Hoşgeldiniz  

Afrikada hangi hayvanlar yaşar?

Bilgi Ufku | 29 Mart 2010 | GENEL KÜLTÜR

Afrikada hangi hayvanlar yaşar?

ÇÖL ÇEKİRGESİ (Schistocerca gregaria)

Afrika’nın kuzey yarısında yaşayan çöl çekirgesi önce yürüyücüdür, sonra sıçrayıcı olurlar. Ölüm oranlarının yüksek olması, sayılarını sınırlandırır. Sonra, aynı yönde yürümeye koyulan kümeler halinde toplanırlar. Erişkin hale gelen çekirgeler uçarlar ve 500 kilometrekareden daha geniş alana yayılabilen sürüler oluştururlar. Göç çevrimleri, gerçekte birçok yılda tamamlanır. Uçuş hızları saatte 25 kilometreyi bulan çekirgeler, rastladıkları buğday, arpa, pamuk, meyve ağaçları, hintdarısı gibi tarım bitkilerine zarar verirler. Erişkin çekirgeler bitkilerle örtülü bir yere doğru yönelmeye başlayınca yoğunlukları kısa süre içinde hektar başına 2 bin bireye erişir. O zaman çiftleşirler ve dişiler yumurtalarını bir çukur içine bırakırlar. Öylesine çabuk ürerler ki, topluluk çok kısa süre içinde 200 katına ulaşabilir. Larvalar, daha yumurtadan çıktıkları zaman bile minyatür bir çekirge gibidir.. Büyük çekirgelerin boyu 3.5 cm.’dir.

ZIPLAYAN ANTİLOP (Antidorcas marsupialis)

Güney ve Güneybatı Afrika’nın savanlarında yaşar. Boyu 75-85 cm, ağırlığı ise 32-36 kilodur. Boynuzlarının uzunluğu 40 cm’i bulur. Kendisini tehlikede hissettiği zaman zıplayarak kaçar. Bu hayvanlar özellikle yemek bulmaya çıktıklarında grup halinde dolaşırlar. Su kenarları tehlikelerle dolu olduğu için zamanla susuzluğa dayanma yeteneği elde etmişlerdir. Bir etoburdur ve dişisi her keresinde, 6 aylık bir hamilelik döneminin sonunda bir yavru dünyaya getirir.

SERVAL (Felis serval)

Serval, kedigiller ailesinden uzun bacaklı bir hayvandır. Boyu 55 cm, ağırlığı ise 13-18 kilodur. Genellikle savanlarda ve orman kenarlarında yaşar. Geceleri kuş, tavşan, sürüngen avlayarak beslenir. Fazla derin olmayan sularda balık avına da çıkar. Erkek serval, kendi egemenlik alanlarını idrarlarıyla belirlerler. Belli bir üreme mevsimleri yoktur. Hamileliği 2,5 ay süren dişi serval her keresinde 1-5 yavru dünyaya getirir. Yavrular 21 aylık bir dönemin sonunda yetişkinliğe ulaşırlar.

SİYAH AFRİKA GERGEDANI (Diceros bicornis)

Güney Afrika’nın savanlarında yasayan bu memelinin boyu 1.50 cm., ağırlığı ise 1-1,5 tondur. Kendi bölgesinin dışına çıkmayı sevmeyen ve yalnız yaşayan bu hayvan egemenlik bölgesini bıraktığı dışkılarla belirler. Üreme döneminde kendine bir eş bulur. Dişi, 17-18 aylık hamilelik sonunda sadece bir tane yavru yapar. İkinci yavru olduğunda, ilk yavru aileyi terk eder. Siyah gergedan, çok becerikli bir hayvandır; 50 cm’lik patika yollarda bile rahatlıkla hareket bilir. Otobur olan bu hayvan, genellikle gündüz erken saatlerde beslenmek için dolaşır. Gece saatlerinde geviş getirirken çıkardığı ses 20 km. uzaktan duyulabilir. Dev cüssesine rağmen saatte 50 km. hızla hareket edebilen, genellikle barışçıl karakterde bir hayvandır.

BEYAZ GERGEDAN (Ceratotherium simum)

Beyaz gergedan, Afrika’da filden sonra en büyük hayvandır. Boyu 180 santim olan bu memelinin, ağırlığı 3,5 ile 5 ton arasında değişir. Güney ve Orta Afrika’nın savan bölgelerinde yaşar. Genel olarak 5-10 bireylik gruplar halinde dolaşır. Günün erken ve geç saatlerinde av aramaya çıkan beyaz gergedanlar, diğer zamanlarını serin yerlerde dinlenerek geçirirler. Dişi beyaz gergedan 490 günlük bir hamilelik döneminin sonunda bir yavru dünyaya getirir. Yavrular anne ve babalarını hayatları boyunca izlerler.

PARRA (Actophilornis africanus)

Ayak tırnaklarının olağanüstü uzunluğuyla dikkati çeken bir kuştur. Bu ayak yapısı sayesinde suyun üzerindeki nilüferlere basarak dolaşabilir. Örümcek, böcek, kurtçuk yiyerek beslenir. Dişisinin gagası daha maviye dönüktür. Genel olarak çiftler halinde yaşarlar. Dişi parra her keresinde 2-5 yumurta bırakır.

YEŞİL MAYMUN (Cercopithecus aetiops)

Uzunkuyruklu maymunlar da denilen bu cins, dar burunlu maymunlar cinsindendir. Afrika’nın büyük bir kesiminde yaşarlar. Bazı erkek bireylerin yönettiği aileler ve haremler oluşturarak 30-40 bireylik topluluklar halinde dolaşan bu maymunların ana yiyeceği muzdur. Beslenmede, özünde muzun aromasına yakın bir lezzeti içeren şekerli meyveleri de tercih edebilirler. Başlıca özellikleri, uzun bir kuyruk, küçük kaba et nasırları ve sarkık yanaklardır. Boyları 45-65 cm. dir.

AÇIK DENİZ ALAKARGASI (Coracias abyssinica)

Senegal, Etiyopya, Uganda ve Kenya topraklarında yaşayan 40 cm. — uzunluğundaki bir kuştur. Özellikle yüksek ağaçların dallarına yaptığı yuvasına dişi her keresinde 4-6 yumurta bırakır. Bunların üzerinde dişi 20 gün boyunca kuluçkaya yatar. Erkek deniz alakargası ise yumurtadan çıktıktan sonra yavruların beslenmesini üstlenir. Böcek, küçük kertenkele, küçük yılan ve bazı omurgasızlarla beslenirler.

GERENUK (ZÜRAFA ANTİLOP) (Litocranius granti)

Uzun boynu nedeniyle zürafaya benzetilen bu hayvanın boyu 90-105 cm, ağırlığı ise 30-50 kilodur. Etiyopya, Somali, Tanzanya ve Kenya’nın kurak bölgelerinde yaşar. Erkeğinin boynuzları vardır, dişisinin ise yoktur. Gerenuk, genelde yalnız yaşayan bir hayvandır, ama bazen 5-7 kişilik gruplar halinde de dolaşırlar. Çiftleşme mevsiminde birlikte yaşarlar. Dişinin hamileliği 7 ay sürer ve bunun sonunda 3 kilo ağırlığında bir yavru dünyaya getirir. Bu antilop türünün sayısı son yıllarda alınan önlemlerle oldukça artmıştır.

KUM KERTENKELESİ (Scincus scincus)

Kuzey Afrika’nın kumluk bölgelerinde bol miktarda bulunan bir hayvandır. Boyu 20 cm’yi biraz geçer. Düşmanlarından kaçmak için hızla kumun içine dalar ve bir süre orada kalır. Böcekleri, örümcekleri ve küçük akrepleri yiyerek beslenir.

ÇÖL TİLKİSİ (Fennecus zerda)

Cinsinin tek türü olan çöl tilkisi Kuzey Afrika, Sina ve Arabistan yarımadalarının çöl bölgelerinde yaşar. Çok küçükken yakalandıklarında kolayca evcilleşebilen kurşuni çöl tilkileri köpekler kadar sadık olurlar. Öteki tilkilerin tümünden çok daha iri kulaklıdır. Genel olarak kuma kazdığı yuvalarda yaşar. Yuvasını büyük bir hızla kazarak kısa bir süre içinde bütünüyle gözden kaybolur.
Kurşuni çöl tilkisi, öteki tilkilerin çoğuna oranla, bitkilere daha düşkündür. Yılın bazı aylarında, hemen yalnızca meyve ve tanelerle beslenir. Ayrıca küçük hayvanları ve böcekleri de yer, kümes hayvanlarını avlar. Bazen toprağı kazarak çıkardığı hayvanları da yer. Genellikle kış sonuna doğru ya da ilkbahar başında çiftleşir. Gebe dişi 49-56 gün süren gebelik dönemi sonunda, ortalama 5 yavru doğurur. Ağırlığı ancak bir kaç kilogram; postunun üst kesimleri kum renginde; karnı beyaz, kuyruk ucu siyah ve tüyleri uzun, yumuşaktır.

UÇAN YILAN (Dispholidus typus)

Sahra Çölü dışında, Orta, Güney ve Doğu Afrika’da yaşayan bir yılandır. En tipik özelliği oldukça belirgin ve kafa yapısına oranla büyük, patlak gözleridir. Zeytin yeşili rengindeki bu yılan, çevre koşullarına göre kahverengine dönüşebilir. Uzunluğu 140-180 santimdir. Genellikle ağaç dallarında yaşayan bu yılan türü, böcek, küçük omurgasızlar ve kuş yumurtalarıyla beslenir. İnsan için bile tehlikeli olan oldukça güçlü bir zehire sahiptir.

DRİLLO (Mandrillus Leucophaeus)

Afrika kıyılarındaki tropikal ormanlarda yaşayan drillo 40 kg. ağırlığında oldukça cüsseli bir maymundur. Gruplar halinde yaşar ve grubun liderliğini en güçlü drillo üstlenir. Genellikle sabahın erken saatlerinde av aramaya çıkan drillolar, meyve ve ağaç yapraklarının yanı sıra küçük omurgasızları ve böcekleri de avlanarak beslenirler. Mandril maymununa çok benzer, ama yüzünde onun gibi mavi bir bölüm yoktur. Dişi drillo her keresinde bir tek yavru doğurur ve uzun süre onu sırtında taşıyarak besler. Drilloların en büyük düşmanları leoparlar ve büyük yırtıcı kuşlardır.

ASLAN (Panthera leo)

Memelilerin etçiler takımının en büyüklerinden biri olan aslanlara günümüzde daha çok Afrika’da rastlanır. Eskiden Balkanlar’da, Kuzey Afrika’da ve Batı Asya’da çok bol bulunan aslanlar, bugün özellikle Afrika’da Büyük Sahra’nın güneyinde yaşamaktadır. Aslanlar, bir ya da iki erkek ile birçok dişi ve yavrulardan oluşan sürüler halinde yaşarlar. Afrika savanlarında bazen ağaçlara da tırmanan aslan, zebraları, geyikleri, ceylanları, hatta mandaları avlayarak beslenir. Ayrıca bazen, sırtlanları korkutarak onların öldürdükleri hayvanları da yer.
Dişi aslan, her gebelik dönemi sonunda 1-5 yavru doğurur. Erkek aslan bir metre yüksekliğinde, 1.70 m. uzunluğunda (70 cm’lik kuyruğu dışında), yaklaşık 150 kg. ağırlığında bir memelidir. Tüyleri ‘sarı kulamsı ya da esmerimsidir. En göze çarpan özelliği, genellikle kızıl-sarı, bazen de siyah olan yelesidir.

WALİA DAĞKEÇİSİ (Capra walie)

Gelişmiş bireylerinin ağırlığı 30-100 kg. arasında değişen bu dağ keçisinin boyunun uzunluğu 130-160 cm’yi, yüksekliği ise 80-110 cm.’yi bulur. Etiyopya’nın Simien Dağları’nda yaşayan bu türün atalarının Yakın Doğu’da yaşadığı ve binlerce yıl önce de Afrika’ya göç ettikleri biliniyor. Bugün küçük bir nüfusu Etiyopya’da köyler tarafından çevrelenmiş dağlık arazide yaşamını sürdüren ve sayıları da giderek azalan bu hayvanlar, diğer keçi türleri gibi otçul bir beslenme biçimine sahiptir.

HABEŞ MAYMUNU (Papio hamadryas)

Etyopya ve Somali’nin sav bölgelerinde yaşar. Erkeğinin ağırlığı 35 kg. iken dişisininki bunun tam yarısıdır. Gruplar halinde dolaşan Habeş maymunu sürülerinin liderliğini güçlü erkek maymun yürütür. Gündüzleri daha taşlık bölgelere gider ve yiyecek ararlar. Hem etobur hem otobur canlılardır. Ağaç kökleri, yaprak, meyve ve küçük memelilerle beslenir. Bu hayvanlar öğleden sonraları kaya bölgeleri bırakıp su kenarına çekilirler. Bunun nedeni, en büyük düşmanları leoparlardan uzak kalmaktır. Dişi her keresinde genellikle bir, istisnai olarak 2 yavru dünyaya getirir. Yavrunun büyümesinden tüm grup üyeleri sorumludur.

AFRİKA KİRPİSİ (Hystrix galeata)

Güney Afrika’dan Etyopya’ya ve Somali’ye kadar yayılan hayli geniş bir alanda yaşamlarını sürdüren bu kirpinin boyu 50-70 cm.’dir. Tıknaz gövdeli ve kısa bacaklıdır. Kazmaya elverişli tırnakları, oldukça iri gözleri, küçük ve yuvarlak kulakları, beşer parmaklı ayakları vardır. Ön ayakların baş parmakları gelişmemiştir. Sırtının üst ve ön kesimi 30 cm. kadar uzunluğunda, 3-4 mm. çapında iri dikenlerle kaplıdır. Ağırlıklı rengi siyahımsı-bozdur. Evcilleştirilmesi çok kolaydır. Gece dolaşan bu hayvanlar meyve ve çeşitli bitkilerle beslenir. İlkbaharda çiftleşen ve yaklaşık 4 aylık bir gebelik döneminden sonra, gözleri kapalı dikenli bir-iki yavru doğuran bu canlıların yavrularının dikenleri doğduktan yaklaşık 10 gün sonra sertleşir.

AFRİKA FİLİ (Loxodonhto africa)

Günümüzde yaşayan en büyük kara hayvanı ve hortumlu memeliler takımının son temsilcisi olan filler, derileri çıplak, kalın, kıvrımlı olan ve el işlevi gören çok hareketli uzun bir hortumu bulunan memelilerdir. Kuzey ve Güney Afrika’da ortadan kalkmış olan bozkır fili, orman fili, Afrika’nın büyük bir kesiminde yaşar.
Bazı ulusal parklarda ise, Afrika fillerinin sayısı bitki örtüsünü yok edecek ölçüde artmıştır. Filler, günde 150-200 kg bitki (yapraklar, dallar, mısır, manyoka v.b) 75 litreden çok su içerler. Üst kesici dişleri savunma organına dönüşmüştür. Üstleri kabartılı olan azı dişleri çok büyüktür (30 cm.’den daha uzun.) ve belli sürelerde değişir. Fillerin gözleri küçüktür. Yirmi yaşına doğru ergin hale gelen filler yaklaşık 75 yıl kadar yaşarlar. Dişilerin gebelikleri 22 ay sürer ve tek bir yavru doğururlar. Afrika filinin omuz başına kadar yüksekliği 3.50 m’yi, ağırlığıysa 5.5 tonu bulur. Bu türün de iki tipi vardır.

SİYAH AFRİKA ANTİLOPU (Oryx gazella gazella)

Bu hayvan Güney Afrika’nın savan ve yarı çöl bölgelerinde yaşar. Güçlü bir yapıya sahip olan bu antilobun boyu 120 cm, ağırlığı ise 205 kilodur. Erkek antilopların boynuzlarının uzunluğu 120 cm’yi bulur. Dişilerin boynuzu ise biraz daha kısadır. Genel olarak grup halinde yaşarlar. Sadece yaşlı antiloplar yalnız dolaşır. 30-40 antiloptan oluşan grubun sayısı kurak mevsimde 100’ü bulur. Dişi siyah Afrika antilobu 270 günlük bir hamilelik döneminden sonra bir tek yavru dünyaya getirir.

GORİL (Gorilla gorilla)

Afrika’daki Ekvator ormanlarında yaşayan iki ırkı vardır: Kıyı gorili (Gorilla gorilla gorilla), Gabon, Kamerun ve Ekvator Ginesi’nde, dağ gorili (Gorilla gorilla beringel) ise Kivu (Zaire ve Ruanda) bölgesinin yüksek yerlerinde yaşar. Günümüzde yaşayan maymunların en büyükleri olan insansı maymungiller ailesinden siyah tüylü, iri ve kasları güçlü bir maymundur; bacakları kısadır; kollarıysa gelişmiştir. Gözleri derine gömülüdür; köpekdişleri uzundur. Ormanlarda yaşarsa da ağaçlara az tırmanır. Genellikle muz ağaçlarının özleriyle ve bambu filizleriyle beslenir. Goriller çok eşlidir; oluşturdukları topluluklarda baskın bir erkek, daha alt düzeyde erkekler, dişiler ve genç goriller bulunur. Dişi 260 günlük hamilelik sonunda bir yavru yapar ve tam 10 hafta onu emzirir. Birinci ırkın boyu 1.80 m. kilosu 275 kg.; ikincisinin boyu 2 metre, kollarının açıklığı 2. 70 m.dir. Ağırlığıysa kimi kez 250 kiloya ulaşır. Ortalama 35 yıl yaşarlar.

BENEKLİ SIRTLAN (Crocuta crocuta)

“Gülen sırtlan” da denilen bu hayvan, Afrika’nın yarı çöl ve savan bölgelerinde yaşar. Bir etobur olan sırtlanın boyu 90 cm., ağırlığı 80 kg’dir. Gün boyunca kayalıklardaki kayalara saklanır; geceleri ya çift çift ya da grup halinde avlanır. Küçük antilopları, evcil kümes hayvanlarını, süt kuzularını ve süt danalarını avlar. Diğer güçlü memelilerin bıraktığı leşlerle de beslenir. Dişi, yerin 2 m. derinliğine açtığı yuvada her batında 1-2 yavru doğurur. Dişinin hamilelik dönemi 100-110 gündür. Benekli sırtlanların ender olarak 4 yavru doğurduğu da görülmüştür.

BENEKLİ ENGEREK (Echis carinatus)

Turkana Gölü civarında yaşayan çok zehirli bir engerek yılanıdır. Güney Asya ve Uzakdoğu Asya’da da bulunur. Boyu yaklaşık 60 cm’dir. Kumlu ve killi toprakları sever. Rengi, kamuflajla yaşadığı yere mükemmel bir uyum gösterir. Dişi yılan her keresinde 3-15 yavru dünyaya getirir. Anne yılan yavrularını hemen bırakıp gider.

MADAGASKAR MAYMUNU “KATTA” (Lemur çatta)

Madagaskar Adası’nın dağlık bölgelerinde yaşayan bu maymun türünün boyu 40, kuyruğu ile birlikte 50 cm’dir. Günün bütün bölümünü ağaçların dalları arasında dolaşarak geçirir. Küçük böceklerle, kuşlarla, örümceklerle, kuş yumurtalarıyla, tatlı meyvelerle beslenir, grup halinde yaşarlar. Dişi, her keresinde bir, ender olarak 2 yavru dünyaya getirir.

DEV KUDU (Tragelaphus strepsiceros)

Doğu ve Güney Afrika’nın savanlarında yaşar. Ender olarak dağlarda da görülür. 1.60 m. boyunda, 270-315 kg. ağırlığında olan bu hayvanın spiral biçimindeki boynuzlarının uzunluğu da bir metredir. Dişisinde boynuz yoktur. Grup halinde yaşarlar. Gündüzleri otla beslenir, öğleden sonraları geviş getirirler. Dev kudunun sayısı çok azaldığı için, bugün doğal parklarda koruma altındadır. Dişi, her batında bir yavru dünyaya getirir. Yavru iki gün sonra ayağa kalkar…

MONGO (Lemur mongos)

Madagaskar Adası’nın kuzey bölgesindeki dağ ormanlarında yaşayan bu hayvan, ender olarak Komor Adaları’nda da görülür. Erkeğinin rengi dişisine oranla biraz daha kızıldır. Gün boyunca ağaç dallarında uyuyan bu hayvanlar, böcek, kurtçuk, kuş yumurtası ve meyveyle beslenirler. Dişi, her defasında bir yavru doğurur. 5 haftalık yavru rahatlıkla ağaçlara tırmanabilecek duruma gelse de ana mongo uzun süre onu tek başına bırakmaz…

GREVY ZEBRASI (Equus grevyi)

Etiyopya ve Somali’de yaşayan, eşeğe benzeyen, tüyleri bütün bedeninden toynaklarına kadar çok ince ve düzgün bir biçimde çizgili, tek parmaklılar takımının atgiller ailesinden memeli hayvan… Başlıca iki zebra kategorisi vardır: “Equus” ya da “asıl zebra” ve “Grevy zebrası”. Öbür zebralar, her biri birçok türü kapsayan iki altcinse ayrılır. Beslenme stili atın ve eşeğinkini andıran zebra, otlar ve yeşilliklerle beslenir. Derilerindeki çizgiler yaşam yeri güneye yaklaştığı ölçüde kaybolma eğilimi gösterir. Boyu 1.60 m., ağırlığı 350-450 kg. olan Grevy zebrası, 4-15 kişilik gruplar halinde yaşarlar. Dişi, bir yıl süren gebelikten sonra bir tek yavru doğurur. Bu yavru, 15 dakika sonra ayakları üzerine dikilir. Gruplar, 10 kilometrekarelik bir alanda yaşarlar. Dişilerin bu alanın dışında çiftleşmesi cezalandırılır.

KILAVUZ KUŞU (Indicator indicator)

Afrika savanlarımı tipik kuşudur. Bala çok düşkün olduğu için bir kovan bulduğunda işaret vererek diğer hayvanlara haber verir. Ayrıca diğer böcekleri yiyerek beslenir. Yumurtalarını diğer kuşların yuvasına bırakır.

BURCHELL ZEBRASI (Equus burchelli)

Doğu Afrika ve Güneydoğu Afrika savanlarında yaşayan bu tür, en güçlü bireyin şefliğinde yaşarlar. Uzunlukları 1.35 m., ağırlıkları ise 320 kg civarındadır. Her gebelikte bir yavru doğurur ve yavruyu grup eğitir.

TENREK (Tenrec ecaudatus)

Böcek yiyenler grubundan olan tenrekin uzunluğu 30-40 cm arasındadır.
Madagaskar’ın çalılık bölgelerinde yaşar. Gece boyunca dolaşarak böcek, kurtçuk, larva yiyerek beslenen bu hayvan, dallardan düşen meyveleri de yer. Dişi tenrek, her batında 12-30 yavru dünyaya getirir. Yavruların gözleri 10 gün sonra açılır.

DAĞ ZEBRASI (Equus Zebra)

Birinci altcinsten olan dağ zebrası türü, hala eşeğin özelliklerini taşır. Afrika’nın en güneyini kaplayan dağlık kütlede yaşayan bu tür at gibi kişner. Boyu 1.25 m., ağırlığı 275 kg’dir. 5-12 bireylik gruplarla yaşarlar.

NUBYA ARIKUŞU (Merops nubicus)

Bu kuş genellikle denizden pek uzak olmayan bölgelerde yaşar. Asıl vatanı Angola ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Natal bölgesidir. Ama bugün Zaire ve Tanzanya’da da bol miktarda görülür. Koloniler halinde yuva yaparlar. Yuvalarının genişliği yaklaşık 1,3 m’dir ve en sonunda dişinin yumurtalarını bıraktığı bölüm vardır. Dişi her keresinde 2-4 yumurta bırakır. Yavrular yuvayı ancak 3-4 haftanın sonunda terk ederler.

DEVEKUŞU (Struthio camelus)

Bir zamanlar bütün Afrika’da, Arabistan’da bulunan devekuşları şimdi sadece Afrika’nın doğu, güney kesimlerinde görülür. Bugün yaşayan en büyük kuş olan bu hayvanın erkeğinin boyu 2.40 m’yi bulur. Ancak, bu uzunluğun yarısını boyun oluşturur. Baş, boyun ve bacaklar hemen hemen çıplaktır. Erkeklerin tüyleri siyah; dişiler kahverengidir. Kanatlarla kuyruklarında beyaz tüyler bulunur. Uçamayan, ama çok hızlı koşabilen bu kuşlar çalılık kuru yerlerde, çöllerde yaşarlar. Devekuşlarında çokeşlilik yaygındır. Yuvaları yalın bir çukurdan oluşur. Her dişi buraya 6-8 yumurta bırakır. Yavrular yumurtadan çıkar çıkmaz ana babalarını izleyebilme yeteneğine sahiptirler. Devekuşu gördüğü her çeşit nesneyi yutmasıyla ünlüdür.

GABON ENGEREK YILANI (Bitis gabonnica)

Genellikle Orta ve Doğu Afrika’nın savan bölgelerinde yaşar. Uzunluğu 1.80 m, ağırlığı ise 9 kilodur. Zehirli dişlerinin uzunluğu ise 5 santimi bulur. Çok saldırgan bir hayvan olmamakla birlikte zehiri öldürücüdür. Gündüzleri ağaç ve kaya diplerinde serinler. Geceleri ise avlanır. Daha çok küçük memelilerle beslenir. Gabon engerek yılanının dişisi yumurtalarını dışarıya bırakmaz içinde taşır ve yavrular yumurtadan dışarıya çıktıktan sonra onları toprağa bırakır. Bir keresinde 10-15 yavru dünyaya getirir.

ÇİTA (Acinonyx jubatus)

Kedigiller ailesinden olan bu hayvanın en tipik özelliklerinden biri öne doğru sivrilen çene yapısıdır. Savanda hızlı koşmasına yarayan uzun ve dengeli ayaklara sahipti: Boyu yaklaşık 80 cm, ağırlığı ise 45-65 kilodur. Dişi her keresinde 1-6 yavru dünyaya getirir. Çita, kara hayvanları dünyasının hızlı hareket eden yaratığıdır. Kısa mesafede 110 km. hıza ulaşabilir. Bu hızlanabilme özelliğiyle antilopları, tavşanları kolayca yakalar. Çıtalar açık arazide kuşlara bile saldırırlar. En büyük düşmanı, grup halinde saldıran sırtlanlardır. Onlardan korunmak için ağaçlara tırmanır.

AYE-AYE (Daubentonia madagascariensis)

Boyu 36-44 santim olan bu lemür türü maymunun kuyruğu 25 cm’yi bulur. Genellikle bambu ormanlarında yaşadığı için “Yaldızlı bambu maymunu” olarak da adlandırılır. Böcek ve kurtçuklarla beslenir. Avını çok hareketli ve esnek bir yapıya sahip olan orta parmağı ile yakalar. Genellikle ya tek başına ya da çift olarak yaşar. Yuvasını bambu ormanında dallarla yapar. Çiftleşme ve üreme yöntemleri hala araştırılan bu hayvan doğal çevresi sürekli azaldığından hızla yok olmaktadır.

KAVGACI ŞAHİN (Terathopius ecaudatus)

Kanatlarını açtığında uzunluğu 1.70 m’yi bulan bu şahin, özellikle pike uçuşlarıyla ünlüdür. Sahra Çölü’nün güneyindeki savanlarda yaşar. Saatte 80 kilometre hızla uçabilir. Fare, sürüngen, tavşan avlanarak beslenir. Yuvasını çok yüksek ağaçlara yapan bu kuşun dişisi her keresinde sadece tek yumurta bırakır. Yavru şahinler yuvayı 100-125 gün sonra terkederler.

BÜYÜK CEYLAN (Dorcas gazella)

Afrika’nın kuzeyinden Hindistan’ın ortalarına kadar yayılan bölgede yaşayan bu türlerin boyları 0.9 ile 1.1 m. arasında değişir. Omuz yükseldiği 55-65 cm., kuyruk uzunluğu 15-20 cm. olan bu ceylan türünün ağırlığı 15-23 kg.’ı bulur. Savanları, yarı çölleri kendisine yaşam bölgesi seçmekle beraber artık eskisi kadar yaygın görülmemektedir. Yüksek sıcaklıkta ve az miktar su ile yaşayabilmeyi başarabilse de insanoğlu en uzak ve emniyetli yerlere bile ulaşarak ona zarar vermektedir.

ALTIN BAMBU LEMÜR (Aureus hapalemur)

İlk kez 1986 yılında, Doğu Madagaskar’ın Ranomafana yağmur ormanlarında görülen bu tür sadece bambu ağaçlarında yaşar.
Kendine özel bir beslenme şekli vardır; türün diğer örnekleri bambu yaprakları ile beslenirken, bu lemür sadece bitkinin yumuşak uç kısımlarını yer. 1,2 kg. ağırlığında olan hayvan, 39 cm’i kuyruk olmak üzere 78 cm. boyundadır. Yaşadıkları yağmur ormanları, bu ender görülen türü korumak için resmen olmasa da gayrı resmi olarak “doğal park” statüsüne alınmıştır.

DEV SEYCHELLES KAPLUMBAĞASI (Testudo gigantea)

Yeryüzündeki en büyük kaplumbağa türüdür. 1.25 m. boyunda, 300 kg. ağırlığındadır. Otobur olan bu hayvanın dişisi her keresinde 10-15 yumurta bırakır. Yavrular yumurtadan 160 gün sonra çıkarlar. Aylarca yemeden içmeden yaşayabilir.

G. AFRİKA ANTİLOPU (Leche kobus)

Güney Afrika’nın taşkın ovalarında yaşayan bu antilop türü uzun ve dar bacakları sayesinde çok rahat yolculuk eder. Uzunluğu 130-180 cm, boyu 85-130 cm. arası değişen bu canlıların üç farklı alt türünün sayıları bilinçsiz avlanma ya da insan yerleşimi yüzünden giderek azalmaktadır. Yapılan araştırmalar yeryüzünde bu üç türün toplam sayısının yaklaşık 130.000 olduğunu göstermiştir.

AFRİKA DENİZ KARTALI (Haliaetus vocifer)

Bir adı da, “Bağırgan deniz kartalı” olan bu kartal, bütün deniz kartalları gibi bir kıyı kuşudur ve çok ender olarak denizden uzaklaşır. Uzunluğu 85-95 cm. kadardır. Yapılı, çok kuvvetli ve uzun gagalıdır. Baş, boyun, ense, üst göğüs ve kuyruk bölgeleri göz kamaştırıcı bir beyazlıkta, sırtı ile yanları mavimsi siyah, üst kanat tüyleri ile karın bölgesi kahvemsi kızıl, ayakları sarı, gagası mavi siyahtır. Balıklar, kurbağalar ve su yılanlarıyla beslenir. Kavgacı ve hırçın bir kişiliğe sahip olan Afrika deniz kartalının yavruları, yumurtadan çıktıktan bir zaman sonra birbirleriyle dövüşmeye başlarlar.

ŞEMPANZE ( Pan troglodytes)

Primat ailesinin en yaygın örneği olan şempanzeler, Orta ve Ekvatoral Afrika’da bol miktarda bulunur. Erkeklerinin ağırlığı 100 kg., dişilerininki ise 40 kg.’dır. Şempanzeler, aile bireylerinden oluşan 2-50 kişilik gruplar halinde yaşarlar.
Gündüz saatlerinde yiyecek arayan bu hayvanların beslenme listesi oldukça uzundur: Yaprak, böcek, meyve, kuş yumurtası… Bazı şempanzelerin diğer maymunlara ve antiloplara da saldırdığı görülür. Dişi her keresinde bir yavru yapar; yavru 6 aylıkken yürümeye başlar ve 4 yıl annesinin yanından ayrılmaz. Bütün maymun türleri içinde insana en fazla benzerlik gösteren maymun şempanzedir. Bu sadece anatomik ve fizyolojik özelliklerinden değil, yeteneklerinden de kaynaklanır. Şempanzeler, eğitim ile en karmaşık müzik aletlerini bile çalmayı öğrenebilirler.

NİL TİMSAHI (Crocodylus niloticus)

Orta ve Güney Afrika ile Madagaskar’da yaşayan Nil timsahı, 5 m. uzunluğu ve bir ton ağırlığıyla dev bir sürüngendir. Rengi, sırtta küçük siyah benekli, koyu bir tunç yeşilidir. Avlarını taze olarak yemez, onu nehir kıyısındaki inlerinde tutarak çürümeye terk ederler. Timsahlar sindirimlerine yardımcı olmak üzere, midelerindeki besinleri öğütmeye yarayan çakılları da yutarlar. Nil timsahı yumurtalarını ağustos başı ile eylül sonu arasında yumurtlar. 20-30 yumurta uzunlamasına 5-9 cm. boyundadır. Dişi kıyıda bir oyuk kazar ve yumurtalarını, kum tabakalarıyla ayrılmış katlar halinde buraya bırakır. Eski Mısır’da tanrı gözüyle bakılan Nil timsahları, yağmur kuşlarından “timsah bekçisi” adlı bir tür kuşla yakın ilişkidedir. Bu kuş, timsaha tehlikeleri haber vermekten başka, onu, zırhına yapışmış sülüklerden kurtarır ve dişlerinin arasını temizler.

İNDRİ (İndri İndri)

Bu hayvan Madagaskar’ın doğusundaki yağmur ormanlarında yaşar. Boyu yaklaşık 65 cm’dir. Kuyruğu çok kısadır. İndriler küçük gruplar ya da aile halinde yaşarlar. Kuş yumurtaları ve meyve ile beslenirler. Küçük kuşlara ve böceklere saldırdıkları da görülür. Ailenin tecrübeli maymunları daha küçüklere avlanmayı öğretir. Dişi indri her keresinde bir tek yavru dünyaya getirir ve bu yavrunun gözleri oldukça uzun bir süre kapalı kalır.

GOLYAT BOK BÖCEĞİ (Goliathus regius)

Böcek dünyasının bu güçlü hayvanının boyu 10 cm’dir. Asıl vatanı Kamerun’dur. Dişi böcek yumurtalarını çürüyen tahta parçalarının arasına bırakır. Yumurtalarda 20 cm’lik dev larvalar çıkar. Kurtçuklar oluşumunu tam 3 yılda tamamlarlar.
Afrika’da yollarda otomobil sürücülerinin başına büyük belalar açan bu hayvan, sıçrayarak otomobillerin far camlarını kırar.

LEOPAR (Panthera pardus)

Afrika’da olduğu kadar Güneydoğu Asya’da bol miktarda bulunur. Hem savanda hem ormanda hem de kayalık bölgeler yaşar. Avcı bir etobur olan leoparın boyu 70 santim ağırlığı ise 80 kilodur. Genel olarak tek başına yaşamayı sever. Ancak üreme döneminde çift halinde dolaşmaya başlar. Gündüzleri kayaların serinliklerinde dinlenen leopar genellikle geceleri avlanır. Maymunlara, antiloplara ve yaban domuzlarına saldırır. Bunun yanı sıra tavuk, koyun ve tavşan avlayarak da beslenir. Kıtlık zamanında balık avlamaya da çıkar. Dişi leopar keresinde 1-5 yavru dünyaya getirir.

GÜNEY AFRİKA TAÇLI TURNASI (Balearica regulorum)

Başında sarı renkli tüyler bulunan bu turna, Zaire, Uganda ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nde yaşar. Daha çok nehir ve göl kıyılarını tercih eder. Çok büyük topluluklar halinde yaşayan taçlı turnalar çiftleşme döneminde birbirinden ayrılırlar. Dişi turna daha önce titizlikle hazırladıkları yuvaya mavi renkli 2 ya da 3 yumurta bırakır. Eşler nöbetleşe kuluçkaya yatarlar. Yumurtalar 29-31 gün sonra açılır ve yavru turnalar dışarıya çıkar. Eşler yavrularını sadece ilk birkaç gün beslerler ve daha sonra terk ederler…

YER DOMUZU (Orycteropus afer)

Köklü ağaçların bulunduğu ormanlarda ve savan bölgelerinde yaşar. Boyu 60 cm’den uzundur, ağırlığı ise 80 kilodur. Uzun kulaklara ve vantuz biçiminde ağız yapısına sahiptir. Bu ağzı sayesinde yerin altında 6 metre derinliğe giden galeriler açabilir. Daha çok karınca yiyerek beslenen bu hayvanın dişisi bir keresinde bir yavru dünyaya getirir.

İMPALA (PALLAH) (Aepyceros melampus)

Kenya ile Tanzanya’da hala bol miktarda bulunan ve bir akrabası da Güney Batı Afrika ve Angola’da yaşayan impala, daima suya yakın yerlerde bulunur. Günün sıcak saatlerinde genellikle ağaç gölgesinde yatan ve akarsu boylarında gezen bu hayvan, kısa mesafede antilopların en hızlı koşanıdır. Akarsuların kenarlarındaki otlarla beslenen impalalar, akrabalarının bazıları gibi yabani meyvelere olan düşkünlüğüyle de tanınır.
Erkekle dişi, sürülerin en kalabalık olduğu kış aylarında beraber yaşarlar. Yazın, genç bir erkekle 15-20 dişiden meydana gelen dağınık sürüler halinde dolaşırlar. Postu kızılımsı altın renginde, vücudun alt kısmı beyazdır. Yalnız erkekleri boynuzludur. Bunlar halka biçimlidir, uzunlukları da 35-50 cm. kadardır. İmpala’nın omuz hizasındaki boyu 90 cm, ağırlığı en çok 80 kilodur.

PABUÇGAGALI (Balaeniceps rex)

Afrika’da yukarı Nil ile komşu bölgelerdeki papirüs bataklıklarında yaşayan, yaklaşık 100 cm. uzunluğunda iri bir çeşit leylektir… Pabuç biçimindeki sivri gagasını büyük bir yetenekle kullanır. Leyleklerin birçok türünün insanla yaşamaya yatkın oluşları nedeniyle kolayca evcilleştirilebilirler. Suda yüzebilirler, fakat ender olarak yüzerler. İyi uçucudurlar. Birçok türleri, kendiliğinden insanların himayesine girmişler ve yarı evcil olmuşlardır. Küçük balıklarla, kurbağalarla, hatta yavru timsahlarla karnını doyurur. Üç veya dört beyaz yumurta yumurtlar. Yavrular yumurtadan çıktıkları zaman hemen hemen çıplaktırlar ve büyüyünceye kadar yuvada kalırlar. Boylan 60 cm’yi bulan yavru leylekler, başlarının çaresine bakacak zamana kadar yuvada annelerinin bakım ve gözetimleri altındadırlar.

SUAYGIRI (Hippopotamus amphibius)

Suaygırı, tropikal Afrika’nın göllerinde ve «kanalarında yaşar. Boyu 140-160 santim, ağırlıkları ise yaklaşık 3 tondur. Genellikle 10-30 bireylik gruplar halinde dolaşır. Gözleri, kulakları ve burun delikleri küçük çıkıntıların üstünde yer alır. Böylece hayvan suda bulunduğu zaman gözler, kulaklar ve burun delikleri suyun yüzüne çıkarlar. Bağırışı bir çeşit kişneme gibidir; su bitkileriyle beslenir. Suyun içine dalmış olarak beş dakika kalabilen hızlı yüzücü hayvanlardır. Dişi her keresinde bir yavru doğurur. Yavrular suda doğar; doğduklarında 45 kg., renkleri pembe olan bu yavrular yürümeden önce yüzerler.

PİGME SUAYGIRI (Choeropsis liberiensis)

Sierra Leone ve Gine’de yaşar. Boyu 75 cm. ağırlığı ise 160-270 kilodur. Pigme su aygırı yüzmez. Yalnız yaşayan bir hayvandır. 200 günlük bir hamilelik döneminden sonra dişi bir tek yavru dünyaya getirir. Pigme su aygırı ilk kez 1841 yılında keşfedilmiştir. Soyu hızla azalan bir hayvandır.

KILLI KULAKLI CÜCE LEMÜR (Trichotis allocebus)

İlk kez 1875 yılında tanımlanmasına rağmen, geçtiğimiz senelerdeki tekrar keşfine kadar canlı gözlemlenemeyen kıllı kulaklı cüce lemür, Kuzeydoğu Madagaskar’ın yağmur ormanlarında yaşayan, türünün örneği çok az olan bir hayvandır. 75-80 gr. ağırlığında ve 12-14 cm. uzunluğundadır. Kuyruk uzunluğu 16-19 cm. olan bu maymun türü usta bir sıçrayıcıdır; göz açıp kapayıncaya kadar büyük bir hızla hareket eder ve avlanır…

ZÜRAFA (Giraffa camelopardalis)

Çift parmaklılar takımının zürafagiller ailesinden memeli hayvanın boyu, boynunun uzunluğu sayesinde 5.50 m’ye ulaşır. Bu özelliğiyle bütün öbür memelilerden ayrılır.
Cape Town’a kadar uzanan Afrika savanlarında yaşayan zürafaların başında deriyle örtülü iki küçük boynuz ve gözlerinin arasında, tam ortada bir şişkinlik bulunur. Tüylerine göre iki alttür ayırt edilir: Tüyleri açık sarı benekli olan benekli zürafa ve daha kızıl renkli olan tüyleri belirgin bir biçimde beyaz çizgilerle bölünmüş olan ağsı benekli zürafa… Uzun boyunları zürafalara yüksek ağaçlardan beslenme olanağı sağlarken suyu ancak ön ayaklarını iki yana doğru açarak içebilirler. Zürafa koşarken aynı yandaki ayaklarını, aynı anda ileriye doğru fırlatan ve hızlı koşabilen bir hayvandır.10-30 bireylik küçük sürüler halinde, ağaç yapraklarını, özellikle de dikensi yapraksı akasyaları yiyerek yaşarlar. Her batında bir yavru doğurur; yavrunun doğum anında boyu 2 m’dir ve gözleri açık doğar.

ÇAKAL (Canis Aureus)

Köpek familyasından; iki türü Afrika’da; üçüncü bir türü ise Kuzey Afrika, Asya, Güneydoğu Avrupa’da yaşayan bir memelidir. Renkleri siyahtan kirli sarıya kadar değişir. Ortalama omuz yüksekliği 40 cm, ağırlığı 9 kg’dir. Genellikle gececi bir hayvandır; karanlık bastıktan sonra ulumasıyla tanınır ve daha çok bozkırlar, bataklıklar, kırsal kesimlerde yaşar. Dişiler bir batında 6-9 yavru yaparlar. Daha çok leşle beslenen çakal; aslan, kaplan gibi büyük yırtıcı hayvanların parçaladıkları avların artıklarını sırtlanlar ve akbabalarla paylaşır. Ayrıca küçük hayvanları da avlar.

KÜÇÜK FLAMAN KUŞU (Phoeniconaias minor)

Genellikle Batı, Doğu ve Güney Afrika’nın tuzlu sularına sahip göl kenarlarında yaşar. Afrika’da 3 milyonu bulan sayısıyla en kalabalık hayvan türüdür. Yüzlerce üyeden oluşan gruplar halinde dolaşır. Dişi flaman kuşu, nehir ve göl kıyılarına, yüksekliği 30 cm’i bulan, koni biçiminde bir yuva yapar. Her keresinde bir tek yumurta bırakır. Üç hafta boyuca yavruyu anne ve baba taşıdıkları yiyeceklerle beslerler. Genellikle kabuklularla, böcekler kurtçuklarla beslenirler. Uzun gagaları sayesinde yemlerini suyun içinden avlayabilirler.

DÜĞMELİ AFRİKA DOMUZU (Phacochoerus aethiopicus)

Dünya yüzündeki en çirkin yaratık olarak ün salmıştır. Ufak başı, yuvarlak ve şişman vücuduna, kısa bacaklarına ve ufak ayaklarına kıyasla muazzam gözükür. Yassı bir kepçeye benzer suratının yanlarındaki iki çift siğil ve deri kıvrımlarının arasına gömülmüş bulunan küçük gözleri, kafasını gerçekten iğrenç gösterir. Günün her saatinde hareket halinde olan bu hayvan, Orta ve Kuzey Doğu Afrika’nın otu bol açık ovalarında yaşar. Önce yana kıvrılan, sonra yukarıya ve burun yukarısına dönen kesici dişler, hayvanın enli burun ucuna yakındır. Bunların uzunluğu 25 cm. ise de 67-68 cm. uzunluğunda olanları da vardır. Omuz hizasında 75 cm. boyunda olabilir ve 100 kilo veya daha fazla çekebilir. Başka domuzlar gibi toprağı kazıyarak içinden kökler ve yumrular çıkarsa da, arada sırada çayırlarda zebra ve antilop sürüleriyle bir arada otlarken görülür. Sıkışınca çok cesur olan bu hayvan, avcılara saldırmaktan çekinmez. Midesine çok düşkündür. Ekinlere ve sebze-meyve bahçelerine girerek büyük zararlara neden olur. Yavrular doğdukları zaman çok küçük olmakla beraber çok hareketlidir. Dişi domuz bir ağaç kovuğunda, ya da sık bir çalılık içinde yerleşerek yavrularını dünyaya getirir. Yavrular, yaklaşık bir tavşan iriliğindedir.

AFRİKA LEYLEĞİ (MARABU) (Leptoptilus crumeniferus)

Yaklaşık 1.50 m. boyunda, 7 kg. ağırlığında, dev bir gagası olan iri bir leylek türüdür. Afrika’daki tüm nehir ve göl kıyılarında bulunur. Etobur olan bu kuş, küçük kertenkeleler, yılanlar ve memelilerle beslenir. Leş yemez. Üreme mevsiminde koloni biçiminde yaşarlar. Çiftler, yumurtaları bırakacakları yuvaları yaparlar. Bunun için, yüksek ve korunmalı ağaçları seçerler. Dişi, yuvaya 3 yumurta bırakır…

AFRİKA MİSK KEDİSİ (Poiana richardsoni)

Afrika’nın hemen her bölgesinde, genelde gündüzleri ormanda ya da kendi yaptığı geniş, yuvarlak yuvasında uyuyan, geceleri dolaşan bir memelidir. Ergin bireylerinin uzunluğu 80 cm. kadar olan bu tür, küçük memeli, kuş, kurbağa, yılan, yumurta, taneler, kabuksuz meyve ve köklerle beslenir. Yılda iki kez ilkbahar ve sonbaharda 2-3 yavru doğurur.

ORİBİ (Ourebia ourebia)

Küçük ama çok çevik olan bu antilop Sahra bölgesinde ve tüm Afrika savanlarında yaşar. Boyu 50-65 cm, ağırlığı ise 9-20 kilodur. Erkek oribilerin küçük boynuzları varken, dişilerin yoktur. Boynuzun uzunluğu ise yaklaşık 15 cm’dir.
Bazı zoologlar “oribi” nin bir tür olmadığını, diğer antilopların alt türü olduğunu iddia etmektedirler. Oribiler çiftler halinde yaşarlar. Bazen ender olarak 6-10 kişilik gruplar oluştururlar.

PENÇE TIRNAKLI KURBAĞA (Xenopus laevis)

Güney Afrika’nın tatlı sularında yaşayan bir kurbağadır. En tipik özellikleri perdeli ayaklarıdır. Sinek larvaları, kurtçuk ve bazı küçük kabuklularla beslenir. Kuru mevsimde bir çeşit uykuya dalar ve hareket etmeden dururlar. Yağışlarla birlikte üreme mevsimi başlar. Dişi kurbağa yumurtalarını su kıyısındaki otların arasına bırakır. Bunlar 2 gün sonra açılır ve yavru kurbağalar çıkar.

GRİ PAPAĞAN (Psittacus erittacus)

Batı Afrika, Kenya, Tanzanya, Sierra Leone, Gabon ve Angola’da yaşayan gri papağan, genellikle 100 bireylik gruplarla dolaşır. Boyları 33-40 cm. kadardır. Gözleri beyaz, rengi gri, kuyruğu kırmızıdır. Meyve, mısır ve tohumla beslenir. Kuluçka dönemi 16-30 gündür. Bir defada 1-10 yumurta yapar. 80-120 yıl kadar yaşayan bu papağanlar sesleri iyi taklit etme yeteneğine sahiptir. Koruma altına alınmışlardır…

FİRAVUN TAVUĞU (Acryllium vulturinum)

Doğu Afrika’da yaşayan bu kuş, kalabalık gruplar halinde dolaşır. Beç tavuğu uçmak yerine koşmayı tercih eder. Tahıl tanelerinin yanı sıra küçük böceklerle de beslenir. Genellikle yalnız yaşar; ancak üreme döneminde eş bulur.
Dişi, ağaç diplerine yaptığı yuvaya her keresinde 8-14 yumurta bırakır. Yavrulara ilk haftalar dişi tavuk, daha sonra erkek tavuk bakar.

GRANT GAZELİ (Gazella granti)

Ekvatoryal Afrika’da yaşayan bu otobur gazelin boyu 80-90 cm, ağırlığı ise 45-80 kilo arasında değişir. Erkeğin boynuzlan 80 cm’i bulur. Dişininki ise çok daha küçüktür… Grant gazelleri 6-30 kişilik gruplar halinde, kendi idrarlarıyla belirledikleri 2 kilometrekarelik bir alanda yaşarlar. Bu hayvanın kesin bir üreme mevsimi yoktur. Dişi gazel, 6 aylık bir hamilelik süresinin sonunda her keresinde bir tek yavru doğurur. Yavrular doğumu izleyen haftalar boyunca anne gazelin yanından ayrılmazlar.

MAVİ MALAVİ BALIĞI (Pseudotropheus zebra)

Afrika’nın Malawi Gölü’nün kayalık bölgelerinde genellikle diğer balık sürüleriyle birlikte yaşar. Boyları yaklaşık 15 santimdir. Her keresinde yaklaşık 60 yumurta yapan dişi balık yumurtalarını ağzına alır. Bu balığın erkekleri dişilerinden daha büyüktür. Vücutlarındaki mavi çizgiler dişilerde ya yoktur ya da çok belirsizdir. Kayalık sualtı mağaralarının bulunduğu bölgelerde alg ve yosunlarla beslenir. Akvaryumda yaşatılabilir.

DEV PANGOLİN (Manis gigantea)

Doğu Afrika’nın ve Ekvator bölgesinin savanlarında yaşar. Boyu yaklaşık 1.50 m’dir. Yalnız yaşamayı seven bu hayvan su kıyılarında dolaşır. Dev çenesiyle açtığı çukurlarda bulduğu sürüngenlerle ve böceklerle beslenir. Kendisini tehlikede hissettiği zaman kalın ve pullu derisinin altına saklanır. Dişi pangolin, toprağın içine kazıdığı yuvasında her keresinde bir yavru doğurur. Yavruların doğumda gözleri açıktır.

GENÇ CEYLAN (Damaliscos dorcas)

Güney Afrika savanlarında yaşayan bu ceylanın boyu bir metre, ağırlığı ise 80 kilodur. Boynuzlarının uzunluğu 50 cm’yi bulur. 6-30 kişilik gruplar halinde yaşarlar. Otobur olan genç ceylanlar düşmanlarından korunmak için su kenarlarına pek yaklaşmazlar. Dişi ceylan her keresinde sadece bir yavru dünyaya getirir.

GÖSTERİŞLİ BİVİTATTUM BALIĞI (Aphyosemion bivittatum)

Batı Afrika, Kamerun ve Nijer Nehri deltasında yaşayan bir balıktır. Boyu yaklaşık 5-6 cm’dir. Çok renge sahip bu balığın dişilerinin yüzgeçleri yuvarlaktır. Akvaryum balığı olarak da kullanılır. Akvaryumun orta ve üst bölümlerinde yaşarlar. Kavgacı bir kişiliğe sahip olmayan bu balıklar çok kolay ve hızlı ürerler.

VARİ (Varecia variegatus)

Madagaskar Adası’nda en az rastlanan lemur türü olan bu hayvanın boyu 60 cm. kadardır. Genellikle yırtıcı kuşların yuvalarından yumurta çalarak beslenir. Dişi, her defasında 2-3 yavru doğurur. Anne, yavruyu yuvada terk eder, ama zaman zaman gelip emzirir. Bütün günü tembellikle geçiren vari, gece böcek ve küçük omurgasızları avlamaya çıkar. Şekerli meyveler en sevdiği besin maddelerindendir.

RÜPPELL AKBABASI (Torgos tracheliotus)

Afrika’da yaşayan en büyük akbaba türü olan bu kuşun büyüklüğü, kanatlarını açtığında 2 metreyi geçer. Sahra, Somali ve Güney Afrika’nın çöl, yarı çöl bölgelerinde yaşar. Grup halinde, memeli leşleri üzerine saldırırlar. Ayrıca böcek ve yumurta ile de beslenebilirler. Çok keskin bir görüşe sahip olan bu kuşlar, bir kilometre yükseklikten 6,5 cm çapında bir nesneyi rahatlıkla seçebilirler. Bu nedenle, genellikle 10.000 metre yüksekliklerde uçarlar…

ÇÖL BÖCEĞİ (Onymacris unguicularis)

Nabibya çöllerinde sık rastlanan bu böcek, uzun bacakları sayesinde kumun sıcağından etkilenmez. 6 ayda gelişen larvalarını kuma bırakır. Birkaç yıl yaşayan yetişkinler, geceleri rüzgârın getirdiği nemden yaralanırlar…

PİTON (Python sebae)

Bu türün dağılım alanı çok geniştir. Tayland’dan Malezya Takımadaları ve Filipinler’e kadar uzanan alana yayılan kafesli pitonlar, ormanlarda, ırmakların kıyılarında yaşarlar. Özgür yaşamlarında saldırgan değildirler. Kolayca yüzebilirler. Kırmızıya ve fındık rengine çalan dört kestane rengi tonu, almaşık biçimde, bir çizgi, bir geometrik desen oluşturarak sıralanır. Birçok kafesli pitonda, bedenin sağı ile solunun deseni arasında çok az benzerlik vardır. Beden, büyürken sanki iki parçaya bölünmüş ve her parça ayrı ayrı gelişmiş gibidir. Bu sürüngen, kertenkele, böcek, kuş ve yumurtalarla beslenir. Pitonlar avlarına yaklaşırken bir ıslık sesi çıkartırlar. Bu ses, hayvanlara bir uyarı olur ve tehlikeyi sezen hayvan, paniğe kapılarak kaçmaya başlar. Ama bazen şaşkınlıkla pitona doğru giden avlar da olur. Dişi pitonlar tenis topu iriliğinde 100 kadar yumurta yapar ve bu yumurtalara bakarlar. Kafesli piton türü bireylerinin boyu çok uzayabilir. Uzmanlar, uzunluğu 9 metreyi aşan bireyler gözlemişlerse de, eldeki veriler, kafesli pitonların uzunluklarının 10 metreyi de aşabileceğini göstermektedir.

MADAGASKAR GEKOSU (Phelsuma madagascariensis)

Kertenkeleler gibi, gekolar da sürüngen ailesinin kalabalık üyelerindendir. Genellikle gece yaşarlar ve böcek yiyerek beslenirler. Sadece Madagaskar gekosu gündüz avlanır ve böceklerin yanı sıra şekerli meyvelerle de beslenir. Madagaskar ve Sechelles Adaları’nda yaşayan bu sürüngen, yaklaşık 30 cm. uzunluğundadır. Çok hızlı hareket eden Madagaskar gekosunun dişisi 6 ay boyunca her 16-30 günde bir 2 yumurta yapar. Yavrular 54-76 gün sonra yumurtadan çıkarlar.

KUTSAL BOKBÖCEĞİ (Scrabeus sacer)

Beslenmek için memelilerin dışkılarını kullanan bu hayvan, türünün en yaygın örneğidir. Develerin, keçilerin ve koyunların sürü halinde yaşadığı bölgeleri tercih eder. Boyu yaklaşık 3 cm’dir. Eski Mısır’da bu hayvan “yeniden doğuş”un simgesiydi. İnsanlar, bu hayvanın toprakta ve kumda dolaşarak ölülerin ruhuyla temasa geçtiklerine inanırlardı. Kutsal bokböceği, firavunların da güç sembollerinden bir tanesiydi…

THOMSON GAZELİ (Gazella thomsoni)

Afrika’nın ekvator kuşağına yakın, bol bitki örtüsüne sahip savanlarda yaşayan bu hayvanın boyu yaklaşık 65 cm., ağırlığı ise 20-30 kg’dır… Erkeklerinin boynuzlarının uzunluğu 30 santime ulaşır. Dişilerinin boynuzu ise daha kısadır. Afrika’da en sık rastlanan gazel türü olan Thomson gazelli genellikle 10-50 lik gruplar halinde yaşarlar. Savandaki otlarla ve ağaçların yapraklarıyla beslenir.

TEK HÖRGÜÇLÜ AFRİKA DEVESİ (Camelus dromedarius)

Afrika’da tek hörgüçlü devenin en az 20 türü vardır. Tek hörgüçlü deve, iki hörgüçlü Asya devesine oranla daha ince yapılı, bacakları daha uzun ve tüyleri daha kısadır. Yüksek sıcaklığa dayanabilirken, neme ve soğuğa karşı duyarlıdırlar. Develerde gebelik süresi genellikle 13 ay sürer. Develer vücut sularını çok yavaş yitirirler ve 10 dakikada yaklaşık 60 litre su içerek kaybettikleri ağırlığı yeniden kazanırlar. Develer hörgüçlerine yağ depolarlar, iyi beslenmiş develerde bu yağ miktarı 130 kiloya kadar çıkar.

İMPARATOR AKREP (Pandinus imperator)

Bu akrep, 20 santimi bulan boyuyla türün en büyük örneğidir. Afrika’nın tüm kayalık bölgelerinde yaşar. Gündüzleri kaya gölgelerinde serinler, geceleri avlanır. Böcek ve kurt ile beslenir. Kuyruğunun ucundaki zehir, insan için tehlikeli değildir. Dişi yavrularını 3-4 hafta sırtında taşıyarak besler.

SÜRİKAT (Suricata suricatta)

Güney Afrika’nın ağaçlık ve kayalık bölgelerinde yaşayan bir memelidir. 20 üyelik gruplar halinde yaşarlar. Güçlü ağız yapıları sayesinde yeri, hatta kayaları bile oyabilirler. Böcek, akrep, örümcek, küçük sürüngen ve kuşlarla beslenir. Zehirli kobralara saldırabilecek kadar gözü kara yaratıklardır. Dişi her keresinde 2-4 yavru dünyaya getirir. Yavruların gözleri 12 gün geçtikten sonra açılır.

SENEGAL GALAGOSU (Galago senegalensis)

Bugün esas olarak Madagaskar’da yaşayan bu hayvan, primat türünün ilk örneklerinden kabul edilir. Boyu 15 cm, kuyruğu ise 5 cm. uzunluğundadır. Oldukça hareketli olan bu hayvan yerde 2 metre uzunluğa atlayabilir. Ağaçlarda yaşayan böceklerle besleyen Senegal galagosu, gündüzleri dinlenir, geceleri avlar. İdrarıyla belirlediği kendi bölgesinde ailesi ile birlikte yaşar. Kurak mevsimde dişi galago, iki yavru dünyaya getirir.

BOYNUZLU ENGEREK YILANI (Cerastes cerastes)

Kuzey Afrika çöllerinde yaşar. 50 cm. uzunluğundadır. Bazı türleri ise 75 cm’yi bulur. En tipik özelliği kısa kuyruğu ve gözlerinin üstündeki boynuzlarıdır. Zehiri çok güçlü ve öldürücüdür. Dişi, her keresinde 5-12 yavru dünyaya getirir.

DEV ZEHİRLİ KELEBEK (Papilio antimarchus)

Afrika’nın yağmur ormanlarında yaşayan bu kelebeğin boyu, kanatları açıldığında 25 cm’i bulur. Kıtanın en büyük kelebeğidir. Asıl özelliği, çok etkili bir zehire sahip olmasıdır. Bütün zehirli kelebeklerler gibi kanatlarında damgalar vardır. Ormandaki bütün hayvanlar bu kelebeğe yaklaşmaktan çekinirler…

PEMBE GÜVERCİN (Mayeri nesoenas)

Mauritius’ta Black River’ı çevreleyen maki ve çabuklarda yaşayan bir kuştur. Ormanlık arazileri de kendine yer edinen pembe güvercin, 250-350 g. ağırlığında ve 35 cm. uzunluğundadır. Diğer güvercin türlerinin azalmasına rağmen o yaşamda kalabilmesini, çiçek, meyve ve tohumla beslenmesinden dolayı yenilemeyen etine borçludur. Ancak nesli, diğer memelilerin yuvalarından yumurtalarını kaçırması nedeniyle tehlikededir. Sayılarının, vahşi ortamda sadece 25 kadar kaldığı tahmin edilmektedir. Ama, hayvanat bahçelerinde 150 kadar örneği vardır…

KUM KEDİSİ (Felis margarita)

Kuzey Afrika ve Güneybatı Asya’nın çöllerinde yaşayan bu kedi türü parmaklarının arasındaki kürkler sayesinde kuma batmadan ve ayakları yanmadan yürüyebilir. Bu adaptasyon, anne kum kedisinin yavrularını beslemek için çıktığı kertenkele avında geniş bir araziyi gezmesini sağlar. Ağırlığı 2-3 kg. arasında değişen bu türün uzunluğu 45-57 cm., yüksekliği 26 cm.’yi geçmez. Vahşi ortamında çok ender görülen bu memelinin son örnekleri hayvanat bahçelerinde izlenmektedir.

MORİTANYA KURBAĞASI (Bufo mauretanicus)

Moritanya kurbağası ise Fas, Tunus ve Moritanya çöllerinin vahalarında yaşar. Genellikle 100 kişilik gruplar halinde dolaşırlar. Dişisi yumurtalarını vahada zaten az bulunan su birikintisinin içine bırakır. Bu ortamda suyun kuruma riski yüksek olduğu için, jelatinli yumurtanın içindeki yavrular çok hızlı bir biçimde gelişirler.

PALA BOYNUZLU CEYLAN (Oryx gazella dammah)

Çad’ın kıraç otlaklarında yaşayan bu türün binlercesi, 30 yıl öncesine kadar Büyük Sahra’da dolaşmaktaydı. Ancak kontrolsüz avlanma ve kuraklık yüzünden şu anda yok olma tehlikesiyle karşı karşıyalar… Ağırlığı 100-200 kg arası değişen pala boynuzlu ceylanın omuz yükseldiği 100-125 cm.’yi bulur. 10-15 bireylik küçük gruplar halinde yaşayan bu ceylanın bugün yaşayan birey sayısının 200’ün altında olduğu sanılıyor… Akasya yaprağı, ot, şekerli bitkiler ve meyvelerle beslenir. 9 ay süren gebelikten sonra dişi ceylan bir yavru doğurur…

KIRMIZI COLOBUS (Colobus badius)

Fildişi Sahili’ndeki Tai ormanlarında yaşayan bu maymun türünün en büyük düşmanları leoparlar ve şempanzelerdir. En önemli özelliği tehlike karşısında bağırmasıdır. Kendisini avlamak isteyen leoparlara şiddetle bağırıp onları kaçırırken, gruplar halinde dolaşan diğer düşmanları şempanzeler karşısında sessiz kalarak korunur. Yaprak yiyerek beslenen, ama meyve ve böcek de yiyen bu hayvan, şempanzelerden çok daha seridir. En büyük düşmanı ise yöreye özgü bir tür kartaldır.

BEİSA GAZELİ (Oryx gazella beisa)

Doğu Afrika’nın savanlarında yaşayan bu hayvanın erkeklerinin boynuzu yaklaşık bir metre uzunluktadır. 6-40 kişilik gruplar halinde, antilop ve zebra sürüleriyle birlikte yaşarlar. Yaşlıları, yalnız yaşamaya terk edilir. Genellikle sert otlar ve yapraklarla beslenir, birkaç gün su içmeden yaşayabilirler…

TOY KUŞU (Chlamydotis undulata)

Kanarya Adaları’nın yarı çöl alanlarından Kuzey Afrika ve Orta Asya’ya kadar yayılan bölgede yaşayan bu kuşun sayısı, avlanma ve yerleşim nedeniyle hızla azalmaktadır. Yuva sezonu boyunca erkek kuş yalnız yaşarken, dişisi yuva yerini seçer, kuluçkaya yatar ve yavruları büyütür. Günümüzde sadece 100.000 tane kaldığı sanılan bu kuşların erkekleri 1.8-3, ağırlığında, 65-75 cm. boyunda, dişileri ise 1.2-1.7 kg. ağırlığında ve 55-65 cm. boyundadır. Çiftleşme zamanı erkek kuş, taç tüylerini ve göğüs tüylerini kabartarak dramatik gösterilerle dişisini etkilemeye çalışır…

DENİZ ALAKARGASI (Coracias caudata)

Doğu ve Güney Afrika’nın ağaçlık savan bölgelerinde yaşayan 35 cm. boyundaki bu kuşa Zanzibar Adası’nda da rastlanır. Tipik özelliği öne doğru eğik olan gagasıdır. Kolaylıkla evcilleştirilebilen bu kuş sadece üreme döneminde vahşi bir kimlik kazanır. Ağaç kovuklarına yuva yapan dişi alakarga her keresinde 2-3 yumurta bırakır. 18-20 günlük kuluçka döneminin sonunda yavrularının çıkması için yumurtaları kendisi kırar.

OKAPİ (Okapia johnstoni)

Zaire’nin yağmur ormanlarında yaşar. Boyu, 1.60m., ağırlığı 225 kg. olan bir domuz türüdür. Genellikle çift halinde yaşarlar. Gündüzleri düşmanlarından saklanan bu hayvan, geceleri otlarla beslenir. Dişi, her batında tek yavru yapar. Yavrunun doğumundaki ağırlığı 20 kg’dır. Bu hayvanın işitme duyusu çok gelişmiştir. En küçük bir seste hızla kaçar…

BUKALEMUN (Chamaeleo chamaeleon)

Afrika’da ve Akdeniz bölgesinde yaşayan bir sürüngendir. Savan bölgelerinde olduğu kadar kırlarda ve hatta bahçelerde bile yaşar. 30 cm. uzunluğundaki bu hayvanın en önemli özelliği ışık ve ısı durumuna göre renk değiştirmesidir. Bukalemun ayrıca korku ve heyecan gibi nedenlerle de renk değiştirir. Günün büyük çoğunluğunu ağaç dallarına pusuya yatarak ve avını bekleyerek geçirir. Avını yapışkan bir madde içeren uzun diliyle yakalar ve yutar. Dişi bukalemun her keresinde 20 ile 35 arasında değişen sayıda yumurta yapar ve yavrular yumurtadan 10 hafta sonra çıkarlar.

Kaynak: tekmes.com/Turgut kazan

3311 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

Facebook Sayfamız

© 2012 Bilgi Ufku | Genel Kültür ve Bilgi Sitesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.