmaktadır: Birinci neden, aşırı yerleşim sonucu doğal mekanı olan çam ağaçlarının sayısının azalmasıdır. İkinci olarak, güzel renkleri nedeniyle kaçak papağan ticaretinin ana malzemelerinden biri olmuştur. Amerika’nın Arizona eyaletinde başlatılan bir program çerçevesinde bu hayvanın soyu yaşatılmaya ve korunmaya çalışılmaktadır.

KOYOT (AMERİKAN KÖPEĞİ) (Canis latrans)

Amerikan steplerinin en sık rastlanan hayvanıdır. Alaska’dan Kostarika’ya kadar bütün Kuzey Amerika steplerinde yaşar. Yaz aylarında küçük gruplar halinde dolaşan koyotlar, kış mevsiminde kalabalık koloniler oluştururlar. Koyot genellikle geceleri dolaşmaya çıkar ve bulduğu büyük baş memelilerin leşlerini yer. Ama asıl olarak tavsan, kuş, kertenkele ve yılan avlayarak beslenir. Daha sıcak bölgelerde kumların altındaki kaplumbağa yumurtalarını da bulup yer. Dişi her keresinde 3-4 yavru dünyaya getirir. Hamilelik döneminde dişinin beslenmesini erkek üstlenir.

DEV KARINCAYİYEN (Myrmecophaga tridactyla)

Güney ve Orta Amerika çayırlıklarında yaşar. 50 kg. ağırlığında 2,3 metre uzunluğunda bir hayvandır. Sadece kuyruğunun uzunluğu bir metreyi geçer. İri tırnaklarıyla karınca yuvalarını kazıyıp ortaya çıkarır ve diliyle yüzlerce karıncayı midesine indirir. Dilinin uzunluğu bir metreyi bulur ve dakikada 160 defa çıkarıp sokabilir. Dişe sahip olmayan karıca yiyen, besinleri midesinde öğütür. Yalnız yaşayan bu hayvan sadece üreme mevsiminde eş bulur. Dişi karıncayiyen her keresinde sadece bir yavru dünyaya getirir.

MUSTANG (AMERİKAN VAHŞİ ATI)

Keşifler sırasında, İspanyollar tarafından Amerika kıtasına getirilen Avrupa atlarının, yerel vahşi atlarla çiftleşmesi sonucu ortaya çıkan melez bir türdür. Daha sonraki üyeleri sahipsiz kalarak vahşileşmiş ve doğada çoğalmışlardır. Amerika’nın Montana ve Wyoming bölgelerinin yakınlarındaki kayalık dağlarda yaşarlar. İnsanların yakınlarına yaklaşmasına izin vermeyen mustanglar genellikle 50’lik gruplar halinde dolaşırlar. Grup içinde düzen ve hiyerarşi çok önemlidir. Grup içindeki beş attan oluşan küçük çeteler vardır. En güçlü mustanglar her zaman en önde giderler. Suyu önce içerler, önce yerler. Ancak daha sonra ciddi bir görevleri vardır. Diğerleri su içer ve yerken onlar ufukta tehlikeyi gözlerler. Bekâr erkekler grubun en önünde yer alır. Yavrular ortada, anne baba ve yavrularından oluşan mini aileler ise en geriden gelirler. Erkek mustanglar haremlerini bir araya toplamak için boyunlarını sağa ve sola doğru sallarlar. Boynu bu şekilde sallama diğerlerini tehdit anlamına gelir ve yavru atlar asla bunu yapmazlar. Bugün Rocky Dağları’nda bu hayvanların sayısının 40 bin olduğu tahmin edilmektedir.

TİTREŞİMLİ YILAN BALIĞI (Electrophorus electricus)

Bu hayvan gerçek anlamda yüzen canlı bir elektrik santralı gibidir. Hayvanın vücudunun beşte dördü elektrik akımına sahiptir. 300-600 voltu bulan bu güçlü akım dokunduğu küçük balıkları öldürürken, büyük balıkları da felç etmektedir. Titreşimli yılan balığının boyu 2,9m.’dir. Güney Amerika’nın balta girmemiş ormanlarındaki ırmaklarda ve göllerde yaşar.

ÇIPLAK BOYUNLU ŞEMSİYE KUŞU (Cephalopterus glabricollis)

Panama ve Kostarika’nın tropikal yağmur ormanlarında yaşar. Uzunluğu 36-41cm., ağırlığı ise 320-450g.’dır. Doğadaki sayısı bilinmeyen bu kuşun erkeği, ormanın aşağı kısımlarındaki gölgeliklere inerek çiftleşme oyunlarına başlar. Seçtiği bir tümseğe konarak “şemsiye” biçimindeki ibiğini açarak, yankılanan sesler çıkarır. Bu sırada boğaz kesesi şişer ve canlı kırmızı bir renk alır. Çoğu tropikal kuş gibi, şemsiye kuşunun da nesli Amazon ormanları katliamı nedeniyle hızla azalmaktadır.

KANADA SU SAMURU (Lutra canadensis)

Bütün kuzey Amerika’nın çevre kirliliğinden payını almamış temiz ırmaklarında ve göllerinde yaşar. Bir su etoburu olan bu hayvanın uzunluğu 130 cm, ağırlığı ise 15 kg’dır. Çok mükemmel bir yüzücü ve dalgıç olan bu hayvan balık, su faresi, deniz kabukluları, örümcek ve böcek avlayarak beslenir. Yuvasını su seviyesinde karadan topladığı çalı çırpılarla yapar, bu konuda gerçek bir mimarlık örneği sergiler. Çok sayıda düşmanı olduğu için yuvasını ustalıkla gizler. Bu yuvanın içinde dişi susamuru ilkbahar geldiğinde 2-4 yavru dünyaya getirir. Yavrular doğuşta kördürler ama kürkleri vardır. Dişi susamuru yavrularını 4-8 ay kadar sütüyle emzirir ve daha sonra yuvasına bırakır. Aile bağları pek güçlü hayvanlar değildir.

AMERİKAN AY KELEBEĞİ (Actias luna)

Amerika’nın doğu bölgelerinde ve Kanada sınırında yaşayan bu kelebeğin boyu kanatlarını açtığında 10 cm’dir. Genellikle orman yakınlarındaki çalılık bölgelerde bulunur. Dişi ay kelebeği yumurtalarını özellikle ceviz ağaçlarının dallarına bırakır. Gece yaşayan bir hayvandır ve ışığa karşı aşırı duyarlıdır. Bu nedenle kelebek meraklıları tarafından geceleri fenerle kolaylıkla yakalanır. Dişi ay kelebeğinin antenleri basit bir yapıya sahipken, erkeklerinki duyarga görevi gören tüylerle kaplıdır. Erkekler, bu sayede dişi ay kelebeklerini çok uzak mesafelerden algılayabilirler.

SİYAH AYI (Ursus americanus)

Bu hayvan Kanada’da, Amerika’nın kuzey bölgelerinde ve Meksika’da yaşar. Boyu yaklaşık 1 m, ağırlığı ise 150 kg’dır. Siyah ayılar küçük omurgalılarla ve balıklarla beslenir. Ayrıca böcek ve meyve de yer. Sayısı çok azalan bu hayvan, ulusal parkların eğlence kaynağıdır. Küçük çocukları durdurup onlardan şeker isteyecek kadar insana yakındır. Kış mevsiminde kış uykusuna yatarlar ve dişi ayı ocak sonunda ya da şubat ayında 2 ya da 4 yavru dünyaya getirir. 23-38 gün sonra gözlerini açan yavru ayılar yuvayı ancak 2 yaşına geldiklerinde terk ederler.

YAKALI KURT ( Chrysocyon brcahyurus)

Kafa ve vücut uzunluğu 1 m., kuyruk uzunluğu 45 cm’dir. Omuz yüksekliği ise 87 cm.’dir. Yetişkin bir yakalı kurt 13 kg. kadar gelir. Brezilya, Paraguay, Arjantin. Bolivya ve Peru’nun otlak ve çalılıklarında yaşar. Yerel folklora göre bu kurt türünün doğaüstü güçleri vardır. Bir mite göre, bu yalnız hayvanın gece ulumaları hava durumunu bildirir. Yaygın efsanelere rağmen, yakalı kurt tüm vahşi köpeklerin en az bilinenidir ve sayısı giderek azalmaktadır. Bu utangaç hayvanın evcilleştirilmesi çok zor olduğundan, neslini devam ettirmenin en akıllı yolu yaşadıkları vahşi doğayı koruyabilmektir.

BREZİLYA MERCAN YILANI (Micrurus frontalis )

Yeryüzünün en güzel renklerine, ancak en güçlü zehirine sahip yılanıdır. Brezilya, Uruguay, Paraguay ormanlarında yaşar. Avını önce zehirleyerek öldürür ve daha sonra yutar. Uzunluğu 1 m.’yi aşmayan bu yılanın dişisi her keresinde bir düzine yumurta bırakır.

KÜÇÜK AMERİKAN AYISI (Procyon lotor)

Amerika’nın ve Kuzey Meksika’nın göl ve nehir kıyılarında yaşar. Bir metre uzunluğunda bir kuyruğa sahiptir. Gündüzleri ağaç gölgesinde ya da yırtıcı kuşların terk ettiği yuvalarda dinlenir. Çok gelişmiş bir işitme duyusuna sahiptir. Kuş yumurtaları, balık ve kabuklu deniz hayvanlarıyla beslenir. En tipik özelliği, meyveleri yemeden önce yıkayıp temizlemesidir. Dişi küçük ayı, nisan ya da mayıs ayında dünyaya 1-7 yavru getirir.

VİRGİNİA GEYİĞİ (Odocoileus virginianus)

Güney Kanada’dan Meksika’ya kadar olan bölgelerde yaşayan boynuzlu bir geyik türüdür. Erkeğinin boynuzları, dişisinin yaklaşık iki mislidir. Boyu bir metre, ağırlığı 200 kg. olan Virginia geyiği, yaprak, ot ve çeşitli meyvelerle beslenir. Dişi, her batında bir ya da iki yavru doğurur ve onları 1-2 ay sütüyle besler.
Yavrular 2 yıl annelerinin yanından ayrılmazlar. Çok düşmanı olduğu için soyu hızla tükenen bu geyik, sadece geceleri beslenir. Amerika’da en titizlikle korunan hayvanlardan bir tanesidir.

ANATRA (Aixsponsa)

Esas olarak Amerika’nın kuzeydoğu kıyı şeridinde yaşayan bu hayvanın boyu yaklaşık 50 cm.’dir. Erkeğinin tüyleri daha parlak ve daha renklidir. Genellikle akarsu kenarlarında dolaşan anatra ördeği tohum, vahşi meyve, böcek, kabuklu hayvanlar ve kurtçuklarla beslenir. Dişi anatra ördeği, ağaç dallarına yaptığı yuvaya her keresinde 8-12 yumurta bırakır. Bunların üzerine 30 gün kuluçkaya yatar. Yavrular ilk kez annenin gözetiminde suya inerler. Erkek anatra ördeklerinin tüylerinin rengi mayıs ayına doğru daha opak bir görünüm kazanır.

K. AMERİKAN SANSARI (Gulo gulo)

Farklı tipleri Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’daki kuzey ormanları ve tundralarda yaşar. Uzunluğu 65-105 cm, kuyruk uzunluğu ise 17-26 cm’dir. Yetişkinleri 14-21 kg. kadar gelir. Sadece en uzak yerlerde yaşayan bu hayvan ıssız yerlerin hayvanı olarak bilinir. Dayanıklılık gücü ve hayatta kalma kabiliyeti ile tanınan bu yırtıcı ve leş yiyen hayvan, kendisine ulaşılması son derece güç olduğundan bilimsel açıdan fazla bilinmemektedir. Habitatı sürekli daralan bu hayvan, hızla yok olan vahşi doğanın bir sembolü haline gelmiştir.

KRAL KARTAL (Aquîla chrysaetos)

Kuzey Amerika’nın yüksek v e dağlık bölgelerinde yaşayan bu kartalın boyu Avrupa ve Asya’daki hemcinslerine oranla biraz daha büyüktür. Kar düşen yamaçlarda dolaştığı için “Amerika kar kartalı” adı da verilir. Dağ keçisi, dağ tavşanı ve kertenkele gibi hayvanları avlayarak beslenir. Kuzey Amerika çiftçilerinin en çekindikleri hayvanların başında gelir. Sık sık çiftliklere saldırarak evcil kümes hayvanlarını kaçırır. Genellikle yalnız yaşayan bir kuştur. Ancak çiftleşme döneminde kendisine eş bulur. Son zamanlarda sayısı azaldığı için koruma altına alınması önerilen hayvanlar arasındadır…

KANADA REN GEYİĞİ (Alces alces)

Alaska, Kanada ve K. Amerika’nın büyük ormanlarında yaşayan bu hayvanın yüksekliği 2.35 m, ağırlığı ise 500 kg’dir. Erkeklerinin boynuzlarının uzunluğu 1.60 m’yi bulur. Boynuzlarında yaklaşık 30 çatal bulunur ve ağırlığı 20 kg’a ulaşır. Mükemmel bir yüzücü olan bu hayvan, dev ırmakları kolaylıkla aşar; hatta suyun altında hareket edebilir. Su bitkileri, ot, yaprak, yosun ve ağaç kökleriyle beslenir. Çiftleşme döneminde, dişileri elde etmek için erkekler büyük kavga verirler. Dişi, her batında 1 ya da 2 yavru doğurur.

KURT (Canis lupus)

Amerika’da Kuzey Kutbu bölgeleriyle Orta Meksika arasında ve Asya’da Sibirya’dan başlayarak Güneyde Hindistan Yarımadası’nın kuzey kısmına kadar uzanan bölgelerde yaşayan 90 cm. yükseldiğinde, 120 cm boyunda, 75 kg. ağırlığında köpekgillerden bir hayvandır… Tek eşli yaşarlar. Erkek, dişinin yeraltı inini kazmasına yardımcı olur. Bazen kayalık bir mağarada, bazen terk edilmiş bir inde yaşarlar. Issız yerleri tercih ederler ve etrafı görebilecekleri bir tepenin ucuna yerleşirler. Başlangıçta anne kurt yavrusunu sütüyle, iki hafta sonra ise midesindeki yarı sindirilmiş etleri kusarak besler. Geyik, dağ koyunu, Ren geyiği, muş geyiği, tavşanlar, kemiriciler hatta hayvan leşleri yiyecek listesi içindedir. İlkbahar başında çiftledirler, iki ay sonra yavru meydana gelir. Genelde bir doğum sırasında 6 yavru meydana gelse de, bu sayı 4 ile 10 arasında oynayabilir.

KAPİBARA (Hydrochoerus hydrochaeris)

Panama ve Arjantin’in kuzey-batısında yaşayan bu hayvan, yeryüzündeki en iri kemirici türüdür. Boyu 50 cm, ağırlığı ise 5Okg.’dır. Akarsu kenarlarındaki bol bitki örtüsüne sahip yerlerde yaşar. Gündüzleri dinlenen kapibaralar geceleri meyve ve bitki aramaya çıkarlar. Kendisini tehlikede hissettiği zaman çok iyi bir yüzücü olduğu için hemen suya atlar. Kapibaralar harem sistemini benimsemişlerdir. Erkek kapibara 3-4 dişiden oluşan bir harem kurar. Dişi her keresinde 2-8 yavru doğurur. Küçük kapibaraların görme duyuları doğumdan itibaren başlar. Soyu hızla tükenen bir hayvandır.

KIRMIZI BOYUNLU AKBABA (Cathartes aura)

Amerika kıtasında en çok rastlanan akbaba türüdür. Kanada’dan Falkland Adaları’ na kadar her yerde bulunur. 75 cm. olan uzunluğu kanatlarını açtığında 1.80 m’i bulur. Bu akbabalar genellikle kalabalık sürüler halinde dolaşırlar ve kentten kente giderek leş ararlar. Leşle birlikte kuş yumurtası ve balık avlayarak da beslenirler. Yuvalarını yaparken, çalı çırpının yanı sıra leşlerden topladıkları kemik parçalarından da yararlanırlar. Dişi akbaba her keresinde 2-3 yumurta yapar. Erkeğiyle birlikte kuluçkaya yatar. Akbabalarda aile duygusu gelişmiştir ve bu nedenle yavrularını uzun süre beslerler.

GECE KELEBEĞİ TIRTILI (Acharia orphelians)

Kosta Rica’nın yağmur ormanlarında yaşayan gece kelebeğinin tırtılı, diğer kelebek tırtıllarından önemli bir farklılığa sahiptir. Bu hayvanın dikenleri, iri bir memeliyi öldürecek kadar zehirlidir. Hayvan, tehlike anında kıvrılır ve üstüne gelen düşmanına dikenini batırıp kaçar. İnsana batırdığında, kişinin bütün vücudu sivilcelerle dolar. Özellikle boyun bölgesindeki sivilceler tehlike yaratan şekiller alır. Bu hayvanın bu ölçüde zehirli dikenlere sahip olmasının yanı sıra doğa da kendi dengesini düzenlemiştir. Çünkü protein içerdikleri için kuş, böcek ve memelilerin bir numaralı avı olan tırtıllar, bu katliamdan kurtulmak için genellikle kamuflaj yöntemine giderler. Oysa gece kelebeği tırtılı, zehirli dikenlere sahip olduğu için buna gerek duymaz. Tam tersine parlak, yeşil bir renk taşıyarak üstüne gelenleri uyarır.

SAN JOAQUIN KURDU (Vulpes macrotis)

Amerika, Kaliforniya’nın San Joaquin vadisi’ndeki kuru çalılıklarda ve otlaklarda yaşar. Vücut uzunluğu 38-50 cm. olan bu hayvanın kuyruğu 22-30 cm’dir. Şu anda dünya üzerinde birkaç bin kadar kalmış olan bu kurdun ağırlığı 1,5-3 kg’dır. Soyu tehlike altında olan San Juaquin kurdu, yaşadığı yeri soyları tükenmekte olan diğer hayvanlarla paylaşmak zorundadır. Dev kanguru faresi, küt burunlu leopar kertenkelesi ve Nelson’un antilop yer sincabı, San Juaquin yavrukurdu ile aynı bölgede yaşar.

ARİZONA YARASASI (Plecotus townsendii)

Arizona Eyaleti’nin dağlık bölgelerinde yaşar. Halk arasında “gölgesinden bile hızlı hareket ettiği” söylenir ve bu nedenle “gölge yarasası” da denir. Kısa ama geniş kanatları sayesinde ağır ağır hareket ederken, aniden büyük bir hıza ulaşabilir. Vampir olarak tanınmasına karşın kanla beslenmez. Buna karşılık diğer memelilerin tümüne saldırır. Ayrıca kurtçukları ve böcekleri de avlar. Genellikle yalnız yaşayan bir hayvandır ve sadece üreme döneminde kendisine eş arar.

ARİZONA İGUANASI (Frinosoma solare)

Kuzey Meksika ve Arizona bölgesindeki çöllerde yaşar. Boyu 8-16 cm’dir. Bu sürüngenin en tipik özelliği, geniş ve düz bir gövde yapısına sahip olmasıdır. Sağlam ve kısa bacakları vardır. Kuyruğu ise, gövdesine oranla çok kısadır. Vücudunun üst bölümü dikene benzeyen oldukça büyük çıkıntılarla bezelidir. Gri ve kahverengi renktedir. Bazı türleri, sırtı boyunca boynundan kuyruğuna kadar uzanan bir çizgi taşır. Genellikle kum ve kayalıklarda dolaşır. Günün erken saatlerinde ve akşamüstleri avlanmaya çıkar.
Diğer saatlerde, kayalıklar arasındaki gölgelerde serinler. Böcek ve özellikle de karıncayla beslenir. Çok hareketli bir hayvandır ve tehlike anında büyük bir hızla kumun içine dalar ve kaybolur. Yakalandığı zaman hareketsizleşir ve kan dolaşımı sıfıra iner. Tehlike geçinceye kadar bu şekilde kalabilir.

GİLA EJDERHASI (Heloderma suspectum)

Orta Amerika ve Meksika çöllerinde yaşayan bu kertenkele, Güney Amerika’daki iki zehirli kertenkele türünden birisidir. Boyu 60 cm’dir. Böcek ve kurtçuk ile beslenir. Dişi her keresinde 3-15 yumurta bırakır.

SARI BAŞLI KAPLUMBAĞA (Podocnemis unifilis)

Güney Amerika’nın kuzey bölgesindeki ovalarda yaşayan bu hayvanın dişilerinin uzunluğu ortalama 41 cm.’dir. Erkeklerin boyu ise daha kısadır. Ortalama ağırlıkları 8 kg’dır. Bir otobur olan bu hayvan kısa bir süre öncesine kadar Amerika’da evcil hayvan dükkânlarında en çok satılan hayvandı. Çevre koşullarındaki hızlı değişim nedeniyle bugün sayısı hızla azalan bu hayvan koruma altına alınmıştır. Eti çok lezzetli olan sarı başlı kaplumbağa son zamanlarda yerliler tarafından tüketildiği için sayısı bilinmemektedir. Bölge ülkeleri bu hayvanın etinin ihracatını ve ülke içinde tüketimini yasaklamışlardır.

KIZIL KOATİ (Nasua nasua)

Bu hayvanın Latince “nasua” olan adı, iri ve çok hareketli burun yapısından gelir. Bütün vücudu sert tüylerle kaplıdır. Güney Amerika’nın tropikal ormanlarında yaşayan bu hayvanın boyu 1 m., ağırlığı ise 5 kg.’dır. Geceleri avlanan bu hayvan uzun ve gelişmiş burnunu her türlü deliğin içine sokup avını arar. Başlıca besin maddeleri böcekler, kabuklu hayvanlar ve küçük omurgasızlardır. Ayrıca yere düşen meyve ve sebzelerle de beslenir. Erkek koatiler yalnız yaşarlar ve sadece üreme mevsiminde eş bulurlar. Dişi koati her keresinde 2-7 yavru dünyaya getirir ve yavruların gözü 11 gün sonra açılır.

SAİMİRİ (SİNCAP MAYMUN) (Saiimiri sciureus)

Gerek yüz ifadesi, gerekse ağaçtan ağaca atlarken kuyruğunu kullanma yöntemi nedeniyle sincaba benzetilen bu maymunun kuyruğuyla birlikte boyu 45-75 cm’dir. Guyana ve Brezilya’nın sulak ormanlarında yaşar. Gün boyunca ağaçtan ağaca atlayarak böcek ve kertenkele avlar. Ayrıca meyve ve kuş yumurtasıyla da beslenir. Aile bireylerinden oluşan küçük gruplar halinde yaşarlar. Zaman zaman özellikle de çiftleşme döneminde yüzlerce çift bir araya gelir. 2 yaşına gelen sincap maymunlar ergenliğe ulaşırlar. Dişi maymun 5 ay süren bir hamilelik döneminin sonunda bir tek yavru dünyaya getirir. Yavruyu önce ayaklarının arasına alır daha sonra sırtında taşımaya başlar.

JAGUAR (Panthera onca)

Jaguar, Güney Amerika’da yaşayan kedigillerin en büyük örneğidir. Uzunluğu 1.65-2.40 m’yi bulan bu hayvanın ağırlığı ise 30 kg’dır. Güney Arizona, Orta ve Güney Amerika’nın ormanlık bölgelerinde yaşar. Ancak sık sık avlanmak amacıyla su kenarlarına iner. En çok geyik, karaca ve küçük tapirlere saldırır. Ancak balık avlayarak da beslenir.
Ağaçlar üzerinde çok becerikli hareket ettiği için maymunlar bile ondan çekinirler. Genel olarak yalnız yaşayan jaguarların kendi aralarında da kavga eksik olmaz. Üreme mevsiminde kendilerine eş bulurlar. Dişi 3,5 ay süren bir hamilelik döneminin sonunda 1-5 yavru dünyaya getirir. Yavrular 2 yıl anne ve babalarının yanından ayrılmazlar.

ÇİNÇİLLA (Chinchilla laniger)

Antik çağlardan beri, kürkünün kalitesi açısından tüm memeli hayvanlar içinde en değerlisi olarak kabul edilmiştir. Çinçillanın boyu 40 cm., kuyruğunun boyu ise 12 cm’dir. Kürk üretimi nedeniyle bu hayvanın soyu hızla azalmıştır. Çünkü bir kürk için bu hayvandan 100 tanesinin öldürülmesi gerekmektedir. Bir zamanlar bütün Güney Amerika’da yaşayan çinçilyanın son örnekleri bugün Bolivya, Peru ve Şili’nin dağlık bölgelerinde bulunur. Kürk nedeniyle başka kıtalarda da yetiştirilmek istenmiş, ama bunda başarılı olunamamıştır. Çinçillalar çift yaşayan hayvanlardır ve dişi her keresinde 2 yavru dünyaya getirir. Yiyecek bulmak için geceleri dolaşan çinçillalar, ot, bitki kökü ve tohum ile beslenirler. Yiyeceklerden aldıkları su ile yetinirler.

AND PUDUSU (Pudu pudu)

Şili ve Arjantin’de And Dağları’nın aşağı kısımlarındaki ılıman yağmur ormanlarında yaşar. Omuz yüksekliği 12 kg’dan biraz daha azdır. Dünyanın en küçük geyiği olna güney pudusu son derece uysal ve yumuşak başlı bir hayvandır. Geçen birkaç yüzyıl boyuca, bu puduların yaşam alanları insanlar tarafından istila edildiğinden sayıları hayli azalmıştır. Başlıca düşmanları vahşi köpekler ve insanlar olan bu hayvan bugün titizlikle korunuyor.

MITCHELL KELEBEĞİ (Neonympha mitchellii)

Amerika’da Indiana ve Michigan’daki bataklıklarda yaşayan bu kelebeğin kanat uzunluğu 38-44 cm’dir. Ağaç ve otlar arasında uçan bu kelebek türü sık sık oraya buraya konar, ancak asla bataklık bölgeden ayrılmaz. Kelebek koleksiyonu yapanların gözdesi olan bu canlı temmuz ayında sadece bir hafta ortalıklarda dolaşır. Bu nadir türün korunabilmesi için kısa yaşam süresi boyunca bölgede devriyeler bulundurulmaktadır.

LAMA ( Lama glama)

Devegiller familyasından bir memeli olan lama, yakın akrabaları alpaka, guanaco gibi Latin Amerika’nın dağlık bölgesinde yaşar. Tipik özelliği hörgücü olmamasıdır. Bacakları ve boyunları uzun, kuyrukları kısadır. Ot ve otsu bitkilerle beslenirler. Rahatsız edildiklerinde tükürürler. Aynı cinsten öbür türlerle birleşebilirler ve kısır olmayan döller verirler. Ortalama uzunlukları 1.20 m, ağırlıkları ise 45-60 kg’dır. Bir yük hayvanı olmasına rağmen, etinden, yününden, derisinden, mum yapımı için yağından ve tezek olarak dışkısından yararlanılır. Bu hayvanın İnka uygarlığı sırasında evcilleştirildiği tahmin edilmektedir. Postu beyaz, bazen tümüyle siyah, kahverengi ya da lekelidir. Yünü, akrabası alpaka kadar değerli değildir.

HİNDİ KARGASI (Cathartes aura)

“Kel karga” diye de adlandırılan bu hayvanın tüyleri siyah gri renkte olup, başı tüysüz ve kırmızı renktedir. Anavatanı Kuzey Amerika ve Kanada’dır. Ağırlığı 1-2 kg’dir. Mükemmel uçuculardır. Leş ve küçük memelilerle beslenirler. Ağaç kovuklarında, ender olarak da yerde yuva yaparlar. Dişi, her keresinde 2 yumurta yapar. Kuluçka süresi 50 gündür. Bu iki yumurtadan genellikle biri sağlam kalır. Yumurtadan çıkan yavru kartalı ebeveyn birlikte besler. 5-6 yıl sonra yumurta yapacak düzeye gelen bu kartalların yaşam süresi 30-40 yıl kadardır.

SUDA YÜRÜYEN KERTENKELE (Basiliscus plumifrons)

Son yıllarda keşfedilen bu hayvan Meksika ve Ekvator ormanlarında yaşar. En tipik özelliği, birer kar raketi gibi olan ayaklarını kullanarak suyun üzerinde yürümesidir. Üstelik bu şekilde saatte 12 km’lik bir hızla hareket edebilir. Suda yürürken daha kısa olan arka ayağını denge unsuru olarak kullanır. Bu hayvanın böyle suyun üzerinde yürüyerek 400 m. genişliğindeki küçük su birikintilerini aştığı görülmüştür. Halk arasında “İsa kertenkelesi” olarak da adlandırılan bu hayvanın boyu ortalama 80 cm.’dir. Sarı rengiyle dikkat çeker. Yeni keşfedilen bir kertenkele türü olduğu için üreme sistemi konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadır.

İRİ TURNA (Grus americana)

1.5 m. boyundaki bu turnanın kanat uzunluğu ise 2.1 m.’dir. Yetişkinlerinin ağırlığı 6-8 kg’dır. Kışlarını Amerika’nın Teksas eyaletinde geçiren bu hayvan yumurtlamak için Kanada’nın Saskatchewan bölgesine göç eder. 1940’lı yıllarda aşın avlanma nedeniyle sayıları 20’e kadar inen bu hayvanlardan günümüzde vahşi doğada 150 kadar olduğu tahmin edilmektedir. Böcek, örümcek, küçük memeli, tohum, vahşi meyve ve yeşil bitkilerle beslenir. Göç ederlerken bu hayvanlar grup halinde uçarlar ve gökyüzünde dev bir V harfi oluştururlar. Dişi turna ağaçların üzerine yaptığı yuvaya her keresinde 2 yumurta bırakır. Ve turna çifti nöbetleşe kuluçkaya yatar.

ŞİLİ ORMAN YILDIZI (Eulidia yarrellii)

Şili’nin Azapa ve Lluta nehirlerinin aktığı vadilerin yamaçlarındaki ormanlarda yaşayan 8 cm’lik bu kuş, yaklaşık 3 gr. ağırlığındadır. Çevrede bulunan çiçeklerin nektarlarını yiyerek beslenir. Bir zamanlar, bölgedeki verimli vadilerde çok sayıda bulunan bu kuş yörede insan yerleşimi ve tarım başladıktan sonra giderek azalmaya başlamıştır. Günümüzde sayısı tam olarak bilinemiyor, ama yöre evlerinin bahçelerindeki ağaçlarda da görülüyor.

GRİZZLY (Ursus horribilis)

Kuzey Amerika’nın Kodjak ayısından sonra en büyük hayvanıdır. Yetişkin bir grizzly ayısının boyu 2,5 m., ağırlığı ise 300 kg’dır. Kuzey Amerika yerlileri bu hayvanı güç ve cesaretin simgesi olarak kabul ederler. Nitekim yerli savaşçılar cesaretlerinin simgesi olarak öldürdükleri ayılarının tırnaklarından yaptıkları kolyeleri boyunlarına takarlardı. Son yıllarda sayısı iyice azalan bu hayvana bugün Kanada, Alaska ve Montana bölgesinin dağlık kısımlarında rastlanmaktadır. Genellikle yalnız yaşayan hayvanlardır ve geyik, kuş ve sürüngen avlayarak beslenirler. Tercih ettiği bir besin maddesi de balıktır. Küçük şelalelerin ayağında pusuya yatan grizzly ayısı usta bir somon balığı avcısıdır ve o ağırlığına karşın çok hızlı hareket edebilir. Grizzlyler memeli ve balıkların yanı sıra bal, vahşi meyve ve mantar yiyerek de beslenirler. Kış ayında uykuya yatan bu ayılar bugün koruma altındadırlar. Dişi ayı, ocak ayının sonunda ya da şubat başlarında 2-3 yavru dünyaya getirir.

AVCI YARASA (Noctilio leporinus)

Güney Amerika’nın tropikal bölgelerinde yaşayan bu yarasanın boyu kanatlarını açtığında 45 cm.’dir. Yüz hatları bulldog köpeğine benzediği için halk arasında “bulldog yarasa” olarak da bilinir. Özel bir duyarı sistemine sahip olan bu yarasa uzak mesafeden balıkların yerini saptar ve suya dalarak onları avlar. Genellikle balıklarla beslenir ama kendisinden küçük yarasalara da saldırır. Yalnız yaşayan hayvanlardır ve ancak üreme mevsiminde kendilerine eş bulurlar. Dişi yarasalar her keresinde sadece bir yavru doğururlar. Yavruyu bir süre sırtında taşır, daha sonra ona uçmayı öğretir.

AMERİKAN VİZONU (Mustela vison)

Bütün Kuzey Amerika’da bol miktarda bulunur. 50 cm. uzunluğunda ve yaklaşık bir kilo ağırlığındadır. Akarsuların ve küçük şelalelerin kıyısında dolaşır ve balık ile küçük amfibileri avlayarak beslenir. En büyük kurbanı yine aynı bölgelerde yaşayan bıyıklı faredir. Su kuşlarına ve onların yuvalarına da saldırır. Genellikle yalnız yaşayan bir hayvandır ve geceleri av peşinde koşar. Dişi vizon her keresinde 1-10 yavru dünyaya getirir. Yavrular kör doğarlar ve kürkleri yoktur. Bu hayvanın kürkü çok değerli olduğu için bilinçsizce üreme mevsimlerinde bile avlanmaktadır. Oysa dişi vizonlar kış ortasında hamile kalırlar. Erkek vizonlar üreme mevsiminde harem kurarlar, ancak daha sonra içlerinden birini eş olarak seçerler.

KORİDOR KUŞU (Geococcyx californianus)

Amerika’nın batı yakasındaki çöllerde yaşayan bu kuşun uzunluğu yaklaşık 60 cm.’dir. Kuyruğu vücudunun yaklaşık yarısı kadardır. Bir kuş olmasına karşın karada da çok hızlı hareket eder. Böcekleri, küçük sürüngenleri ve kuşları avlayarak beslenir. Ancak en sevdiği besin maddesi zehirli yılanlardır. Nisan ve mayıs aylarında dişi koridor kuşu yumurtalarını bırakacağı yuvayı hazırlar. Bir keresinde 4-10 yumurta yapar. Yumurtaların üzerine kuluçkaya dişi kuş yatar. Yavrular önce küçük böceklerle daha sonra küçük omurgasızlarla beslenirler.

PUMA (Felis concolor)

“Dağ aslanı” adı da verilen puma, 2,5m uzunluğunda yaklaşık 100 kg. ağırlığında güçlü bir etoburdur. Kuzey, Orta ve Güney Amerika’da yaşayan bu hayvana bazı yörelerde “cougar” ve “panter” adıyla da anılır. Geyik, karaca, tavşan, kemirgen ve kuş avlayarak beslenir. Dişi puma 3 aylık bir hamilelik döneminin sonunda 1-5 yavru dünyaya getirir. Anne sütüyle beslenen yavrular 1 ya da 2 yıl sonra aileden ayrılırlar.

CALİFORNİA KONDORU (Gymnogyps californianus)

California sahil şeridinde çok sınırlı bir bölgeye yuva yapan bu hayvan, soyu hızla tükenenler arasındadır. Boyu 1.25 m, kanatlarını açtığında genişliği 3 m. dir. Genellikle diğer avcı hayvanların bıraktıkları leş kalıntılarıyla beslenir. Çiftler yuvalarını yüksek dağlardaki küçük mağaralara yaparlar. Ocak ya da şubat ayında dişi kondor, bir ya da ender olarak 2 yumurta yapar. Küçük kondorlar ancak 6 ayın sonunda uçmayı öğrenirler ve üreme yeteneğine ancak 5-6 yaşına geldiklerinde ulaşırlar. ABD’de en sıkı koruma altına alınan hayvan olan California kondorlarının son bireyleri tek tek numaralandırılmış ve yakın gözetim altına alınmıştır.

PİKA (Lagomorpha ochotona)

Kuzey Amerika’nın ve Asya’nın kuzey bölgelerinde yaşayan pika, akrabası olan tavşandan daha küçük bir hayvandır. Boyları yaklaşık 15-30 cm, ağırlıkları 125-450 gr. Kadardır. Amerika’da kayalık ve dağlık bölgelerde, Asya’da ise ormanlar ve çöllerde yaşar. Yaz aylarında otların saplarını kırar ve kurumaları için bunları güneşin altına bırakır. Sonra da bu kurumuş otları küçük yığınlar halinde kış ayları için biriktirir. Genellikle gruplar halinde yaşayan pikalar, kış aylarında bu sakladıkları ot yığınlarını yiyerek beslenirler. Gebelik dönemleri yaklaşık bir aydır; bahar ve yaz aylarında olmak üzere iki batında 2-6 yavru yapar…

BOA YILANI (Boa constrictor)

Zehirsiz yılanların içinde en dikkati çekendir. Boa yılanlarının ortalama uzunluğu 4 m’dir, ama bazı örneklerinin 5-6 m’ye ulaştığı görülmüştür. Orta ve Güney Amerika ormanlarında yaşar. Gündüzleri toprağın ya da ağaçların kavukları içine saklanır. Genellikle güneş battıktan sonra avlanmaya çıkar. Küçük memelileri ve kuşları avlar, insanlardan kaçan bu hayvan bazen tavuk avlamak için çiftliklerin civarına kadar iner. Dişi boa yılanı her keresinde 20 yumurta yapar. Yumurtaları elips biçimindedir. Dişi boa, yumurtaları ısı ve nem oranı uygun topraklardaki deliklere bırakır. Ortalama 20-30 yıl yaşarlar.

KRAL KELEBEK (Danaus plexippus)

Kanatları açık iken genişliği 90 mm. olan bu kelebek, Kanada ve Kuzey Amerika’da yaşar. Ancak göç mevsiminde Güney Amerika’ya kadar inerler. Dişi kelebek yumurtalarını zehirli bitkilerin yaprakları arasına bırakır ve yumurtadan çıkan yavrular bu zehirli bitki yapraklarıla beslenirler. Bu nedenle bu kelebekleri yutan kuşlarda ağır kramplar görülür.

MARGAY (Felis wiedi)

Meksika ve Güney Brezilya arasındaki ormanlarda yaşar. Kafa ve vücut uzunluğu 45-70, kuyruğu ise yaklaşık 35-50 cm. uzunluğundadır. Yetişkinleri 4-9 kg. gelir. Maymunu andıran tırmanma becerileri, ağaç tepelerindeki küçük memelilere ve kuşlara sezdirmeden yaklaşmasını sağlar. Bu az tanınan vahşi kedi avını kovalamadığı zamanlarda bile ormanda çok rahat gezinir. Dallardan sarkar ya da bir daldan bir dala atlar. Üzerindeki benekli postu için avlanır. Ormanların yok edilmesi, şu anda sayıları bilinmeyen bu vahşi kedilerin yaşam alanları giderek daraltmaktadır.

BATAKLIK FARESİ (Reithrodontomys raviventris)

Uzunluğu 7 cm. olan bu farenin ağırlığı sadece 9 gr.’dır. San Francisco koyundaki tuz bataklıklarında yaşar. Şu andaki sayısı 2.000’den az olan bu tarla faresi, kışın yükselen sulardan kaçmak için yüksek kesimlere kaçar. Genelde aşağı kesimlerde dolaşsa da, yırtıcı kuşlar onu kolaylıkla görür ve avlar. Ancak bataklık tarla faresinin asıl düşmanı, yaşadıkları yerlerin yok edilmesidir. Günümüzde bu hayvanın yaşadığı yerler yüzde 80 oranında azalmıştır.

GÜNEŞ MUHABBET KUŞU (Aratinga solstitialis solstitialis)

Orta ve Güney Amerika’da yaşayan güneş muhabbet kuşlarının yaklaşık 20 türü vardır. Yüksek ağaçlar üzerinde 10-16 kuştan oluşan gruplar halinde yaşarlar. Bütün türlerinin uzun, kama biçiminde kuyrukları vardır. Gagaları çok kuvvetlidir ve göz kenarlarında halka şeklinde tüysüz bir bölüm bulunmaktadır. Kuyrukları yeşil renkte olup, uç kısımları mavidir. Dişi ve erkek muhabbet kuşları aynı görünümdedir. Ağaçlar üzerinde dolaşır ve meyve, tohum, üzüm, gonca ve ağaç sürgünleri ile beslenir. Yuvalarının tabanı 22 cm² ve yüksekliği 30 cm’dir. Yuvalarında 6 cm’lik delik açarlar.

ÇINGIRAKLI YILAN ( Crotalus adamanteus)

Kuzey Amerika’nın kıyı bölgelerinde yaşayan bu yılanın uzunluğu 2.5 m, ağırlığı 10 kg. kadardır. Genellikle tek başına yaşar ve geceleri avlanmaya çıkar. Küçük kemirgenler ve vahşi tavşanlarla beslenir. En dikkat çekici özelliği, kendini tehlikede hissettiği zaman kuyruğunun ucundaki halkaları titreştirerek keskin ve ürkütücü bir ses çıkarmasıdır. Dişi yılanlar, ağustos ya da eylül ayında 8-12 yavru dünyaya getirirler. Kuzey Amerika’da bu türün 13 alt türü bulunur. Zehirli olmasına karşı saldırgan değildir. Sadece üzerine basan kişileri ya da hayvanları ısırır. İstatistiklere göre, ABD’de zehirlenmeden dolayı meydana gelen ölümlerde akrep ve örümcekten sonra, üçüncü olarak sorumlu tutulan bir hayvandır. Ön iki dişi, dev bir şırınga görevi görür.

AMERİKAN TAPİRİ (Tapirus terrestris)

Meksika ve Kuzey Arjantin’de yaşayan bu hayvanın boyu ortalama bir metredir, ancak ender olarak 2 metreye ulaşır. Akarsu kıyılarında ve bol bitki örtüsüne sahip ağaçlık bölgelerde dolaşır. Tapirler çok iyi birer yüzücüdür. Genellikle ot, meyve ve bitki köküyle beslenirler. Yalnız yaşayan bu hayvan sadece çiftleşme döneminde eş bulur.
Dişi tapir her keresinde 1 yavru doğurur.

JARTİYERLİ YILAN (Thamnophis sirtalis)

ABD’nin güneyinde, Meksika ve Brezilya gibi ülkelerde yaşayan bu yılanın vücudunun rengi çok değişkendir; kahverenginden yeşile kadar değişir. Bu nedenle, bütün vücudunun iki yanında yer alan sarı çizgiden tanınır. Boyu 45-135 cm arasında değişir. Genellikle nemli bölgelerde yaşamasına rağmen dağlarda da görülür. Günün erken saatlerinde ava çıkar; küçük amfibileri, balıkları ve kemirgenleri yer. Dişi her keresinde 4-20 yavru yapar. Zehirli değildir,

PERÇEMLİ MAYMUN (Cebus apella)

Güney Amerika’nın tropikal ormanlarında genellikle ağaç üzerlerinde yaşar. Ender olarak meyve toplamak için yere iner. Bu hayvan bazı kabuklu meyveleri taşla kırarak açmasıyla tanınmıştır. Güçlü kuyruğunu bir el gibi kullanır. Meyvenin yanı sıra böcek, kuş ve kuş yumurtasıyla da beslenir. Dişi maymun 6 aylık bir hamilelik döneminin sonunda sadece bir yavru dünyaya getirir. Dişi maymun yavrusunu günlerce sırtında taşır ve besler. Diğer maymunlardan farklı olarak erkek perçemli maymunu yavrularıyla hiç ilgilenmez.

MAVİ BOYUNLU PAPAĞAN (Ara glaucogularis)

Bolivya’nın tropikal bölgelerinde yaşayan bu papağanın uzunluğu 85 cm., ağırlığı ise 750-850 gr’dır. Bu hayvanlar bilim adamları tarafından ilk kez 1992 yılında keşfedilmiştir. Bolivya’da yaşayan en büyük papağan türüdür. Bugüne kadar çok az sayıda fotoğrafının çekilmesi mümkün olmuştur. Vahşi doğa koşulları içinde sadece 28 örneğinin bulunduğu tahmin edilmektedir. Kaçak papağan ticareti nedeniyle sayılarının azaldığı ileri sürülmektedir.

KANADA KASTORU (Castor canadensis)

Bu hayvan, 30 kg. ağırlığında ve yaklaşık 1 m. boyunda dev bir kemirgendir. Bütün Kuzey Amerika’da bol miktarda bulunur. Genellikle göl ve ırmak boylarında dolaşır. Kastorlar, suda uzunluğu 1.20 m, genişliği 50 cm’i bulan barajlar kurar. Bolluk mevsiminde topladığı yiyecekleri su seviyesine yaptığı yuvasında saklar. Çok gelişmiş dişleri sayesinde ağaç gövdelerini bile kemirir. Örneğin, bazı kastorların çapı 70 cm’i bulan ağaçların gövdelerini kemirerek devirdikleri görülmüştür. Dişi kastor her keresinde 2-6 yavru dünyaya getirir. Doğumda yavrular tüylü, ama gözleri kördür. Gözler, ancak 6 hafta sonra açılırlar.

DEV GALAPAGOS KAPLUMBAĞASI (Testudo elephantopus)

Bu hayvan, dev Sechelles kaplumbağasıyla birlikte yeryüzünde yaşayan en iri kaplumbağa türüdür. Ağırlığı 250 kg’a ulaşan bu hayvan 200 yıl yaşayabilmektedir. Bu hayvanın vatanı, Ekvador sahillerinin 1000 kilometre açığında bulunan Galapagos Adaları’dır. Bu adalara zamanında adını veren bu kaplumbağalar uzun yıllar karın doyurmak için gemiciler tarafından acımasızca katledildiler. Bugün ise sıkı koruma altındalar. Galapagos kaplumbağaları, kaktüslerin meyveleri, ot ve yaprak yiyerek beslenirler. Kasım ayında dişi kaplumbağa, toprağın altına bir düzine kadar yumurta bırakır. Galapagos Adaları’nda bu hayvanın bir başka örneği daha yaşamaktadır. Aralarındaki fark sırt yapılarındadır.

MEKSİKA HOKKOSU (Crax rubra)

Meksika ve Batı Ekvator’da yaşayan bu hayvanın uzunluğu 90cm’i bulur. Hem etobur hem otobur bir hayvandır. Böcek ve küçük sürüngenleri avladığı gibi, tohum, yaprak ve kök yiyerek te beslenir. Hokkolar ağaçların üzerine kuru yaprak ve çalı çırpıdan düz yuvalar yaparlar. Dişi hokko her keresinde yuvaya 2 yumurta bırakır. Yumurtaların büyüklüğü kaz yumurtası kadardır, dişi hokko bunların üzerine kendisi kuluçkaya yatar. 6-30 metre yükseldikteki yuvadan yavruların düşmesini önlemek için ebeveynler ilk 4 gün yavrularını kendileri beslerler. Yavru hokkolar ancak bir hafta sonra uçmaya başlarlar.

TOKO (Ramphastos toko)

Tukan kuşları ailesinden olan tokoların uzunluğu yaklaşık 65 cm dir. Dev bir gagaya sahiptirler, ancak gaganın içindeki hava delikleri onun hafif olmasını sağlamaktadır. Guyana ve Kuzey Arjantin de yaşayan bu kuş, günün önemli bir bölümünü ağaç dallarında dolaşarak meyve aramakla geçirir. Bunun yanı sıra avladığı küçük iguanalar, böcekler ve omurgasızları da yer. En sevdiği yiyeceklerden biri de başka kuşların yumurtasıdır. Dişi toko, her keresinde iki yumurta yapar ve onların üzerinde kuluçkaya yatar. 7 haftalık kuluçka döneminde erkek toko, dişisini taşıdığı meyve ve böceklerle besler…

ULUYAN MAYMUN (Alouatta seniculus)

Boğazlarındaki bir kemik nedeniyle bu hayvanın erkekleri uluma biçiminde garip sesler çıkardıkları için bu ad verilmiştir. Oldukça büyük bir maymundur ve boyunun uzunluğu kuyruğuyla birlikte 135 cm’i bulur. Kolombiya ve Amazon ormanlarında yaşayan bu maymun genellikle 10-20 kişilik gruplar halinde dolaşır. Bazen 50 bireylik gruplar oluşturdukları da görülür. Her grubun orman içinde kendi egemenlik bölgesi vardır. Otobur bir hayvandır ve tohum, yaprak ve meyve ile beslenir. Yetişkin bir uluyan maymun günde 1,5 kilo meyve yiyebilir. 140 günlük bir hamilelik döneminin sonunda dişi maymun sadece bir tek yavru dünyaya getirir. Ender olarak iki yavru doğurduktan da görülür. Yavru bir yıl boyunca anne maymun tarafından emzirilir ve sırtta taşınır. Yavru maymun ancak 3 yaşına bastığında tam özgürlüğüne kavuşur.

KANADA SU KAPLUMBAĞASI (Trionyx spiniferus)

Güney Kanada, Doğu Amerika ve Kuzey Meksika akarsularında yaşayan bu hayvan, Çin sularında yaşayan türe çok benzer. Kabuğu, göz korneası gibi saydamdır. Uzunluğu 12-45 cm kadardır. Kafasının iki kenarında iki beyaz çizgiyle kolayca ayırt edilir. Beyaz ve sarı karışımı bir rengi vardır. Ayaklarının tırnakları birbirlerine ince bir perdeyle bağlıdır. Gündüzleri kayaların üzerine çıkarak güneşlenirken, geceleri suya dalıp yiyecek arar. Küçük balık ve amfibiler, küçük su kabuklularıyla beslenir. Mayıs’tan Ağustos ayına kadar dişi birkaç kez yumurta bırakır. Yumurtalar yaz sonunda ve sonbahar başlarında açılırlar.

DİKENLİ KERTENKELE (Basiliscus plumifrons)

Kostarika ormanlarında yaşayan bu kertenkeleye yerliler pek yanaşmazlar. Bunun nedeni, bu hayvanın doğaüstü güçlere sahip olduğuna inanmaları… Yerlilerin inancına göre dikenli kertenkele içinde birçok yaratığın ruhunu taşır. Yine Kostarika’daki bir başka inanışa göre bu hayvanın yanaştığı evlerden bir süre sonra bir ölünün çıkmasıdır. Gerçekte ise bu hayvanlar oldukça sosyal ve barışçıl yaratıklardır. Genellikle akarsu kıyısındaki ağaçların dallarında yaşarlar. Tehlike anında ya da bir düşmanı ile karşılaştığında hemen suya atlar ve oradan uzaklaşır. Esas olarak meyve ile beslenir ancak küçük böcekleri ve omurgalıları da avlar. Dişi dikenli kertenkele yumurtalarını yumuşak toprağın içine kazdığı çukurlara bırakır. Yavru kertenkeleler yumurtadan çıktıklarında aynı yetişkin fizyonomisine sahiptirler.

BEYAZ BAŞLI DENİZ KARTALI (Haliaetus leucocephalus)

Alaska’dan Florida’ya kadar uzanan bölgede, göl ve ırmak kenarlarında yaşayan bu dev yırtıcı kuşun boyu kanatları aç iken yaklaşık 220 cm, ağırlığı ise 6,5 kg.’dır. Çift halinde yaşarlar ve erkek kartallar dişilerine çok sadıktırlar. İlkbahar aylarında bu kuş güçlü sesler çıkararak kendi egemenlik bölgesinin sınırlarını çizer. Çiftler yuvalarını çok yüksek ağaçların üstüne yaparlar ve dişi kartal her keresinde 2-3 yumurta yapar. Çiftler yumurtaların üzerine ortaklaşa kuluçkaya yatarlar. Yavru kartallar 10-11 hafta yuvanın içinde kalırlar ve ebeveynleri tarafından beslenirler. Asıl besin maddesi denizlerden avladığı balıklardır. Ama küçük memelileri avlayarak ta beslenir. Sorumsuz avcılar nedeniyle bu hayvanın sayısı çok derece hızla azalmaktadır.

DOĞU MERCAN YILANI (Micrurus fulvius)

Amerika’nın güney doğusunda ve Kuzey Meksika’da yaşayan bu yılan, türünün en zehirli örneklerinden bir tanesidir. 100cm. uzunluğundaki mercan yılanı gün boyunca kayaların altında gizlenir. Geceleri küçük kertenkele ve yılan avlayarak beslenir. Avını önce ısırıp çok güçlü olan zehiriyle öldürür ve daha sonra kafasından başlayarak bir bütün olarak yutar. Dişi mercan yılanı yumurtalarını nemli toprağın altına yaptığı bir yuvaya bırakır, her keresinde 6-10 yumurta yapar. Yavru yılanlar 3 ay sonra yumurtadan çıkarlar ve çıktıklarında uzunlukları yaklaşık 5 cm’dir. Yavru yılanlar bile zehirlidir. Bu yılan bölgesinde yaşayan insanlar için bile büyük bir tehlike oluşturur.

VANCOUVER ADASI MARMOTU (Marmota vancouverensis)

Uzunluğu 674 mm. olan bu hayvanın ağırlığı sadece 3.5 kg. gelmektedir. Kanada, İngiliz Kolombiya’sı, Vancouver Adası’nın dağ eteklerinde, dik kayalıklarında ve çayırlarında yaşar. Sayıları 200’den az kalmış olan bu marmotların keyifli doğası ve çekici görüntüsü, onları görme şansını elde edenleri büyüler. Bu oyuncu hayvanlar ya çayırlıklardaki çiçeklerin arasında yiyecek ararlar ya da dik kayalıklarda güneşlenirler. İlk kez 1910 yılında görülen ve son yıllarda çok az rastlanan bu hayvanın nesli tükenme noktasındadır.

KANADA KAZI (Branta canadensis)

Amerika’nın kuzey bölgelerinde, Kanada ve Alaska’da yaşayan bu hayvanın ağırlığı yaklaşık 5 kg’dır. Genellikle çiftlerden oluşan gruplar halinde su kenarlarında dolaşırlar. Kuru yapraklarla yaptıkları yuvaya dişi kaz her keresinde 5-6 yumurta yapar ve sadece dişi kaz bunların üstüne kuluçkaya yatar. Göçmen bir hayvandır ve kış aylarında Meksika Körfezine doğru yönelir. Ot, tohum, vahşi meyve, böcek ve kurtçuk yiyerek beslenir. Bu hayvan bir süre önce Avrupa’ya da getirtildi ve burada da yetiştirilmeye çalışıldı.

DEV JAMAİCA KELEBEĞİ (Papilio homerus)

Orta Amerika’da ve özellikle Jamaica Adası’nda yaşayan bu kelebek gündüz yaşayan kelebekler sınıfındandır. Kanatlarında olağanüstü sarı renkli lekeler vardır. Ağız yapısı diğer kelebeklerden daha uzundur. Çiçek özleriyle beslenir. Bu kelebek günümüzde koleksiyoncuların en çok aradığı örneklerden biridir. Bu nedenle nesli tükenme safhasına gelmiştir.

İMPARATOR TAMARIN MAYMUNU (Saguinus imperator)

Ortalama uzunluğu 60 cm. olan ve Brezilya, Bolivya ve Peru ormanlarında yaşayan bu hayvanın en tipik özelliği bir zamanların ünlü Avusturya imparatoru Franz Josef’inkini anımsatan uzun bıyıklarıdır. Kuyruklarında yuvarlak renk şeritleri bulunmaz. Kulaklarının biçimi ve yüzlerindeki kılların miktarıyla birbirlerinden ayrılırlar.

ÇİZGİLİ KOKARCA {Mephitis mephitis)

Kuzey Amerika’da yaşayan bu etobur hayvanın kuyruğuyla birlikte boyu 100 cm.’i geçer. Ormana yakın bölgelerde yaşar. Geceleri küçük memelileri, sürüngenleri, böcekleri ve kabuklu hayvanları avlayarak beslenir. Tehlike anında kuyruğunun altındaki bir bezede sakladığı pis kokan bir sıvıyı salgılar. Kış sonunda çiftleşirler ve dişi kokarca her keresinde 3-8 yavru dünyaya getirir.

BOYNUZLU GUAN (Oreophasis derbianus)

Sierra Madre sıradağlarında, Meksika’nın Chiapas eyaletinde ve Guatemala’da yaşayan ve hindiye benzeyen bu kuş, çok lezzetli eti nedeniyle yoğun bir biçimde katledilmektedir. Boyu küçük bir hindi kadardır. Küçük meyvelerle, yeşil yapraklarla ve küçük böceklerle beslenir. Genellikle yalnız yaşayan bu kuş, çiftleştiği şubat ve mayıs aylarında kendisine eş bulur. Dişi guan kuşu her keresinde yuvaya iki yumurta bırakır. Esareti sevmediği için hayvanat bahçelerinde zor tutulur.

PALİLA (Loxioides bailleeui)

15 cm. uzunluğunda, yaklaşık 40 gr. ağırlığında olan bu kuşun yaşadığı yer, Hawaii Adaları’ndan Mauna Kea’dır. Aynı adı taşıyan yanardağın eteklerindeki ağaçlıklarda yaşayan bu kuşun başlıca besin maddesi, çiçeklerden topladığı nektar ve her türlü tohumdur. Yaklaşık 2500 tane kaldığı tahmin edilen palila, ilk kez 1892’de tanımlanmıştır. İnsan yerleşimi ve kalabalığı nedeniyle sayısı her gün azalmaktadır.

GECE MAYMUNU (Aotes trivirgatus)

Cinsinin tek türüdür. Boyu 22-40 cm, ağırlığı 400-900 gr’dır. Kuyruğunun uzunluğu ise 30-40 cm’yi bulur. Nikaragua’dan Kuzey Arjantin’e kadar uzanan topraklarda ve Ekvador ile Peru’da yaşar. Gece maymununun iri gözleri güneş ışığında görmediği için gece avlanır. Böcek ve küçük memelilerin yanı sıra meyve, yaprak ile de beslenir. Bu hayvanın, grup üyeleriyle anlaşmak için çıkardığı sesleri, bugün bilim adamları incelemektedirler… Nitekim bu hayvanın birkaç saniye bağırtısı, bilim adamlarına göre “bir tehlikenin varlığı”na işaret etmektedir.

GÜNEY AMERİKA KUNDUZU (Myocastor coypus)

Güney Amerika’da yaşayan bu kemirgenin boyu 40-80 cm, kuyruğunun boyu ise 40-50 cm’dir. Ağırlığı yaklaşık 9 kg. olan bu hayvan nehir kıyılarında yaşar ve suyun içinde mükemmel galeriler yapar. Büyük ölçüde sudaki kabuklular ve böceklerle beslenir, ama zaman zaman karaya çıkıp yere dökülmüş meyve ve bitki kökü de arar. Sadece gözleri ile burnunu suyun dışına çıkararak saatlerce su içinde kalabilir. Dişi, 130 günlük bir gebelik süresinden sonra 1-10 yavru dünyaya getirir. Yılda iki kez doğurur. Yavruların gözleri doğuştan açık olur ve tüylüdürler. Bu yavrular, 24 saat sonra anneleriyle birlikte yüzmeye başlarlar…

IGUANA (iguana iguana)

Orta Amerika ve Güney Amerika’nın kuzey bölgelerinde yaşar. Büyük bir kafası vardır. Vücudu sümüksü bir maddeyle kaplıdır. Boynunun altındaki kese erkeklerinde daha gelişkindir Sırtı, kafasından kuyruğunun ucuna kadar dikenli bir yapıdadır Vücudun üst kısmı, altına oranla daha parlak yeşil renktedir. Tropikal ormanların ağaçların üzerinde dolaşan bu sürüngenin uzunluğu 100-200 cm’dir. Genç iguanalar böcek ile beslenirken yetişkinler otobur bir yapı gösterirler. Kendini kuyruk darbeleriyle savunur. Çok iyi bir yüzücü olduğu için tehlike anında suya atlar ve kolayca kaçar.

HOATZİN (Opisthocomus hoazin)

Güney Amerika’nın tropikal ormanlarında yaşayan ve tavukgillerden olan bu kuşun boyu 55-60 cm’dir. Yuvalarını 2-6 m. yükseklikte ve su kenarlarındaki ağaçların dallarına
kuran dişi, her keresinde 2-4 yumurta bırakır. Bir erkek ve çok sayıda dişiden oluşan gruplar halinde yaşarlar.

ASLAN MAYMUN (Leontideus rosalia)

Yüzü aslana benzediği için böyle adlandırılan bu maymunun boyu 65-75 cm, kuyruğunun uzunluğu ise 30 cm’dir. Brezilya’nın doğusundaki balta girmemiş ormanlarda, aile bireylerinden oluşan küçük gruplar halinde yaşarlar. Ağaçların üstünden çok ender olarak yere inerler. Böcek, örümcek, küçük kertenkeleler ve bazı kuşların yumurtalarıyla beslenir. Orta parmağı aşırı derecede gelişkin ve çok uzundur. Böcekleri saklandıkları deliklerden bu parmağını sokarak çıkarır. Gündüz bu yaşayan bu hayvan gece indiğinde ağaçlar üzerindeki yuvasına çekilip uyur. Dişi aslan maymunu her keresinde tek yavru dünyaya getirir. Anne yavruyu uzun süre emzirirken, baba maymun onu sırtında taşır. Yavrular anne ve babalarının yanından kolay kolay ayrılmazlar.

KARAİBLER ARIKUŞU (Mellisuga helenae)

Küba Adası’na özgü bir kuş olan ve “dünyanın en küçük kuşu” olarak tanımlanan bu arıkuşu iki gram ağırlığındadır. Çoğu kimse tarafından arı sanılan bu kuşun gagasından kuyruğunun ucuna kadar boyu 5 cm. gelir. Ancak, bu kuşun sadece erkekleri “dünyanın en küçük kuşu” sayılırlar; çünkü dişileri birkaç santim daha büyüktür. Yalnız dolaşan bu kuşlar, sadece çiftleşme zamanı eşleşirler. Bu eşleşme dönemi de çok kısa sürer. Örümcek, sinek ve küçük kelebeklerle beslenirler. Tropik bitkilerin nektarlarını uzun gagalarıyla emerler… Bu sırada bazı bitkilerin de döllenmelerini sağlarlar…

YAKALI TEMBEL HAYVAN (Bradypus torquatus)

Doğu Braziya’nın Atlantik kıyısındaki ormanlarda yaşar. Uzunluğu yaklaşık 60 cm olan bu hayvanın kuyruk uzunluğu ise 6 cm’dir. Yetişkinleri 3.5-4.5 kg. gelir. Yağmur ormanlarında ağaçların tepelerinde ihtiyatla ve yavaşça gezinir. Bu hayvan yavaş olduğu kadar çeviktir de… Tüm memelilerin boyun omur kemiklerinin sayısı 7 olmasına karşın, bu hayvanınki 9 tanedir. Böylece kafasını 270 derece döndürebilir. Kanca gibi pençeleri sayesinde istediği yere tutunur. Güçlü kolları ve esnek eklemleri sayesinde ağaç tepelerinde kolaylıkla hareket edebilir.

MİSSİSİPPİ TİMSAHI (Alligator Mississippiensis)

Amerika’nın güney doğusunda yaşayan bir sürüngendir. Missisipi Nehri ile kollarında 35 derece kuzey enlemine kadar çıkarlar. Kıyılarda uzun uzun güneşlenir, suda da uzun kalırlar. Yalnız kafalarının tepeleri dışarıdadır. Her türlü su hayvanı ile suyun kenarından kaptığı kara hayvanlarını yer. Su kıyısında dallardan ve çürük bitkilerden bir yuva yaparak buraya yumurtlarlar. Bu yuvaların çapı 2 m’yi bulur. Yumurtaların sayıları 20-70 arasında değişir. Yavrular, 9-10 hafta sonra yumurtadan çıkarlar. Doğuşta 25 cm., iki yaşında 1.20 m. olan bu sürüngenler erginleştikçe 4-5 m. uzunluğa ulaşırlar. Ömürleri 40-50 yıl gibi uzun bir süre olan bu hayvanlar, kış uykusuna yattıkları için enerjilerini çok rasyonel kullanabilirler. İnsana karşı tehlikeli değildir. Afrika timsahı ve deniz timsahları gibi insana saldırmazlar. Bugün ABD’de koruma altına alındıkları için sayıları artmaktadır.

YEŞİL KANATLI PAPAĞAN (Ara chloroptera)

Panama, Kuzey Arjantin ve Brezilya’nın tropikal ormanlarında yaşayan bu papağanın boyu yaklaşık 90 cm’dir. Genellikle çift halinde yaşarlar ve ancak çiftleşme mevsiminde diğer çiftlerle bir araya gelip kalabalık koloniler oluştururlar. Dişi papağan her keresinde yuvaya iki yumurta bırakır ve bunların üzerine kendisi kuluçkaya yatar. Otobur bir hayvan olan bu papağan tohum, meyve ile beslenir. Son yıllarda papağan kaçakçılığı nedeniyle sayıları azalmaktadır.

CHUCKWALLA (Sauromalus obesus)

Meksika ve Güney Amerika’da yaşayan bu kertenkelenin boyu 28-40 cm. arasında değişir. Derisi sümüksü bir maddeyle kaplıdır. Kuyruğu büyük ve basık olan bu sürüngenin erkeklerinin başı koyu renkte, kuyruğu sarı; dişilerinin ise sırt ve kuyruk bölümleri siyah çizgilidir. Yarı çöl bölgelerde yaşayan bu hayvan, genellikle kaktüs çiçekleriyle beslenir. İri yapısına rağmen çok hareketli ve hızlıdır. Tehlike karşısında ya bir kayanın arkasına saklanır, ya da güçlü tırnaklarıyla göğüs göğüse kavgaya girişir. Boynunun iki yanında çok belirgin deri parçaları vardır…

AMERİKAN DAĞ KEÇİSİ (Oreamnos americanus)

Alaska’dan Rocky Dağları’na kadar görülen bir dağ keçisidir. Erkeklerinin boyu bir metre, dişileri biraz daha küçük olur. Bu hayvan, 4000 m. yüksekliklerde, kar almayan bölgelerde dolaşır. Kış mevsiminde biraz daha aşağılara iner. İlkbahardan sonbahara kadar olan dönemde ot ve ağaç yapraklarıyla beslenir. Kışın ise, yosun yer. Genellikle yalnız yaşayan bir hayvandır ve sadece çiftleşme mevsimi olan kasım ve aralık ayında kendine eş bulur. Dişi, maviş ya da haziran ayında genellikle bir, bazen de 2-3 yavru doğurur. Yavru birkaç gün içinde ayaklanır ve yeni bir doğuma kadar annesinin yanından ayrılmaz.

KARA ÖRÜMCEK MAYMUNU (Ateles paniscus)

Güney Meksika ile Bolivya arasındaki tüm tropikal ormanlarda yaşayan bu maymunun boyu 50-55 cm. kuyruğunun uzunluğu ise 70 cm’dir. Grup halinde yaşayan bir hayvandır. Grup genellikle birkaç dişi, yavruları ve bir erkek maymundan oluşur. Bekâr maymunlar 10’ar kişilik gruplar halinde dolaşırlar. Çok hareketli ve ellerini mükemmel kullanan bir hayvandır. Ağaçlardaki meyveleri insan gibi elleriyle toplayarak ve kabuklarını soyarak yer. Meyvelerin yanı sıra kuş, böcek, çiçek ve bazen de balık ile beslenir. 10 metre mesafeden ağaçtan ağaca atlayabilir. Belli bir çiftleşme mevsimleri yoktur. Ancak yılın bazı dönemlerinde daha fazla yavru doğururlar. Hamilelik dönemi 140 gündür. Bu dönemin sonunda dişi maymun bir tek yavru dünyaya getirir. Yavru maymunlar ilk 10 aylarını annelerinin sırtında geçirirler.

ALTIN AMAZON KURBAĞASI (Phlobates terribilis)

Amazon bölgesinin balta girmemiş ormanlarında yaşayan bu altın sarısı renkteki kurbağa, türünün en büyük örneklerinden biridir. Uzunluğu yaklaşık 3,5 cm’dir. Bütün sırtı içi zehir dolu deliklerle kaplıdır ve bu miktar zehir 100 insanı öldürecek güçtedir. Kolombiya’nın balta girmemiş ormanlarında yaşayan ve nesilleri hızla tükenen “Choco” yerlileri, ok ve mızraklarının ucuna bu hayvandan elde ettikleri zehiri sürerler. İlk kez 1978 yılında bir grup zoolog tarafından keşfedilen bu hayvan, bugün tıp dünyasının çok ilgisini çekiyor. Zehirini tahlil eden bilim adamları bu zehirden ilaç üretmeye çalışıyorlar.

PEKARİ (Tayassu tajacu)

Amerika’nın Teksas ve Arizona eyaletlerinden başlayan ve Arjantin’e kadar uzanan topraklarda yaşayan vahşi bir domuzdur. Uzunluğu 95 cm, yükseldiği 40 cm. ve ağırlığı ise 25 kg’dır. Genellikle orman ve akarsu yakınlarında dolaşır. Küçük gruplar halinde yaşayan pekariler bitki kökleri, yere düşmüş meyve ve yaprak ile beslenirler. Bazen yılanlara ve kertenkelelere de saldırdığı olur. Dişi pekariler her keresinde bir tek yavru dünyaya getirirler. Hamilelik dönemi 140-150 gündür. Yavru pekariler bir yılın sonunda yetişkinliğe ulaşırlar.

OPOSSUM (Caluromys philander)

Venezüella, Paraguay ve Brezilya ormanlarında yaşayan bir küçük memelidir. Ağaçları mekân tutan opossumun boyu 70 cm.dir. Hayvanın kuyruğu vücudundan uzundur. Bu kuyruğunu ağaçlara asılmak için kullanır. Gündüzleri dinlenerek geçiren opossum geceleri küçük kuşları, böcekleri ve sürüngenleri avlayarak beslenir. Dişi opussum her keresinde 7 yavru dünyaya getirir. Yavrular doğumda kördürler ve tüyleri yoktur. 2 ay sonra tüylenirler. Ancak sadece 6-8 haftanın sonunda kendi başlarına avlanmaya çıkarlar.

ÜÇ ÇİZGİLİ KURBAĞA (Dendrobates trivittatus)

Güney Amerika ve Amazon ormanlarındaki ağaçların üzerinde yaşayan bu kurbağanın boyu 4 cm’dir. Kana karıştığı zaman insanı felç eden bir zehire sahiptir. Amazon yerlileri bu hayvanın zehirini ok uçlarına sürmek için kullanırlar. Dişi her keresinde 6-8 yumurta yapar. Yumurtalar 2 hafta sonra açılır. Bu hayvan genellikle küçük örümcekleri yiyerek beslenir.

VAMPİR YARASA (Desmodus rotundus)

Brezilya, Paraguay ve Kuzey Şili’ de yaklaşık bir düzinelik gruplar halinde yaşarlar. Uzun bacakları sayesinde dikey duvarların üzerinde koşar ve çok hızlıdır. Atların, kuşların, sığırların ve insanların kanını emerek beslenir. Kanatları açıldığında genişlikleri yaklaşık 7 cm.’dir. Gündüzleri deliklerde ve çatlaklarda saklanırlar. Dişi vampirler her keresinde 1-2 yavru dünyaya getirirler.

AMAZON PAPAĞANI (Amazona autumnalis)

Meksika’dan Kuzey Brezilya’ya kadar olan bölgelerde yaşar. Uzunluğu yaklaşık 35 cm.’dir. Hem etobur hem otobur bir hayvandır. Amazon papağanları çiftler halinde yaşarlar. Dişi papağan her keresinde 2-4 yumurta yapar. Yavruları 65 gün ebeveynleri besler.

DAZLAK VAKARİ (Cacajao calvus)

Amerika’nın tropikal ve Amazon ormanlarında yüksek ağaçların tepesinde küçük gruplar halinde yaşarlar. Bu türünün boyu yaklaşık 55 cm.dir. Böcek, kuş yumurtası, meyve yiyerek beslenir. Karanlıkta uyur, gündüz sıcak saatlerde yiyecek aramaya çıkarlar. Dişi vakari 140-150 günlük bir hamilelik dönemi sonunda sadece bir tek yavru dünyaya getirir. Oldukça gelişmiş bir zekâya sahip olan bu maymunun insanımsı bir ifadesi vardır. Bir başka özellikleri ise idrarlarını çok uzun mesafeye yapabilmeleridir. Dişiler korkunç sesler çıkararak erkek maymunları yanlarına çağırırlar.

BEYAZ KULAKLI İPEK MAYMUNU (Callithrix aurita)

Yetişkinlerinin boyu 20-22 cm.’yi bulan bu maymunun kuyruk uzunluğu 30-35 cm.’dir. Brezilya’nın Atlantik kıyısındaki ormanlarda yaşayan bu hayvan türünün ağırlığı ise 400 gr. kadardır. Bu maymun, meyve ve çiçekle beslendiği gibi zaman zaman hayvan da yer. Büyük kesici ön dişleri sayesinde ağaçların küçük deliklerinden oyup çıkardığı bitki özlerini ve zamkları da yediği olur… Şu anda dünya üzerinde kaç adet bulunduğu bilinmeyen bu ipek maymununun geleceği, geride kalan ormanların korunabilmesine bağlıdır.

KIRMIZI PİRANHA (Serrasalmus nattereri)

Güney Amerika ırmaklarında yaşayan, 35 cm. uzunluğunda bir balıktır. Piranha müthiş etobur bir yaratıktır ve çok sivri dişlere sahiptir. Bir piranha sürüsü koca bir atı birkaç dakika içinde iskelete dönüştürebilir. Bazı Amazon yerlileri ölülerini piranha dolu ırmaklara indirir daha sonra kemiklerini toplayıp gömerler. Piranhalar kalabalık gruplar halinde yaşarlar.

ÜÇ KEMERLİ TATU (Tolypeutus tricinctus)

Brezilya ve Arjantin ormanlarında yaşayan bu hayvanın boyu yaklaşık 30 cm’dir. Gün boyunca gölge noktalarda dinlenen tatu, geceleri dolaşmaya çıkar. Mükemmel gelişmiş koku alma duyusu sayesinde yakaladığı böcekler ve kurtlarla beslenir. Zaman zaman kuş yumurtası ve küçük kertenkeleler de yer. Tehlike anında zırhının içine kapanır. Düşmanı uzaklaşana kadar da açılmaz. Zırhının özelliği nedeniyle bu hayvana “küçük şövalye” adı da verilir. Dişi tatu 6 aylık bir hamilelik döneminin sonunda bir yavru doğurur. “Peludo” adıyla tanınan ve leş yiyen bazı tatular da vardır. Genellikle uzun yaşayan bir hayvandır. Bazı türleri 18 yıldan fazla yaşar.

HERKÜL BOK BÖCEĞİ (Dynastes hercules)

17 cm. uzunluğuyla yeryüzünde yaşayan en büyük böceklerden bir tanesidir. Erkek böceğin iki tane boynuzu vardır. Boynuzları olmayan dişi böceklerin boyu ise 9 cm. i geçmez. Güney Amerika ormanlarında yaşayan bu böceğin kurtçuklarının boyu 12 cm’den fazladır. Erkekler larva halindeyken bile boynuzlara sahiptir. Herkül bok böcekleri boynuzlarıyla dişileri için kavga ederler.

KETZAL (AZTEK KUŞU) (Pharomachrus mocinno)

Aztek İmparatorluğu döneminde bu kuş kutsal sayıldığından altın değerindeydi ve öldürenler hemen idam edilirdi. Bu hayvan bugün Meksika ve Panama arasında kalan yağmur ormanlarında yaşıyor. Vücudunun uzunluğu 35 cm, kuyruğunun uzunluğu ise 60 cm’dir. Böcek ve örümcek avlayarak beslenirler. Terkedilmiş ağaç kavuklarına yuva yapan dişi ketzal her keresinde 2-4 yumurta bırakır. Erkeğiyle birlikte kuluçkaya yatar.

AND GEYİĞİ (Hippocamelus bisulcus)

Dünya üzerinde 1000 kadar kalan bu hayvan, Şili ve Arjantin’deki Güney Andları’ndaki açık alanlarda, ılıman ormanlarda ve çalılıklarda yaşar. Erkeğinin uzunluğu 1.40-1.80 m., omuz yüksekliği 79-104 cm.; dişisinde ise uzunluk 135-160 cm, omuz yüksekliği 78-84 cm’dir. Erkeğinin ağırlığı 50-100 kg, dişisi 40-75 kg’dır. 1883 yılından beri Şili’nin sembolü olan bu hayvanın resmi, ülkenin hanedan armasının üzerinde de bulunur. Çok ihtiyatlı bir hayvan olmaması, yıllar boyu avcılar için kolay bir hayvan olmasını sağlamıştır. Günümüzde hem avlanma hem de yaşama alanının daralması, hayvanın soyunu baskı altına almıştır. Şili’nin bazı bölgelerinde vahşi yaşamı koruma bekçileri bu hayvanların avlanmasını önlemeye çalışmaktadır.

ÜÇ PARMAKLI JACAMAR (Jacamaralcyon tridactyla)

Güneydoğu Brezilya’nın nehirlerinin yakınlarındaki ormanlarda yaşayan bu kuşun uzunluğu 16 cm, ağırlığı 18-20 gr’dır. Kelebekler ve uçan böceklerle beslenir. Tünediği dalın üzerinden uçan canlıları seyreder ve onları yakaladıktan sonra aynı tüneğe dönerek yer. Havada uçan yeni avlar için beklemeye devam eder. Sayısı bilinmeyen bu kuşun ekolojisi hakkında pek fazla bir şey bilinmiyor.

ALACA PEÇESİZ İPEK MAYMUNU (Saguinus bicolor)

Kafa ve vücut uzunluğu 20-28 cm. olan bu maymun türünün kuyruk uzunluğu 38 cm’i bulur. Yetişkinlerinin ağırlığı 400-600 gr. kadardır. Brezilya, Amazonas eyaletindeki yağmur ormanlarında yaşar. İlginç yüz hatlarına sahip olan ve Manaus şehrinin çevresiyle varoşlarında yaşayan bu primat, ikinci ormanlara adapte olduğu gibi, bazı bölgelerde insana bile alışıktır. Yine de bu tür yaşayacağı yerlerin azalması nedeniyle risk altındadır.

SÜMBÜL PAPAĞAN (Anodorhynchus hyacinthinus)

Brezilya’da, özellikle de Bolivya sınır bölgesinin bataklıklarında ve ormanlarında yaşar. 55 cm’lik kuyruğuyla birlikte 93-100 cm. uzunluğundadır. Yetişkinleri yaklaşık 1.5 kg. gelir. Papağanların en büyüğü olarak bilinen sümbül papağanının en önemli besin kaynağı hurma çekirdekleridir. Kuvvetli gagası sayesinde kolayca beslenir. Ayakları da son derece güçlü olan bu hayvan, çok dik ağaçlarda istediği pozisyonda durabilir. Son derece güzel renklere sahip olan sümbül papağan uçarken etkileyici çığlıklar atar. Yaşadıkları yerlerin tehdit altında olmasının yanı sıra, evcil hayvan ticareti de bu hayvanların sayısını azalmasına neden olmuştur. Her yıl 200.000’in üzerinde Güney Amerika papağanı ihraç edilmekte, on binlercesi de yasadışı yollarla kaçırılmaktadır. Ne yazı ki, diğer ülkelere götürülmeye çalışılan bu hayvanların çoğu yolda ölmektedir. Dünya üzerinde şu anda 2.500-5.000 civarında sümbül papağan kalmıştır.

BÜYÜK DENİZKIZI (Siren Lacertina)

Güney Carolina, Giorgia, Florida ve Alabama’nın bol bitki örtüsüne sahip tatlı sularında yaşar. En tipik özelliği ince, yılana benzeyen vücududur. Oval bir kuyruğa sahiptir. Küçük, kısa ve uçlarında 4 tırnak olan kolları ve arka bacakları vardır. Arka bacaklarda tırnak bulunmaz. Gözleri çok küçüktür ve göz kapakları yoktur. Rengi, sarı-yeşilimtıraktır. Uzunluğu 50 ile 100 cm arasında değişir. Derinliklerdeki su bitkileri ve yine suda yaşayan omurgasızlarla beslenir. Vücudunu dalgalandırarak hareket eder. Şubat ve mart aylarında yumurta bırakır. Yumurtalardan bir-iki ay içinde kurtçuklar çıkar.

ANAKONDA (Eunectes murinus)

Yeryüzünün en büyük yılanlarından bir tanesidir. Uzunluğu 9 m’yi, ağırlığı ise 150 kg’ı bulur. Amazon bölgesinin Rio havzasında yaşar. Günün büyük bir bölümünü suyun içinde ya da akarsu kenarlarında avını beklemekle geçirir. Dev cüssesi nedeniyle tapir, kapibara gibi memelilere saldırır. Yakaladığı avını önce çok güçlü kaslara sahip vücudu ile sıkarak boğar ve daha sonra bir bütün olarak yutar. Ender olarak insana da saldırır. Bu nedenle, Amazon yerlileri anakonda yılanlarının bulunduğu bölgelerde kesinlikle yalnız dolaşmazlar. Dişi anaconda yumurtasını diğer bazı yılan türleri gibi belli bir noktaya bırakmaz. Yumurtaları olgunlaşıp kabukları kırılıncaya kadar vücudunun içinde taşır. Daha sonra yumurtadan çıkan yavrularını vücudundan dışarı atar. Anacondalar bir keresinde 70 yavruyu böyle dünyaya getirirler. Yavrularının doğum anında uzunlukları yaklaşık 90 cm’dir. Anakondalar doğumdan sonra yavrularını terk ederler ve yavru yılan tamamen özgür bir biçimde büyür.

MARA (Dolichotis patagona)

“Patagonya keçisi” adı da verilen bu hayvan, 50 cm. boyunda büyük bir kemirgendir. Patagonya’nın yarı çöl bölgelerinde yaşar. Küçük gruplar halinde yaşayan maralar kendi egemenlik bölgelerini idrarlarıyla belirlerler. Bitki kökleri ve yapraklarla beslenirler. Dişi mara toprak içine kazdığı yuvasında her keresinde 1-3 yavru dünyaya getirir.

NANDU (Rhea americana)

Güney Amerika’da yaşayan bu kuş, tipik bir devekuşu görünümüne sahiptir. Nanduların boyu 1.50 m, ağırlıkları ise 25 kg’dır. Üreme mevsimi dışında genellikle çok küçük gruplar halinde dolaşırlar ve küçük böcekleri, omurgasızları yiyerek beslenirler. Yuva erkek nandu tarafından yerin altına kazılarak yapılır. Daha sonra üstü çalı çırpı ile kapatılır. Dişi nandu her keresinde 12-30 yumurta bırakır. Yumurtaların üzerine erkek nandu kuluçkaya yatar.

AND KONDORU (Voltur gryphus)

Yaşayan en büyük yırtıcı kuştur. Ağırlığı 12 kg’ı, kanatlarını açtığında da genişliği 3,2 m’yi bulur. Vatanı Batı Venezüella, Arjantin ve And Dağları’dır. Saatlerce ara vermeden uçarak avlanabilir. Üreme mevsimi dışında yalnız yaşayan bu hayvan, leşin yanı sıra tavşan, lama gibi memelileri de avlayarak beslenir. Kayalara yuvar yapan dişi kondor, her keresinde bir tek yumurta bırakır ve dişi ile erkek nöbetleşe kuluçkaya yatarlar.

DENİZ İGUANASI (Amblynchus cristatus)

Galapagos Adası’nın kayalık kıyılarında yaşayan bu iguananın uzunluğu 1.20 m, ağırlığı ise 12 kg. dır. Genellikle deniz bitkilerini yiyerek beslenir. Gece sular çekildiğinde besin bulmak için karada da denizin derinliklerinde de dolaşır. Yeryüzünde doğal atmosferi deniz olan tek iguana türüdür. Çok hareketli olan kuyruğu sayesinde iyi yüzer. Dişi iguana her keresinde iki yumurta bırakır. Küçük yavrular yumurtadan 3 ay sonra çıkar…

GUANAKO (AND DEVESİ) (Lama guanicoe)

Güney Amerika’da yaşayan iki vahşi deve türünden biridir. Genellikle lama ile karıştırılan guanakaları yerli halk taşıma aracı olarak kullanırlar. 90-130 cm boyunda ve 60-75 kg ağırlığında olan bu hayvanlar, ot, yaprak tohum ve meyve ile beslenirler. Guanakalar vahşi kişiliklere sahip olsalar da insan konvoylarının geçtiği yolların kenarlarında yaşarlar. Tehlikeye karşı çok duyarlı hayvanlardır. Tehlike anında etraftakileri uyardığı için köylüler bu hayvanlara dokunmazlar ve çiftliklerinin yanlarına kadar gelmelerine izin verirler. Üreme sistemleri konusunda henüz kesin bir bilgiye ulaşılmamıştır.

Kaynak: tekmes.com/Turgut kazan

5436 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

HAVA DURUMU


sonuclist

SİTEMİZE EN SON EKLENEN YAZILAR

Facebook Sayfamız

© 2012 Bilgi Ufku | Genel Kültür ve Bilgi Sitesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.